- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
25 Kasım 2009: 07:45 #658455
Anonim
Hayat, bakış açısından ibarettir.
Üzüntümüz de, sevincimiz de hayata baktığımız pencereye göre değişir.
Sahi, siz hayata hangi pencereden ve ne açıdan bakıyorsunuz?
Eğer mutlu değilseniz, hayata baktığınız pencereyi değiştiriniz.
Üzüntülerden kurtulamıyor ve sürekli sıkıntıların kıskacında eziliyorsanız, hayata bakış açınızı hemen değiştiriniz.
Tanıdığım öyle insanlar vardır ki, hayata daima olumsuzluk penceresinden bakar. Hep kötüyü, eksiği, bozuğu görürler. Böylece içlerinde, sürekli olumsuzluğu biriktirmiş olurlar.
Onlara göre herşey, her zaman kötüdür. Hayat felaketlere gebedir. İnsanlar gittikçe kötüleşmekte ve insanlıktan çıkmaktadır.
Her insanı bir kötülük odağı olarak gören böyle birinin, üzüntüden kurtulabilmesi ve mutluluğu yakalaması mümkün müdür?
Herkesten ve her şeyden daima kötülük bekleyen bir insanın, huzurlu olması imkânsızdır. Çünkü ona hiç kimseden zarar gelmese de, içindeki bu kötülük beklentisi ona kötülük olarak yeter de artar.
Aslında, “Herkes kötü” diyen kendi kötülüğünü göstermiş olmaz mı?
Beklentileri hep olumsuz olan, biraz da kendi iç dünyasını göstermiş olmaz mı?
Zira kötülüğü bekleyen, onun yapılabilir olduğunu düşünendir.
Kendisini hep iyiliğe ayarlamış olan, herkesi de kendisi gibi bilir. Bu sebeble de kötülük beklentisi sınırlıdır. Hatta her geceyi Kadir, her rastladığı kişiyi de Hızır sanır. Gördüğü düşü hayra yorar. İyilik ve güzellik yorumu mümkün oldukça, kötülüğü hayaline bile getirmez. Kötülere karşı bile, kötüleşmeyi asla düşünmez.
Kötülere sadece acır.
Onlara da yardıma hazırdır.
Dünyada kötü ve kötülük kalmasın diye hep duadadır.
Gözü, bardağın dolu yanındadır.
Olumluyu görür, anlatır…
Olumlu bakmak, uyumlu olmaktır.
Olumluyu gören, söyleyen, öven; olumlu halleri çoğaltandır.
İç dünyasındaki olumluluk hali, bakış açısını oluşturur. Zira “Güzel gören, güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır.”
Hayata olumluluk penceresinden bakan, hep iyi dileklerde bulunur. İyilik temennisi iyidir. Önce sahibini iyileştirir. Evvela dilek sahibinin içini iyileştirir. Bu sebepledir ki, iyilik dileyen iyilik bulur.
UNUTMA EKTİĞİNİ BİÇERSİN
Bir insanın başkalarına ciddi olarak dua etmesi için, onları önemsemesi ve sevmesi gerekir. Başkasını önemseyen ve seven bir gönül, sevilecek kıvamda bir insan olmuş demektir.
Bu gerçek bize gösteriyor ki, bu hayatta verdiğimizi alırız.
Sunduğumuz bize sunulur.
Ektiğimizi biçeriz.
Öteki için dilediğimiz şey, gelir bulur bizi…
Hazreti Mevlana der ki:
“Dağ bile, sesine ses verir.”
Ya insan…
Senin sesini, dileğini, duanı, sunduğun güzelliği sana yansıtmaz mı?* * *
Bu dünyada yapılmış olan ne iyilik kaybolur, ne de kötülük… İyilik de, kötülük de karşılığını mutlaka bulur. Bu yüzden atalarımız, “İyilik yap, denize at, balık bilmezse, Halık (Yaratıcı) bilir” demişlerdir.
Yine bu yüzden, karşılığını bulamadığımız iyiliklerden dolayı da üzülmeyiz. Çünkü her şeyi görüp gözeten Yüceler Yücesi Rabbimiz, ne kadar küçük de olsa, yapılan hiçbir şeyin karşılıksız kalmayacağını Kur’an’da bildiriyor.İYİLİKLER SAHİBİNİN KARŞISINA ÇIKAR
Yaptığımız iyilik, nerede, nasıl karşımıza çıkacaktır bilinmez.
Kurtulduğumuz tehlikelerden sonra söylenen şu cümle, bu açıdan çok anlamlıdır:
“–Verilmiş sadakanız varmış…”
Ancak bu sadaka, sadece fakire verilen para değildir. İhtiyaç sahibine sunulan bilgidir, sevgidir, maddi, ya da manevi bir yardımdır.
Gündemine başkasını alabilen, derdiyle dertlenebilen ve ona çözüm sunabilen bir yürek, sıkılmaz, üzülmez, mutsuz olmaz. Çünkü böyle bir yürek, geniştir, kocamandır.
Sadece “ben” diyenin bakış açısı dardır.
Çoğu zaman, kendi başınalığı, yalnızlığı ve kimsesizliği ile baş başa kalır.
Bu hakikati Atalarımız ne güzel ifade etmişler:
“–Peyniri yalnız yiyen, kendiri dişiyle çeker!”
Bencilliği sebebiyle böylesine yalnız kalanların, malı mülkü arttıkça yükü çoğalır, darlığı, daha da artar.
Bu sebeple dargınlaşır, kavgalaşır ve ruhca aşınır, nefisce de kalınlaşırlar. Yani üzüntünün ve can sıkıntısının kör kuyusuna düşer. .Vehbi Vakkasoğlu
25 Kasım 2009: 10:32 #760724Anonim
Allah razı olsun..şimdiden bayramınız mübarek olsun..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.