• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654380
    Anonim
      Bir veda hutbesiyle ayrıldın aramızdan
      Sonra sahabelerin birer birer ardından.
      Bizimde bahtımıza acı yalnızlık düştü.
      Anladım bülbül, gül’e neden küstü
      Sene 632
      Ne hicranla yıkanmış bir yıl
      Evrenin tüm saatleri ayrılığa kuruldu
      Ashabın hıçkırıkları tüm şiirlerin fonuydu
      Bir tepeye tırmandım,
      Ceylan vari adımlarla ağır ağır
      Bu veda haberini duymaktansa ashab
      Razı ebediyen olmaya sağır
      Ümmetim dedin,
      Ümmetim dedin
      Belki bu size son seslenişim bilemem
      Dedin ve yangın düştü.
      Yüzbin sahabe’nin kalbine aniden
      Korkarım Ebu Bekr’in (r.a.) saçına ak düşürür bu veda
      Korkarım Ömer’in ( r.a) yüzüne tebessüm uğramaz bir daha
      Bedel-i Haram’da hiçbir ayrılık böyle can yakmadı
      Yusuf’ların yüzüne hicran beni düştü
      Mecnunların derdi başka,
      Leylalar anlamadı
      Yetimlerin de başını okşayan bir mübarek elin vardı
      Şimdi yoksun
      O yetimlerin de başı tozlara bulandı
      Bu ayrılık Yakupları,
      Tekrar kör edecek korkarım
      Korkarım Yusuflar,
      Tekrar dönecek zindanlara
      Ferhatların tırnakları dayanır mı bilmem
      Sen gittin
      Yalancı güneş kaldı ufkumuzu aydınlatmaya çalışan
      Tadı yok güllerin artık,
      Onlar da yalan
      Sen yürürken Mekke sokaklarında
      Adım adım
      Ardında gülden güzel kokun kalırdı
      Rüzgarlar öpmeden geçmez saçlarını
      Ceylanları bile,
      Kendinden geçiren güzel gözlerin vardı
      Şimdi yoksun
      O güzel kokunu da
      Bizden zalim bir rüzgar aldı
      Anaları sütten kesti bu veda
      Bebeklerin emdiğinin zehirden farkı yok
      Ya seher kuşları,
      Kimin için söylesin şarkılarını şimdi
      Vefakar örümceğin,
      Yeni bir ağı örmeğe takati yok
      Ömer’in (r.a) kamburu arttı diyorlar
      Yokluğunun ardından
      Ali’yi (r.a) dert sardı
      Dertleşeceği sırdaşı yok
      Bilal’in de (r.a) boğazında düğüm düğüm nefes
      Zira çağırırken ümmeti Namaza
      Hayyaelfelah hayyaelfelah
      Gelenler içinde
      Ümmetin Efendisi (s.a.v) yok
      Şimdi anladım
      Yıldızlar neden ardından
      Birer birer etmekte firar
      Anladım
      Kırlangıçlar neden bu kadar kısa yaşar
      Anladım
      Kelebekleri ateşlere sürükleyen aşkının sırrını
      Şimdi anladım
      Bebekler neden ağlayarak doğar
      Sen niye ağlarsın ey Osman (r.a)
      Zira vuslatın ancak ömrün kadar
      Ben yanayım halime bir kandil gibi
      Usul usul
      Zira benim kavuşmam çok düşük bir ihtimal
      #746331
      Anonim

        Ceylan vari adımlarla ağır ağır

        Allah razı olsun canımmm..El-emeğine sağlk..

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.