- Bu konu 7 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
11 Haziran 2009: 21:45 #654468
Anonim
arkadaşlar bugün emirdağ lahikasını okurken şu paragraf çok dikkatimi celb etti sizlerde bir bakın bakalım…benim anladığı şeyimi anlayacaksınız…yoksa ben yanlışmı anladım…?
*****************
Risale-i Nur’un bir talebesini tecrübe ettim. Acaba bu heyecan, şimdiki siyasete karşı ne fikirdedir diye boğazlar hakkında bir boşboğazlığı münasebetiyle bir-iki şey sordum. Baktım, alâkadarane ve bilerek cevab verdi. Kalben “yazık” dedim. Bu vazife-i Nuriyede zararı olacak. Sonra şiddetle ikaz ettim. “Eûzü billahi mineşşeytani vessiyase” bir düsturumuz vardır. Eğer insanlara acıyorsan, geçmiş düstur onlara merhamete liyakatini selbediyor. Cennet adamlar istediği gibi, Cehennem de adam ister.
(Beşinci Şua’ın yine kısmen verdiği haberler tezahür ediyor.)Said Nursî
********************
burada üstad bir talebenin siyasi mevzuları bilmesini ve alakadar olmasını ziyan sebebi saymış…gaflet olarak görmüş pek fena bir meşguliyet olduğuna dikkat çekmiş…benim anladığım bu…
sizlerin cevaplarını bekliyorum inşaAllah…
selamlar…
11 Haziran 2009: 21:49 #746624Anonim
Evet yani bence herkes aynı şeyi anlar…
Zaten üstad eski said-yeni said karşılaştırmasını yaparkende euzü billahi mineşşeytani vessiyase diye tabir kullanıyor…
Yani siyasetin içinde bulunmak değil alaka duymak bile ziyana sokuyor…
RABBİM razı olsun inşaALLAH…11 Haziran 2009: 22:21 #746635Anonim
Eski Said siyasette çok ileri gittiği halde, Yeni Said de taraftar bulmak için çok muhtaç olduğu zamanda bütün insanları meşgul eden bu beş-altı senedeki beşer tufanları, siyaset fırtınaları içinde kat’â ve aslâ beni meşgul etmedi ve merakla mağlub etmedi ve beş sene, bilmeyi merak etmedim.
Beni bilenler gibi, ben de bu hale çok hayret ederdim.Hattâ kendi kendime der idim: “Acaba ben mi divane olmuşum ki, bütün dünyayı kendiyle meşgul eden bu hâdisata bakmıyorum, ehemmiyet vermiyorum. Yoksa insanlar mı divane olmuşlar?” diye hayret içinde idim. Şimdi hem manevî ihtarla, hem mezkûr hiss-i kablelvuku’ ile, hem meydandaki Risale-i Nur’un galebe ve serbestiyeti ile tahakkuk etti ki: Risale-i Nur’daki hakikat-ı ihlas, rıza-yı İlahîden başka hiçbir şeye âlet ve tâbi’ olamaz ve Kur’andan başka hiçbir nokta-i istinadı olmadığını isbat etmek için o acib halet-i ruhiye verilmiş.
Said Nursî
*******************
Meyve’nin o Dördüncü Mes’elesinde denilmiş ki: “Dünya siyasetine karışmadığımın sebebi: O geniş ve büyük dairede vazife az ve küçük olmakla beraber, cazibedarlık cihetiyle meraklıları kendiyle meşgul eder; hakikî ve büyük vazifelerini onlara unutturur veya noksan bıraktırır; hem her halde bir tarafgirlik meylini verir, zalimlerin zulümlerini hoş görür, şerik olur”
11 Haziran 2009: 23:02 #746637Anonim
Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır.(Üstad)
21 Haziran 2010: 22:25 #771925Anonim
@ebrar172 135281 wrote:
arkadaşlar bugün emirdağ lahikasını okurken şu paragraf çok dikkatimi celb etti sizlerde bir bakın bakalım…benim anladığı şeyimi anlayacaksınız…yoksa ben yanlışmı anladım…?
*****************
Risale-i Nur’un bir talebesini tecrübe ettim. Acaba bu heyecan, şimdiki siyasete karşı ne fikirdedir diye boğazlar hakkında bir boşboğazlığı münasebetiyle bir-iki şey sordum. Baktım, alâkadarane ve bilerek cevab verdi. Kalben “yazık” dedim. Bu vazife-i Nuriyede zararı olacak. Sonra şiddetle ikaz ettim. “Eûzü billahi mineşşeytani vessiyase” bir düsturumuz vardır. Eğer insanlara acıyorsan, geçmiş düstur onlara merhamete liyakatini selbediyor. Cennet adamlar istediği gibi, Cehennem de adam ister.
(Beşinci Şua’ın yine kısmen verdiği haberler tezahür ediyor.)Said Nursî
********************
burada üstad bir talebenin siyasi mevzuları bilmesini ve alakadar olmasını ziyan sebebi saymış…gaflet olarak görmüş pek fena bir meşguliyet olduğuna dikkat çekmiş…benim anladığım bu…
sizlerin cevaplarını bekliyorum inşaAllah…
selamlar…üstadin siyasetten kasti, bazik günümuz siyasetidir.
Bazi kardesler genelleyip, islam siyasetini , islamda yonetim seklinide ele alarak, üstad bunada karsi deyip konuyu çarpitiyorlar.
Halbuki Ustadin karsi oldugu siyaset secim mitinglerinde vaadlerde bulunmak, mutemadiyen giybet icerisinde vs… yapilan siyaset
Alaaddin Basar agabey, bir arkadasini örnek vererek cok guzel acikliyor bu durumu, diyorki:
Bir gun arkadasim, secimlere aday oldu. Cok sevdigimiz ve sevilen arkadasimiz, diyor,
hic bi sekilde diger siyasetciler gibi asilsiz vaadler vermeyecegini, ve diger adaylar hakkinda konusmayacagini aciklayip oyle aday oldu.
Bu arkadas ilk turu gecmeden, bu is bize gore degil, bu ortamda bu isler kacinilmaz deyip birakti diyor(yanlis hatirlamiyorsam)
üstad talebesinin bu mevzulari bilmesini ziyan saymis, çunku zamaninin bu tur islerle mesgul olmasina uzulmus.
Cok fena bir mesguliyettir, nur talebesi zihnini bunlarla mesgul etmemeli, nurlara hizmette calismali.
Zira nurlara calismak peygamberlik meslegidir.
Bundan daha ustun bir meslek olsa Rabbim katinda, Allah o meslegi peygamberlere yaptirmazmiydi.?
Demek mesguliyetlerin en alasi nurlara calismaktir.Siyaset fena bir mesguliyettir.Selam ve dua ile…
22 Haziran 2010: 06:19 #771929Anonim
Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır.(Üstad)
allahrazı olsun.
13 Temmuz 2010: 20:41 #772870Anonim
@hamza_571 197729 wrote:
Menfaat üzerine dönen siyaset canavardır.(Üstad)
allahrazı olsun.
cumlemizden insallah kardes
13 Temmuz 2010: 21:54 #772875Anonim
“Hey efendiler! Ben imanın cereyanındayım. Karşımda imansızlık cereyanı var. Başka cereyanlarla alâkam yok” (Mektûbat)
“Bu zamanda ehl-i İslâm’ın en mühim tehlikesi, fen ve felsefeden gelen bir dalâletle kalblerin bozulması ve imanın zedelenmesidir. Bunun çare-i yegânesi: Nurdur, nur göstermektir ki, kalbler ıslah olsun, imanlar kurtulsun.” (Lem’alar)
“Kur’an ve imanın hizmeti ne için beni men’ediyor dersen, ben de derim ki: Hakaik-i imaniye ve Kur’aniye birer elmas hükmünde olduğu halde, siyaset ile âlûde olsa idim; elimdeki o elmaslar iğfâl olunabilen avam tarafından, ‘Acaba taraftar kazanmak için bir propaganda-i siyaset değil mi?’ diye düşünürler. O elmaslara, âdi şişeler nazarıyla bakabilirler.” (Mektûbat)
“Hem iman ve hakikat noktasında bu çeşit merakların büyük zararları var. Çünki gaflet verecek ve dünyaya boğduracak ve hakikî vazife-i insaniyeti ve âhireti unutturacak olan en geniş daire ise, siyaset dairesidir. Hususan böyle umumî ve mücadele suretindeki hâdiseler, kalbi de boğuyor.” (Emirdağ Lâhikası)
“Evet bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azab içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-ı ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı.” (Kastamonu Lâhikası)
“Siyaset-i hazıra, o kadar çok yalan ve hile ve şeytanet içine girmiş ki, vesvese-i şeyatîn hükmüne geçmiştir.” (Sözler)
“Ehl-i dünya ve ehl-i siyaset ve avamın nazarında birinci derece ve hakikat nazarında, imana nisbeten ancak onuncu derecede bulunan siyaset-i İslâmiye ve hayat-ı içtimaiye-i ümmete dâir hizmeti, kâinatta en büyük mes’ele ve vazife ve hizmet olan hakaik-i imaniyenin çalışmasına racih gördüklerinden…”(Kastamonu Lâhikası)
“Sakın, sakın! Dünya cereyanları, hususan siyaset cereyanları ve bilhassa harice bakan cereyanlar sizi tefrikaya atmasın. Karşınızda ittihad etmiş dalalet fırkalarına karşı perişan etmesin! ‘Elhubbu fillahi velbuğzu fillahi’ düstur-u Rahmanî yerine, el-iyâzü billah ‘El hubbu fissiyaseti velbuğzu lissiyaseti’ düstur-u şeytanî hükmedip, melek gibi bir hakikat kardeşine adavet ve el-hannâs gibi bir siyaset arkadaşına muhabbet ve tarafdarlık ile zulmüne rıza gösterip, cinayetine mânen şerik eylemesin.” (Kastamonu Lâhikası)
“Nur şakirdleri, hiç siyasete karışmadılar, hiçbir partiye girmediler. Çünki iman, mâl-i umumîdir. Her taifede muhtaçları ve sahibleri var. Tarafgirlik giremez. Yalnız küfre, zındıkaya, dalâlete karşı cephe alır. Nur mesleğinde, mü’minlerin uhuvveti esastır.” (Emirdağ Lâhikası)
“İslâmiyet güneşi yerdeki ışıklara âlet ve tâbi olamaz. Ve âlet yapmak İslâmiyet’in kıymetini tenzil etmektir, büyük bir cinayettir.” (Hutbe-i Şamiye)
“Hem şimdi hükmeden öyle kuvvetli cereyanlar içinde siyasete girenlerden hiçbir kimse, istiklâliyetini ve ihlâsını muhafaza edemez. Herhalde bir cereyan onun hareketini kendi hesabına alacak, dünyevî maksadına âlet edecek. O hizmetin kudsiyetini bozacak.” (Şualar)
14 Temmuz 2010: 06:43 #772879Anonim
Cennet adamlar istediği gibi, Cehennem de adam ister
inşallah bizleri cehennem kabul etmez:
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.