• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #652915
    Anonim

      Şu dâr-ı dünya, meydan-ı imtihandır ve dâr-ı hizmettir Lezzet ve ücret ve mükâfat yeri değildir Madem dâr-ı hizmettir ve mahall-i ubudiyettir Hastalıklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek şartıyla, o hizmete ve o ubudiyete çok muvafık oluyor ve kuvvet veriyor Ve herbir saati bir gün ibadet hükmüne getirdiğinden, şekvâ değil, şükretmek gerektir

      Evet, ibadet iki kısımdır: bir kısmı müsbet, diğeri menfi Müsbet kısmı malûmdur Menfi kısmı ise, hastalıklar ve musibetlerle, musibetzede zaafını ve aczini hissedip, Rabb-i Rahîmine ilticâkârâne teveccüh edip, Onu düşünüp, Ona yalvarıp hâlis bir ubudiyet yapar Bu ubudiyete riyâ giremez, hâlistir Eğer sabretse, musibetin mükâfâtını düşünse, şükretse, o vakit herbir saati bir gün ibadet hükmüne geçer Kısacık ömrü uzun bir ömür olur Hattâ bir kısmı var ki, bir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçer Hattâ bir âhiret kardeşim, Muhacir Hafız Ahmed isminde bir zâtın müthiş bir hastalığına ziyade merak ettim Kalbime ihtar edildi: “Onu tebrik et Herbir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçiyor” Zaten o zat sabır içinde şükrediyordu

      Lemalar | İkinci Lem´a | 16

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.