• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #658151
    Anonim

      Bismillâhirrahmânirrahîm

      Elhamdülillâhi rabbil âlemîn velâkıbetülil müttekîn vessalêtü vessalêmü alê seyyidine Muhammedivve alê êlihi vesahbihi ecmain, alê rasulüne salevât

      22.MEKTUB 3.VECİH
      Adalet-i mahzayı ifade eden,
      mektubat_303_1.gif
      sırrına göre;
      bir mü’minde bulunan câni bir sıfat yüzünden sâir masum sıfatlarını
      mahkûm etmek hükmünde olan adavet ve kin bağlamak,
      ne derece hadsiz bir zulüm olduğunu
      ve bahusus bir mü’minin fena bir sıfatından darılıp küsüp,
      o mü’minin akrabasına adavetini teşmil etmek,
      mektubat_303_2.gif
      sîga-i mübalağa ile gâyet azîm bir zulüm ettiğini,
      hakikat ve şeriat ve hikmet-i İslâmiye sana ihtar ettiği halde; nasıl kendini haklı bulursun, Benim hakkım var dersin.

      Evet bir toplulukda zalimlerde olabilir mazlumlarda olabilir.
      İkisi bir meydanda durabilirler.
      O toplulukdaki bir zalim yüzünden orada olan binler masumları imha etmek,
      Masum adedince zulümdür.
      Masumlar adedince zulümdür. Bunda şüphe yoktur.
      İnsan vücudu maddi ve manevi hassalardan mürekkebdir.
      Maddi hassalar gözü eli ayağı vs.leri iken,
      Manevi hassaları ruhu ve ruha takılı kalb, sır, letaif, akıl,nefis gibi hassalardır.
      Yani insan vücudu sayısız latifelerden hassalardan sırlardan mürekkeb bir vücuddur.
      Bunlar arasında nefis ve nefse mensup elemanlarda vardır ki işleri bulundukları yerde fitne çıkarmaktır.

      Bir müminde elbette zalim damarlar sebebiyle mümine karşı haksızlık olabilir.
      Hakka tecavüz olabilir.
      Çünkü herkeste olduğu gibi onda da nefs-i emmare var ve şeytandan yardım almaktadır.
      Fakat bu zulm eden mümin aynı zamanda müslümandır.
      Yani onda imanlı bir kalb var.
      İslamlı bir akıl var.
      İmanın şartlarını tasdik var.
      İslamın şartlarına eksikleride olsa inkıyad var.
      Bu ve bunun gibi haller ve sıfatlar, o zulm eden müminin masum sıfatlarıdır.

      İşte böyle bir mümine karşı dinimiz diyor ki;
      Bir mümin kardeşin sana zulm ederse kısas ile hakkını alabilirsin ama ondan küsemezsin.
      Eğer küsersen hatt -ı muvasalayı kesersen sen ondan daha zalim olursun.
      Çünkü sen onun sadece zulüm sıfatına küsmüyorsun.
      Ona sırtını dönerek onun kalbinde ki imana ve aklındaki islamada sırtını dönüyorsun ki bu daha büyük bir zulümdür.

      Dinimizin bizden 3 günden fazla küsmeyi haram sayarak yasaklamasındaki ince bir sır budur.
      İkinci sır ise; günümüzdeki kan davalarıdır
      Yani mümin zulm ediyor tamam
      Ceza ona verilir.
      Buda tamam…
      Ama kalkıp ceza onun aile ve akrabasına verilirse,
      o zaman zulmün daha büyüğünü yapmış olursun.
      Biz toplum olarak islamın bu emrini dinlememenin halende sıkıntısını çekiyoruz.
      Kan davalarının arkasındaki zulmün sebebi de budur.
      Bu şekil bu zulmü yapan birinin kendini haklı bulmasının ihtimali yoktur.

      Hakikat nazarında sebeb-i adavet ve şerr olan fenalıklar, şerr ve toprak gibi kesiftir;
      başkasına sirâyet ve in’ikas etmemek gerektir.
      Başkası ondan ders alıp şerr işlese, o başka mes’eledir.

      Kesif şeylerin aks özelliği yoktur.
      Mesela nur aynadan aynaya aks eder ama toprak aynada aks eder.
      Başka aynaya aks etmez.
      Ancak başka ayna kesifin aks ettiği aynaya gelecek ona mukabil olacak ki
      ondada aks etsin.
      Fakat nur öyle değildir.
      Güneşden gelir aynaya aks eder aynadan başka aynaya veya karanlıklara aks eder oraları nurlandırır.
      Demek insanların kusurları toprak gibi kesifdir.
      Aks etmez etmemeli…
      Hem çirkin bir fiili kim sever ki alsın üzerinde taşısın.

      Muhabbetin esbabı olan iyilikler, muhabbet gibi nurdur;
      Sirâyet ve in’ikas etmek, şe’nidir.
      Ve ondandır ki; ‘Dostun dostu dosttur’ sözü, durub-ı emsal sırasına geçmiştir.
      Hem onun içindir ki; Bir göz hatırı için çok gözler sevilir sözü umumun lisanında gezer.
      İşte ey insafsız âdem!
      Hakikat böyle gördüğü halde, sevmediğin bir âdemin, sevimli masum bir kardeşine
      ve taallukatına adavet etmek;
      ne kadar hilaf-ı hakikat olduğunu hakikat-bîn isen anlarsın.

      Demek bir müslümanın kusurundan sebep ona küsmek zulüm olduğu gibi
      insafsızlık olduğu gibi ona olan tavrı onun akrabalarını da teşmil etmek ondan daha büyük bir zulümdür.
      Zira onun kalbinde iman ve islamiyet var.
      Hiçbir kusur müminin kalbindeki imandan ve islamiyetten daha büyük ve daha değerli değildir.
      Küsen adam küsmekle şunu diyor ki;
      Onun kusuru onun imanından büyük.
      Onun islamiyetinden değerlidir.
      Haşa Allaha sığınırız.

      Subhâneke lâ ılmelene illema allemtene inneke entel alîmul hakîm ve ahiru de’vehüm enilhamdülillahi rabbil âlemin, el fatiha

      21.30’da sohbet kanalında işlenen derstir…

      Muhabbet-i Bakiye

      #760039
      Anonim

        Allah razi olsun Ukbaa kardes, dun derse katilamamistim , buraya eklediginizi gorunce sevindim.
        Hacali abide bi turlu soylemek istemedi, dunki dersi kim isledi acaba? 🙂

        #760047
        Anonim

          Ecmain cümlemizden inşallah…
          Bu dünki ders değil abi daha önceki. Dünki dersi de bugün ya da yarın eklerim inş. Dersleri kaçırıyorsunuz bakıyorum da 😀
          Dünki dersi nurr abi yaptı.

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.