Sual : Cenab-ı Hakk’ın kudreti hazır zamana mı tecelli eder, yoksa zamanın tamanına, geleceğe de tecelli etmiş midir? Mesela, peygamberimiz miracda geleceği ilmen mi gördü, yoksa kudretin yarattığı varlıklar şeklinde mi gördü?
Cevap : Allah’ın diğer bütün sıfatları gibi, kudret sıfatı da ezelidir. Fakat bu sıfatın ezeli olması, yaptığı işlerinde ezeli olmasını gerektirmez. Bu konuda kelam ilminin en büyük otoritesi olan Sadeddin-i Taftazani Hazretleri Şerhu’l Akaid’de şöyle der:
“Sem ve basarın (Allah’ın işitme ve görme sıfatının) ezeli olmasından işitilen ve görülen şeylerin de ezeli olması gerekmez. Nitekim ilim ve kudret sıfatlarının ezeli oluşundan, bilinen ve yaratılan şeylerin de ezeli olmaları lazım gelmez. Bunlar ezeli sıfatlardır. Fakat hadise ve vakıalara olan taallukları (alakası) hâdistir (sonradan olmadır.).”
Öyle olsa idi. Yaratılmışların da ezeli olması lazım gelirdi ki böyle bir fikir küfürdür. Ezeli olan yalnız Allah’tır.
Kudret nasıl ki eşyayı ezeli olarak yaratmış değildir. Aynı şekilde ebedi olarak yaratmış da değildir. Yani gelecekte yaratılacak eşya ve hadiseler başka herhangi bir boyutta da yaratılmış değildir.
Ehl-i Sünnet kelam âlimleri Allah’ın kudreti ezeli ise de eşyaya taalluku (tecellisi) hadisidir, yani ezelde değil sonradandır demişlerdir.
Peygamber Efendimiz’in (sav) miraç gecesinde “Cehennemde olanların çoğunu kadınlar olarak gördüm” diye haber vermesi geleceğin de şu an kudret tarafından yaratılmış şeklinde anlaşılmamalıdır. Çünkü bu düşünce yukarıda bahsettiğimiz sağlam temellerle ters düşer. Hususen daha kolay bir izahı mümkün iken.
O da, geleceğe ait manzaraların Miraç Gecesinde Peygamberimize gösterilmiş olmasıdır. Bu kadar basit bir izahı varken eşyanın da ezeli olduğu gibi batıl bir fikre sebeb olacak yorumlardan uzak durmak gerekir.
risale online ..