• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #657671
    Anonim

      Gözyaşı akıtmak, insanlar için bir nimettir. Ağladığımızda gözümüzden akan tuzlu su, özel bir sıvıdır ki, gözümüzü mikroplara karşı korur. Hatta günlük hayatımızda kullandığımız dezenfekte ilaçlarından daha tesirlidir. Gözyaşının insanlar üzerinde ayrıca psikolojik etkisi de vardır. Ağlayan bir çocuğa annesi dayanamayıp isteğini yerine getirir veya cezasını hafifletebilir. Bazı kadınlar gözyaşını kocasına karşı bir silah olarak da kullanabilir ve istediklerini yaptırabilirler. Demek ki, gözyaşının çeşitlerini de tanımak gerekmektedir. İnsanların gözyaşları ile timsahların gözyaşı dökmesi tamamen birbirlerine ters orantılı olarak akarlar. Timsahın tükürük bezleri ile gözyaşı bezleri arasındaki bağ avını yedikten sonra akıtır ki buna sahte gözyaşı derler. Münafığın durumu ise bambaşkadır. O bir aktör gibi zamanlamasını çok iyi bilir ve nerede, ne kadar gözyaşı akıtacağını ayarlar. Buna Hz Muhammed (sav) de vurgu yapmıştır. “Münafık gözüne hakimdir. İstediği zaman istediği şekilde ağlar. Müminlerin ağlaması kalbiyle, münafığın ağlaması sadece gözüyledir.”
      GÖZYAŞI, BİR İBADETTİR.
      (*)- “ Allah korkusu ileağlayan göze, Cehennem ateşi dokunması haramdır. ” (Hadîs-i Şerîf)
      (*)- “ Ağlayın, ağlayamazsanız kendinizi zorlayın. Hüzünlenin, kıyametteki azabın dehşetini bilseniz, ayakta duramayacak hale gelinceye kadar namaz kılar, sesiniz kısılıncaya kadar ağlarsınız. ” (Hadîs’i Şerif))
      (*)- “ Dört şey kişinin nasîbsizliğinden ve gafletindendir: Gözlerin ağlamaması, kalbin katılaşması, hayalperest ve aç gözlü olmak. ” (Hadîs-i Şerîf)
      (*)-“ Allah’a yemin ederim ki, eğer benim bildiğimi bilseydiniz, çok ağlar, az gülerdiniz. ”
      (*)-” Allah’ım, ağlamayan gözden sana sığınırım. “ (Hadîs-i Şerîf)
      (*)- ” Kimsenin bulunmadığı bir yerde Allah’ı zikredip gözyaşı döken kimseye, Allah kıyamet gününde rahmet eder. ” (Hadîs-i Şerîf)
      Ağlama konusunda kadın ve erkek eşittirler. Mümin olanlar ağlamayı güzel niyetleriyle ibadete dönüştürürler. Allah’ü Alem ağlamamak, gözyaşı dökememek kalbin katılığına da bir işaret olabilir. Hiç düşündük mü? Hacc’a giderken ve zikir meclislerinde insanlar niçin gözyaşı dökerler diye? Cenab’ı Allah için bir damla gözyaşı dökmek, verilmiş sadaka yerine geçer. “Allah korkusu ile bir damla gözyaşı akıtmak, binlerce altın sadaka vermekten daha kıymetlidir. (İbn’i Ömer –ra-) Bazen beyin ile kalbin imani sinerjisi gözyaşına dönüşür.
      GÖZYAŞI, BİR MEDENİYETTİR.
      Beraat Gecesi’nin birinde, masum olduğu halde ve ismet sıfatına da haiz iken, gece geç vakitlere kadar ibadet etmiş olan Örnek modelimiz (sav) secdede uzun süre kalarak, biz ümmeti için merhamet gözyaşlarıyla seccadeyi ıslatmıştı.
      Efendimiz (sav) yine bir gece teheccüd namazına kalktığında “Göklerin ve yerin yaradılışında, gece ve gündüzün ayrılmasında, aklı başında kimseler için gerçekten açık ibretler vardır.” (Âli İmran, 190) Ayet’i Kerimesi’ni okurken hıçkıra, hıçkıra ağlamıştı.
      İstanbul’un fethinin arefesinde evliya padişah, Fatih Sultan Mehmed Han’ın mürşid’i kamili, gönlünün sultanı Akşemseddin (ks) hazretleri otağ çadırında fethin zaferle sonuçlanması için Cenab’ı Allah’a döktüğü gözyaşları toprağı ıslatmıştır.
      GÖZYAŞI, BİR KURTULUŞDUR.
      Zalimlerin verdiği acıyla kıvranan insanların döktüğü gözyaşlarının dinmesini istiyorsak, toplumda sevgi ve barış tohumlarının yeşermesi için, nefislerimizin gerçek anlamda gözyaşıyla günahlarımızı bir asit misali eritmeye koyulmalıyız. Mazlumun gözyaşlarının da Allah (cc) katında kıymetli olduğunu da hatırlamak gerekir. Gözyaşı ürperen kalbin kendini ifade etmesidir.
      Limonun suyuna, ağzı sulanarak tepki verebilen insan, günahlarını hatırladıkça aynı refleksi kalbinin inceliklerinden inci taneleri halinde gözyaşı olarak dökebilmelidir. Gözyaşı, yalan söylemez. Gözyaşı, bedeneni rahatlatır. Gözyaşı, ruhu temizler. Gözyaşı, mutluluk kaynağıdır. Gözyaşı, kurtuluş yoludur. Gözyaşı merhametin, aşkın, sevginin, acının dışa yansıması olarak açığa çıkmasıdır. Gözyaşı gizem yüklüdür ve Allah’ın (cc) bir teselli armağanıdır.
      GÖZYAŞI, REÇETESİ :
      Bayezid’i Bistami (ks)’un menkıbesinden alınmış bir reçeteyi paylaşalım. “Tevbe kökünü, istiğfar yaprağı ile karıştırın. Sonra gönül havanında tevhid tokmağı ile dövün. İyice un gibi olsun. İnsaf eleğinden geçirin. Bu karışımı da gözyaşı ile yoğurun. Seherde kalkıp boynunuzu Mevla’ya (c.c) bükün. Gözlerinizden yaşlar dökün. Allah! Allah! Estağfirullah! deyin. Sonra bunu aşk ateşi ile pişirin. Marifet balından katarak, kanaat kaşığı ile gece gündüz yemeğe ehemmiyet gösterin.”
      Bir kez düşünün, bir konuyu tanıdığınız birisiyle tahlil ediyorsunuz. Ancak, size inandırıcı gelmiyor ve ikna da olmuyorsunuz. Tam bu sırada karşınızdakinin gözü buğulanıyor, bir damla gözyaşı yanaklarına iniveriyor. Ne yaparsınız? En azından kalbiniz sızlamıştır.
      Cenab’ı Allah biz kullarını çok, ama çok seviyor. Yeter ki, ihlasımıza gözyaşı damlatarak Allah’ü Teala’ya doğru bir adım atalım. Göreceksiniz O bize koşarak gelecek. Gözyaşı bir zikirdir, gözyaşıbir duadır. Bulut ağlar, rahmet olur. Bebek ağlar, anne sütü olur. Günahkar ağlar, mağfiret olur.
      Hamd olsun, alemlerin Rabb’ı olan Cenab’ı Allah’a
      Alıntı Mehmet Ali Biçer

      #758708
      Anonim

        Allah razi olsun mubarek…
        Yürek Yanmadıkça Göz Yaşarmaz

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.