• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #653272
    Anonim
      tas.jpg
      Taş kalbli olmak
      yada olabilmek…
      bazen kalakalırız ya sözcüklerin ortasında
      Nefeslenmek isterken dahada kendine çeker ya bizi noktalama işaretleri
      Ama sonrasında yine yürümek harflerin ortasında….
      Taş kesil derler sonra
      Beddua yanında
      Kötü bir şey olunca değil
      Can’a kötü birşey değdiği zaman
      Yani kendisi içinken hayat taş kesileydin sen
      Oysa bilmezlerdi işte taş kesilmek bile bir hal üzereydi…
      İlerliyor zaman
      ve bazen taş kesmesi gerekiyor insanın
      nefsini kendisine güldürdüğü zaman
      Gerekirse birkaç gün taş kesilmiş gibi durmalı hatta
      herkesten uzakta kalakalmalı bir başına
      Taki nefsi kovana kadar….
      Taş kalbli değil yumuşak kalbli olmak daha güzel görünsede
      Kendine nefsi güldürmüş sahte mecazi işlerde yumuşamaktan rahatlamış bir kalb olmaktansa
      Taş kalbli olmak güzeldi belkide kimbilir…
      Onaysa yol
      Herşey zaten güzel
      Ama Ona değilse yol
      Vay haline kalb değil kuru bir et parçası taşıyan acize acizeye…

      #742432
      Anonim
        Keşke hepimiz taş kalpli olabilsek!..

        Ne demektir “taş kalpli” ? Merhametsiz, acımasız insanların kalbini tarif ederken kullanırız bu deyimi.

        Taş…

        Bu kadar sert, katı göründüğü için mi bu deyimin içindedir? Gerçekten ruhsuz, cansız bir varlık mıdır Taş?… Duyguları yok mudur? Korkmaz mı kimseden, ses vermez mi sese?

        Bu deyimle anlatılan insanlar keşke Taş kalpli olabilseydi… Neden mi?

        Onlar ki; hissetmezler Nebi (s.a.v.) varlığını. Taş, hisseder, bilir… Eline alınca Resul (s.a.v.) tesbih eder Rabbini.
        Onlar ki; kapalıdır gönül perdeleri, içeri sızmaz ilahi buyruk… Taş, Peygamber duasıyla çatlar, susuzluğu giderir.

        Onlar ki; korku duymazlar Rablerinden, çekinmezler gazabından. Taş, ALLAH korkusuyla dağlardan yuvarlanır, Başını eğer, çatlar parçalanır.

        Onlar ki, işledikleri günahlar yüzünden yüzleri kızarmazken, taş, Hacer’ül Esved olup rengini değiştirir, bizlerin günahından…

        Onlar ki; kendilerine apaçık delillerle gelen Peygamberlere şüphe ile yaklaşırken, taş, Peygambere delil, mucize olacak dişi deveye gebedir.

        Onlarca değerli maden varken, taşa nasip oldu Mevla’mızın evinin yapısını oluşturmak…

        Şimdi yoklayalım yüreğimizi taşlaşmış mı?
        Taşın yürekliliğini öğrendikten sonra, kolayca taş kalpli diyebilecek miyiz merhametten nasibi olmayan insanlara?

        Taş kalpli
        olabilseydim eğer, Rabbimin adını duyduğumda titrerdi yüreğim, korkusundan çatlayacak gibi olurdu… Haşyetinden yuvarlanırdım… O emretti diye, yolunda unufak olur, topraklaşırdım…

        Keşke diyorum şimdi, keşke… Taş kalpli olabilsem…

        alıntı…

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.