
Ben sarhoş, sen sarhoş kim götürecek bizi eve
Kaç kez dedim sana, az içiver iki üç peymâne
Şehirde bir kişiyi bile ayık görmüyorum
Hepsi birbirinden beter, hepsi çılgın, hepsi divâne
A sevgili, harabata gel de gör canın lezzetini
Can hoş olur mu hiç, olmadan sohbet-i canâne
Her köşede bir mest, eller dolanmış ellere
Bir de her varlığın sakisi, elinde bir kadeh şahâne
Sen harabatın vakfısın, gelirin de mey giderin de
Bu vakıftan sakın verme ayıklara bir tane
A zarif çalgıcı sen mi daha sarhoşsun ben mi?
Senin gibi sarhoşun yanında benim efsunum efsâne
Evden çıktım dışarı, karşıma bir mest rast geldi
Her bakışında gizliydi yüz gülşen, yüz kâşâne
Çapasız gemi gibi yalpalıyordu bir o yana bir bu yana
Hasretinden ölmüştü yüz akıllı, yüz akıl dâne
Dedim neredensin sen, alay edip dedi ey can
Bir yarım Türkistan’dan bir yarım da Fergâne
Bir yarım suyla topraktan, bir yarım canla gönülden
Bir yarım deniz kıyısından, bir yarım tümden dürdâne
Dedim arkadaşlık et benimle, benim senin yakının
Dedi tanıyacak halde değilim, kimdir yakın, kimdir bigâne
Gönlüm yok, sarığım yok, mahmurluk evindeyim ben
Bir yürek dolusu sözüm var, şerh edeyim mi sana
Aksakların halkasında aksamak lâzım gelir
Bu öğüdü almadın mı, dedi işte o yüce payeli hâce
Bu güzellikte bir sarhoş, bir tahtadan aşağı olacak değil a
Bir bak nasıl feryat etti sonunda ustun-i hannâne
Tebrizli Hak güneşi, ne kaçarsın halktan yana
Attın işte ortaya yüzlerce fitne-i fettâne
Doç.Dr.Derya Örs…