• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #653203
    Anonim

      Hçbirşey sebepsiz değilAldığımız her nefes bir lutufÖyle çok alışkanlıklarım arasında kalmış ki sıhhatimSanki garantiydi bu sağlık…Farkında değilmişim bir kase çorbayı keyifle kaşıklamanın ne demek olduğunuSabahları gülümseyerek uyanmanın ne büyük nimet olduğunuSanırmışım ki her şey güzellik içinde devam edecekŞu sıhhatli bedenim…1 haftadan fazladır aniden bastıran sağlık problemlerimi bir yandan tedaviye çalışırken, bir yandan da (doktorumun) “dayanılmaz” dediği ağrılara katlanmaya çalışıyordum.Ah ne büyük nimetmiş sancısızlıkNe büyük nimetmiş derin bir nefes alabilmekNe büyük nimetmiş sabaha çarçabuk varan gecelerNe büyük nimetmiş uyku…Her şey imtihanİmtihan dünyasındayız her birimizSıkıntıların verilmesinin sebebi , ilahi nimetlerin ne kadar mükemmel bir sistem içerisinde meydana geldiğini bizlere tanıtmak –tıpkı soğuk gördükten sonra sıcağın kıymetini bilmesi gibi-. İşte sıhhatsizlik de , sıhhatin ne büyük nimet olduğunu işaret ediyor.Şükürler olsun ki cumartesiyi pazara bağlayan gece ızdırabım dindi. Kangrenli kolun kesilmesi gibi dindi aslında. Kimi insan için çok basit gelebilir bir dişinin çekilmesi. Fakat benim için kolumun, bacağımın kesilmesi ile eş değer sayılabilinir. Bu kadar dişlerime özen gösterirken, muntazaman (senelerdir) 6 ayda bir kontrollerimi gerçekleştirirken ,dişlerimde ne bir çürük ne başka bir problem yokken, anlayamadığım ve gözle görülmeyen bir tıbbi mesele sebebi ile acılar çekmişim. Oldu işte…Hiçbir şey sebepsiz değil…Dayanmaya, hekimlerin hayretini uyandıracak kadar son ana kadar ızdıraba tahammüle çalıştım. Ve gece yarısı yabancı bir doktor tarafından (dişçim şehir dışına çıkmış idi) operasyona alındım. Kendi doktorumdan başka hiçbir dişçi koltuğuna oturabileceğimi hayal bile edemezdim. Neyse ki dişçim telefon ile acildeki doktora talimatlar veriyordu. Elhamdulillah şu an ızdırabım dindi..Bir müddet kontrol altında tutularak gidişatım takip edilecekmiş…Aslında bu vesile ile sizlere 2. Lema’dan bir bölüm aktarmak istiyorum. Dayanabildimse ızdıraplara, bu satırların etkisi ile… :Musibet ve Hastalıklarda insanların şekvaya üç vecihle hakları yoktur. Birinci Vecih: Cenab-ı Hak, insana giydirdiği vücud libasını san’atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış, o vücud libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder; muhtelif esmasının cilvesini gösterir. Şâfi ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor. Ve hâkeza… İkinci Vecih: Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur, kuvvet bulur, terakki eder, netice verir, tekemmül eder; vazife-i hayatiyeyi yapar. Yeknesak istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz olan vücuddan ziyade, şerr-i mahz olan ademe yakındır ve ona gider. Allah her şeyin gerçek sahibidir ve onlarda istediği gibi tasarruf eder. Ama şu kesin olarak bilinmedir ki, O neylerse güzel eyler.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.