- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
25 Haziran 2009: 16:12 #654876
Anonim
Demokrat Parti (FDP) tarafından Berlin’de düzenlenen “Uyum için kazanç mı yoksa dışlama tehlikesi mi?” isimli toplantıda konuşan Weiser, Müslüman çocuklar Protestan din dersi almak zorunda oldukları gibi, okula kayıt için ailelere de dini etkinliklere katılma şartı koşuyoruz.”dedi.
Türkler başta olmak üzere Müslümanların yoğun olarak yaşadığı Berlin’in Neukölln ilçesinde bulunan Protestan Okulu müdürü Klaus-Randolf Weiser, okullarında eğitim gören Müslüman ailelerin çocuklarının Hıristiyanlık din dersine zorunlu olarak girdiklerini, okullarına kayıt için ailelere de dini içerikli etkinliklere katılma zorunluluğunun şart koşulduğunu belirtti. Hür Demokrat Parti (FDP) tarafından düzenlenen “Uyum için kazanç mı yoksa dışlama tehlikesi mi?” isimli toplantıda konuşan Weiser, okullarına çocuklarını kayıt ettiren ailelerin kendi kurallarına uymak zorunda olduklarını hatırlattı. Eğitim düzeyi düşük ve sosyal statüsü zayıf ailelerin çocuklarını okullarına gönderdiklerini anlatan Weiser, “Müslümanlar da bizim profilimize tabi olmak zorundadırlar. Müslüman çocuklar Protestan din dersi almak zorunda oldukları gibi, okula kayıt için ailelere de dini etkinliklere katılma şartı koşuyoruz.” ifadesini kullandı. Müslüman öğrenciler hakkında sarf edilen sözler üzerine söz alan Friedrichshain-Kreuzberg ilçesinin Yeşiller Partili Gençlik, Aile ve Okuldan Sorumlu Belediye Meclisi Üyesi Monika Herrmann sert eleştiride bulundu. Herrmann, “Eğer böyle bir şey duyuyorsam, bu Kreuzberg için bir öneri değildir.” dedi. “Müslüman çocuklara yönelik bu tür bir şart korkutucu bir şey” diyen Herrmann, diğer okullardan umduğunu bulamayarak Neukölln Protestan Okulu’na çocuklarının eğitimi için başvuran ailelere okula kayıt için zorunlu Hıristiyanlık din dersi ile dini tören ve etkinliklere katılma şartının ön koşul olarak dayatılmasını yanlış bulduğunu söyledi. Kendisinin de Katolik Kilisesi’ne bağlı özel bir okulda eğitim gördüğünü hatırlatan Herrmann, Müslümanlara yönelik din dersi zorunluluğu uygulanmasını “kesinlikle desteklemediğinin” altını çizdi. Tepkiler üzerine söz alan Weiser ise, kendilerinin “kesinlikle misyonerlik yapmadıklarını” ileri sürdü.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.