• Bu konu 5 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #654841
    Anonim


      namaz_secde.jpg

      Şöyle bir hikaye anlatırlar:

      Bir kimse mescidin çevresinde geziyordu. Onu bir irfan sahibi gördü :

      -Ne arıyorsun ? diye sordu.. O da :

      -Tenha bir yer arıyorum ; namaz kılacağım , deyince :

      – Kalbinde, Allahu Teala’nın zatından başka ne varsa at!

      Ve istediğin yerde namazını kıl , dedi

      Ahmed Rufâî

      #747934
      Anonim
        Ali Said;138221 wrote:

        – Kalbinde, Allahu Teala’nın zatından başka ne varsa at!

        Ahmed Rufâî

        atabilsek 🙁 …

        Allah razı olsun

        #758057
        Anonim

          Rahman Razı Olsun Kardeşime bir nebze katılıyorum inşallah atacağız.. !

          #759231
          Anonim

            ALLAH´u Teala razi olsun INSALLAH…

            #759232
            Anonim

              yüreğinize sağlık Said kardeşim

              #759532
              Anonim

                Rabbim ebeden razı olsun

                #759893
                Anonim

                  allah razı olsun kardeş çok güzel.
                  tamamlaycı olsun diye ekleme yaptım

                  Hiçbir ibadet huzur-u kalp ile yapılmaksızın Allah dergâhında kabul görmez. Yapılan ibadetler özelliklede kılınan günlük namazlar kalben ve bedenen tam bir teslimiyet ve yöneliş ile yapılmalıdır

                  “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar, namazlarında yanılgıdadırlar. Onlar gösteriş yapanlardır.” Maun süresi.

                  Yine şöyle buyurmuştur: “Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir; Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler.” Muminun-1/2.

                  Demek ki namaz kılarken tamamen Allah yönelmeliyiz, ne vücudumuz ve neden ruhumuz başka şeylerle meşgul olmamalı.

                  Eğer kalp tamamen Allah’a yönelmiyorsa bunun nedeni insanın dünyaya çok bağlanmasından kaynaklanmaktadır, kalbi uğraşılar; dünya sevgisi ve kaygısının köklü olmasındandır.

                  Eğer insan dünyayı kazanma kaygısı ve onun değersiz süsüne ulaşma arzusu içinde olursa bu ister istemez kalbi dünyaya yönlendirir, dünya onunla meşgul olanın meşguliyeti haline gelir ve dünyevi illerin birinden yüz cevirse bir başkasına yönelir.

                7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.