• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654387
    Anonim

      Afyon’dan okuyucumuz: “Okuma programları için bir hafta süreyle değişik illere gidiyoruz. Öğrenciler soruyorlar: ‘Seferî miyiz?’ diye. Namazı tam kılmamız mekruh mudur?”

      Seferde ihtiyaç yoksa namazı tam kılmak günah olmadığı gibi, mekruh da değildir. Çünkü burada emre itaatsizlik yoktur. Konuyla ilgili emir şöyledir: “Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin size bir kötülük etmesinden korkacak olursanız, namazdan kısaltmanızda size bir günah yoktur.”1

      Bu âyette seferde ihtiyaç varsa namazı kısaltmaya izin verilmiştir. İhtiyacı olmayıp da namazı kısaltmayanlara günah işledikleri veya ibadetlerinin mekruh olduğu söylenilmez. Nitekim Şafiî mezhebinde namazı kısaltmak kişinin tercihine bırakılmıştır.

      Hanefî mezhebine göre mekruh olan, yolda namazı kısaltmaya izin verilmişken, verilen bu genişlikten bilhassa dar zamanlarda yararlanmayıp darlık ve zorluk içinde namaz kılmaktır. Çünkü insan kendisini namaza veremeyecek, içinde bulunduğu yol endişesi, korku ve tehlike gibi zorluklar namazdaki huzurunu bozacaktır. Nitekim abdest bozma ihtiyacı varken namaz kılmak da, akşam yemeği hazırken namaza durmak da yine bundan dolayı mekruhtur. Çünkü abdest bozma ihtiyacı hisseden kişi namazda huzursuz olacağı gibi, aç kişi de namazda yemekle meşgul olacaktır.

      Bu örneklerde olduğu gibi, keza, otobüsü kaçırma endişesi yaşayan seferî birisinin, bu sırada namazını kısaltmayıp tam kılması yol endişesini arttıracağı ve namazdaki huzurunu bozacağı kesindir. O halde seferde ihtiyaç varken bu Kur’ân izninden yararlanmalıdır. Fakat kişi yolda endişe yaşamadığında veya varacağı şehre ulaştığında, kaldığı bir haftalık süre içinde ihtiyaç hissetmediği zamanlarda namazını tam kılabilir. Bunda hiçbir sakınca ve günah yoktur. Mekruh da değildir. Namazını dilerse tam kılabilir ve tam kıldığı takdirde namazı sahihtir.

      Bu kişinin, sefer illeti varken, ruhsatın kendisi için devam ettiğini bilmesi yeterlidir. Çünkü ihtiyaç hissettiğinde namazı kısa kılma ruhsatı saklıdır.

      1- Nisâ Sûresi: 101

      Süleyman KÖSMENE
      09.06.2009
      Yeniasya
      #796313
      Anonim

        Böyle bir konu için çok teşekkür ederim. Seferi olma koşulları sorulduğunda cevabında kısaltılması gerektiği söyleniyor. Allah’ın cc. verdiği ikramı görmezden gelmemizin de uygun olmadığından bahsediliyor. Yol durumda kısaltmanın lüzumunu anlıyorum. Ancak gittiğimiz yer selametli olduğunda kısaltmak hep kafamı karıştırıyordu. Açıklama getirilmiş oldu.

        Paylaşım için Allah cc razı olsun. Emeğinize bereket…

        #796640
        Anonim

          Ömer nasuhi Bilmen in Büyük İslam İlmihaline göre seferilik,

          Gittiğiniz yerde 15 günden az kalacaksanız devam eder.15 gün boyunca seferisinizdir.15 günden fazla kalmaya niyet ederek yola çıkarsanız namazlarınızı kısaltmadan kılarsınız.Dönmeniz icab edip 15 günden önce dahi dönseniz niyetiniz 15 günden fazla kalmaya olduğu için namaz kısaltılmaz.

          Vardığınız yerde,15 günden az kalacaksanız seferi olarak namazlarınızı kılarsınız.15 günden az kalmaya niyet ettiğiniz halde bulunduğunuz yerde 15 günden daha fazla kalsanız bile niyetiniz 15 günden az olduğu için namazını yinede seferi olduğunuzdan kısaltarak kılarsınız.

          Yani 15 günden az süre ile yaşadığınız şehirden 90 km mesafe uzaklığa çıktığınızda seferisinizdir.Geri dönmeden seferilik bozulmaz.Seferilik sadece yolculuk demek değildir.

          Seferi nin karşıtı mukim dir.Mukim ikamet eden demektir.Mukim ve seferi kavramlarını karşılaştırdığınızda eminim daha doğru anlaşılır.

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.