- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
13 Mayıs 2009: 17:47 #653263
Anonim
Oğluna, emekleyerek bakmaya çalışan engelli annenin dramı… [FONT=Helvetica,Verdana,Arial][/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif] Zonguldak’ta, geçirdiği tren kazası sonucu iki bacağını da kaybeden engelli anne Sevim Sarısoy’un dramı, Türkiye’deki duyarlı vatandaşları harekete geçirdi.
Türkiye onu, anneler gününde gazete ve televizyon haberlerinde “Fedakar anne, oğlunu emekleyerek okula gönderiyor” başlıklı haberle tanıdı. Sarısoy’un hikayesi, Türkiye’nin yanı sıra yurtdışındaki hayır severleri de derinden etkiledi. İnsanların yardımseverliğinden memnun olan Sarısoy, bin 500 TL’lik elektrik borcunun ödenmesi, kendisine uygun bir iş bulunması ve engelli aracı temin edilmesi halinde oğlunu üniversiteye kadar okutabileceğini söylüyor.Engelli anne Sevim Sarısoy, “İnsanlar çok duyarlı. Türkiye’nin dört bir tarafından arayanlar oluyor. Kimisi şirket olarak, kimisi çalışanlar olarak para toplayıp her ay belli miktarda bize para göndereceklerini söylüyorlar. Gözyaşları içinde bizim dramımızı okuduklarını söylüyorlar. Tekerlekli sandalye için arayanlar oldu. Bırakın Türkiye’yi Dubai’den bile arayan var. Allah razı olsun hepsinden. Ayrıca Sivasspor’dan da bana destek olmak için aradılar. Arayan herkese teşekkür ediyorum.” dedi.
Tepebaşı İlköğretim Okulu’na giden 9 yaşındaki oğlu Emre’yi üniversiteden mezun oluncaya kadar okutmak istediğini belirten Sarısoy şunları söyledi: “Çocuğumu okula, parka götürebileceğim bir vasıta olursa yılların sıkıntısı bir nebze olsun giderilmiş olur. En azından bir iş bulmak ve çalışmak istiyorum. Kendim de artık bu dört duvar arasından çıkmak istiyorum.”
Henüz 10 yaşındayken geçirdiği kaza sonucunda 37 yıldır evde yaşamaya mahkum olduğunu ifade eden engelli anne, hayatını ellerinin üstünde emekleyerek sürdürdüğünü hatırlatarak şunları söylüyor: “Ben 37 yıldır evdeyim, henüz 10 yaşındayken kaza geçirdim. Ve eve bağlıyım. En azından çalışmak, işe gitmek istiyorum. Oğlumu okula kendim götürmek istiyorum. Oğlumla paylaşabileceğim o kadar güzel şeyler var ki ama ben bunları paylaşamadım, hayalimde yaşıyorum. Beni ellerimin üstünden bir özürlü taksisi ile kurtarsalar ve beni dışarı çıkarsalar. Bir ölü mezarda senelerce kalıyor ama ben bir ölü değilim. Ve dört duvar arasında delirmemek, oğluma bakabilmek için aklımı ve mantığımı düzgün tutmaya çalışıyorum.”
BEDAŞ’TAN YARDIM İSTEDİ
Başkent Elektrik A.Ş’nin (BEDAŞ) Sabancı ailesine geçmesi nedeniyle biriken elektrik borçları konusunda yardımcı olmalarını isteyen Sarısoy, “Sakıp Sabancı ailesinin eşi, kızı ve oğluna sesleniyorum. BEDAŞ onlara geçmiş. Benim her sene bir elektrik faturam geliyor. Dışardan odun kömürle soba yakma imkanım yok. Mecburen elektrik ocağı kullanıyorum. Ve elektrik faturam fazlasıyla geliyor. Ödeyemeyince de oğlumla karanlık ve soğukta kalıyoruz.” diyerek bu konuda anlayış beklediğini söyledi.
[/FONT]13 Mayıs 2009: 20:26 #742395Anonim
insanlara büyük ders helal olsun ya birde cami kapilarina birakanlar baksinlarda annelik nasilmis görsünler.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.