• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #656805
    Anonim

      Abdullah bin Mübarek ve çocuk

      Abdullah bin Mübarek, bir gün yolda gidiyordu. Önünde birkaç koyunla bir çoban çocuk gördü. Ona acıdı ve; “Zavallı, çocuklukta çobanlık yaparsa, büyüdükte Allahü teâlânın ibâdet ve mârifetine nasıl erişir?” dedi. Sonra kendi kendine; “Gideyim, ona Allahü teâlâyı tanımakta bir mesele öğreteyim.” deyip, çocuğun yanına geldi ve:

      -Evlâdım, Allahü teâlâyı bilir misin? buyurdu.
      Çocuk:

      -Kul nasıl sâhibini bilmez?” dedi.

      -Allahü teâlâ’yı ne ile biliyorsun?

      -Bu koyunlarımla.

      -Bu koyunlarla, O’nu nasıl bilirsin?

      -Bu birkaç koyun çobansız işe yaramaz. Bunlara su ve ot verecek, kurttan ve diğer tehlikelerden koruyucu birisi lâzımdır. Bundan anladım ki, kâinat, insanlar, cinler, hayvanlar ve canavarlar ve bu kanatlı kuşlar bir koruyucuya muhtaçtır. Bu binlerce çeşit mahlûkatı korumaya kâdir olan, Allahü teâlâdan başkası değildir. İşte bu koyunlarla Allahü teâlâyı, böylece bildim

      -Allahü teâlâyı nasıl bilirsin?

      -Hiç bir şeye benzetmeden bilirim.

      -Böyle olduğunu nasıl bildin?

      -Yine bu koyunlardan.

      -Nasıl?

      -Ben çobanım. Onların koruyucusuyum. Onlar benim korumam ve tasarrufumdadırlar. Onlara dikkatle bakıyorum. Ne onlar bana benzerler, ne de ben onlara benzerim. Buradan, bir çoban koyunlarına benzemezse, Allahü teâlânın elbette kullarına benzemiyeceğini anladım. Abdullah bin Mübârek:

      -İyi söyledin. İlimden bir şey öğrendin mi? buyurdu.

      Çocuk:

      -Ben bu sahrâlarda, nasıl ilim tahsîl edebilirim, dedi.

      -Peki başka ne öğrenmişsin?

      -Üç ilim öğrendim. Gönül ilmi, dil ilmi ve beden ilmi.

      -Bunlar nelerdir, ben bunları bilmiyorum.

      -Gönül ilmi şudur ki, bana kalb verdi ve kendi mârifet ve muhabbeti yeri eyledi ki, bu kalb ile O’nu bileyim. O’nun sevdiklerine gönülde yer vereyim, sevmediklerine yer vermiyeyim ve böylelerinden uzak olayım. Dil ilmi şudur ki, bana dil verdi ve dili zikretmek, O’nun ismini söylemek yeri eyledi. Bununla O’nu hatırlatanları dile getirmeği, O’ndan bahsetmiyen sözden onu korumayı, böyle sözden uzak olmayı îmâ etti. Beden ilmi şudur ki, bana beden vermiştir ve onu kendine hizmet yeri eylemiştir. Böylece O’na hizmet olan her şeyi yaparım, hizmet olmayan şeyi ise bedenimden uzaklaştırırım.

      Abdullah bin Mübârek, bunun üzerine:

      -Ey çocuğum! Evvelki ve sonraki ilimler, senin bana bu öğrettiklerindir! dedikten sonra: Ey oğul, bana nasîhat ver, buyurdu.

      -Ey efendi! Âlim olduğun yüzünden belli oluyor. Eğer ilmi Allah rızâsı için öğrendiysen, insanlardan istemeyi, beklemeyi kes. Yok, dünyâ için öğrenmişsen, Cennet’e kavuşamazsın, dedi.

      #780076
      Anonim

        Hiçbir şey göründüğü gibi olmuyor. Rabbim bizlere bunu anlamayı nasip etsin. Yok şu uzun saçlı aklı kısa olur, küpesi varmışta falan demekten uzak duralım. Kimde ne saklı belli olmaz.

        Kainat ne güzel yaratılmış ve örnek alınması gereken, düşünülmesi gereken ne incelikler var. Güzel bir kıssaydı kardeşim. Emeğinize bereket. Selametle…

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.