• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #655251
    Anonim

      Yeniden Dirilme

      agac.jpg

      Her bahar bir haşir, her kış kıyamet,
      Her canlı ölümü tadar nihayet,
      Yeşil dallar olur birer iskelet,
      Ağaçlar ayakta ölürmüş gördüm

      Ahırete iman,öldükten sonra başka bir alemin varlığına inanmak demektir.İyinin ve kötünün hesabının verileceği bir alemdir.İman eden ve iyilik yapanların iyiliklerinin hesabının,küfredenlerin küfürlerinin karşılığını görecekleri yerdir.

      Ölümden sonra tekrar dirilme,etrafımızda gördüğümüz örneği olan olaylardandır.Sonbaharda yapraklar sararmakta,toğrağa düşmekte ve sonra yok olmakta…Ağaç,bütün etlerinden sıyrılmış bir kemik gibi cascavlak kalmakta..Ölümün bir örneğini yaşatmaktadır..

      Baharla birlikte,ağaçlar tomurcuklanmakta,çiçek açmakta ve bir de bakmışız yemyeşil tekrardan karşımıza dikiliyor ve ”merhaba ben dirildim,sende böyle bir baharda dirileceksin haberin olsun!..” mesajını veriyor.Ayrıca ölümden sonra meydana gelen hayata bir örnek..Ölümde vardır,ölümden sonra hayatta vardır.Nasıl ki,hiçbirşeyken hayat bulduk,öylede tekrar hayat bulacağımızı şu ölen ağaçların dirilmesi bize delil olmaktadır.Bu mesajı görmeyen,kendi adına körlük etmekten başka birşey yapmaz..

      1 günlük hayat ve ölüm var.Her gün tanık olduğumuz..Sabah doğuş,Öğle:Gençlik,İkindi olgunluk Akşam yaşlılık,yatsı:ölüm ve yattığınız yatağınız kabirdir..Ertesi sabah;kabirde uyuyanların tekrar kalkışı gerçekleşir…Bu ölüm ve dirilişe ömür boyu hergün tanıklık etmekteyiz..

      4 mevsim insanın 4 devrini(-yevm-)halini anlatır.Ömür boyu tanık olduğunuz.. İlkbahar: doğuş, Yaz:gençlik,Sonbahar olgunluk Kış:Yaşlılık ve ölüm..Ve Kış, sonraki bahara gebedir..Yani ölüm varsa,dirilişte var..Mevt varsa, hayatta var.Ölümden sonra diriliş yok diyenlere buyrun!..İşte size ölümden sonra diriliş..Kaç defa yılda bir defa tanık olduğunuzu sayabilirmisiniz..Ömrünüzde kaç defa şahit oldunuz..

      Ve dünyanın devirleri;doğuş,gençlik,olgunluk ve ölüm..Ve sonradan diriliş.Dünya bir kere ölüp-dirilirken nice insanın ölüm ve dirilişine tanıklık ettiği gibi,Kainat’ın da Dünya’nın devirlerine,kendi ömründe tanıklık edeceğini anlamak hiçte zor olmasa gerek..

      Bu misal benzerlikleri dahi tesadüf değildir.Çünkü bu Allah’ın koyduğu bir kuraldır ve heryerde görürüz..İbret alalım diye!…
      Dünyada adalet tam sağlanabiliniyor mu?Yoksa öldüren öldürdüğüyle,çalan çaldığıyla,haksızlık yapanlar haksızılığıyla kalmıyor mu?Ve bu kötü amelleri yapanlar,yaptıklarının yanına kar kalacağınımı zannediyorlar.Bütün haksızlıkların cezasının ve haklarının sahibine verileceği;mutlak adaletin olacağı,o günün geleceğini anlamıyorlar mı?Bütün mazlum vicdanlar bunu arzulamakta,bunu istemekte..Doğru tartan bu ”vicdani fıtrat terazisi” de,ayrı bir delil olarak dikkat edilmelidir.

      Aslında ahıreti istemeyenler suç işlemek isteyenlerdir..Lakin onlar istemesede kendilerinin tekrardan yaratılışına karşı koyamayacaklar,güçleri yetmeyecek;Çünkü yegane güç-kuvvet onları yaratana aittir;ona da şunu yapamaz,bunu yapamaz demek cahillikten başka birşey değildir…Hergün,her sene ölüp-dirilttiği gibi…

      Hesabını yapacak olan,buna göre yapsın..O gün vaveyla etmesin,iflas etmesin,husrana uğramasın,eli boş kalmasın…kararların temyiz edilemeyeceği o güne hazırlansın ve keşkeleri sıralamasın,sıralamayalım..

      Kuru dallar uyanmışlar uykudan,
      Uykular ebedi değilmiş gördüm.
      Kimi kıyamdadır, kimi rükûda,
      Kimini secdeye eğilmiş gördüm.

      tomurcuklanmis.jpg

      #749601
      Anonim
        Haşir ve Ahiret ile ilgili Ayetler

        “Ruhlar (bedenlerle) birleştirildiğinde…” (Tekvir, 7)

        “Bir çağırıcının yakın bir yerden çağıracağı güne kulak ver. O gün çığlığı gerçekten duyarlar; işte o, kabirden çıkış günüdür. Doğrusu Biz diriltiriz, Biz, öldürürüz, dönüş Bizedir. O gün yer onların üstünden yarılıp açılır. Ve onlar kabirlerinden çıkıp süratle koşarlar. İşte bu toplanmadır, bize göre kolaydır.” (Kaf; 41-44)

        … “Sûr’a üflenince, Allah’ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar” (Zümer; 68)

        “…Eyvah başımıza gelenlere! Bizi bu (içinde uyuduğumuz) mezarımızdan kim diriltip kaldırdı? O Rahmân’ın vaat buyurduğu işte bu imiş. Demek gönderilen peygamberler de doğru söylemişler…” (Yasin, 52), ‘Bu, gerçekten çok çetin (zorlu) bir gündür’ (Kamer, 8 )

        “Ayrılın bir tarafa bugün, ey günahkârlar!” (Yasin; 59)

        . “Şüphesiz, Rabbimiz Allah’tır deyip, sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler (dünyada, ölüm anında, berzahta ve mahşerde) iner. Onlara: Korkmayın, üzülmeyin, size vâdolunan cennetle sevinin! derler. Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Orada sizin için canlarınızın çektiği her şey var ve istediğiniz her şey orada sizin için hazırdır.” (Fussilet, 30-31)

        . “Yeryüzü, Rabb’inin nuruyla aydınlanır. Kitap açılır. Peygamberler ve şahitler getirilir. Ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir. Herkese, yaptığının karşılığı tam verilir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir.” (Zümer; 69-70)

        “Kendilerine peygamber gönderilenleri de peygamberleri de sorguya çekeceğiz.” (A’raf, 6)

        “Size verilen cevap nedir?” Onlar da: “Bizim bilgimiz yoktur; şüphesiz görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen’sin Sen.” (Maide, 109)

        . “Göktekilerin ve yerdekilerin tümü rahmeti bol olan Allah’ın huzuruna kul olarak geleceklerdir. Allah, onları bir bir sayarak hesaba geçirmiştir. Kıyamet günü hepsi O’nun huzuruna teker teker geleceklerdir.” (Meryem, 93-95)

        “Rabb’inin yüceliği hakkı için, onları peşlerinden gittikleri şeytanları ile birlikte bir araya getireceğiz, sonra da diz üstü çöktürerek cehennemin çevresinde toplayacağız.” (Meryem, 68)

        “Kişi o gün, kendi kardeşinden kaçar; Annesinden ve babasından, eşinden ve çocuklarından. O gün, onlardan her birisinin kendine yetecek bir işi vardır.” (Abese; 34-37) , “O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda? Der ki: “Keşke ben önceki hayatımdan (bir şeyler) takdim edebilseydim. Artık o gün hiç kimse (Allah’ın) vereceği azab gibi azaplandıramaz. Onun vuracağı bağı da hiç kimse vuramaz.” (Fecr, 23-26)

        “(O gün) Suçlu-günahkârlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar” (Rahman, 41)

        “Yoksa kötülük yapanlar bizim elimizden kaçıp kurtulabileceklerini mi sandılar?” (Ankebut, 4)

        “Bu, onların konuşamayacakları gündür. Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler. Yalanlamış olanların o gün vay haline! İşte bu, hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık. Eğer (kurtulmak için yapacağınız) bir hileniz varsa bana hile yapın (da beni atlatın).” (Mürselat; 34-39)

        “O gün onların ağızlarını mühürleriz. İşleyip kazandıklarını bize elleri söyler, ayakları da şehâdet eder” (Yâsin, 65)

        “Siz kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz, yaptıklarınızdan çoğunu Allah’ın bilemeyeceğini sanıyordunuz. İşte Rabb’inize karşı beslediğiniz bu zannınız, sizi helak etti, ziyana uğrayanlardan olup çıktınız.” (Fussilet; 21-23)

        “Onlara denildi ki: “Siz bu günümüze kavuşacağınızı nasıl unutmuşsanız, biz de bugün sizi unuttuk. Yeriniz ateştir, yardımcılarınız da yoktur.” (Casiye, 34)

        “…kıyamet gününde Allah onlarla konuşmaz, onları gözetmez ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azap vardır.” (Al-i İmran, 77)

        “Amel) defterler(i) açılıp yayıldığı zaman” (Tekvir, 10)

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.