- Bu konu 7 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
18 Ocak 2010: 19:25 #659821
Anonim
Allah Rasulü buyurdu ki:Evveli”Bismillahirrahmanirrahim” ile başlayan dua red olunmaz.
okumaya veya herhangi bir işi yapmaya Yüce Yaratıcı’nın adıyla başlamak ,Allah tarafından Hz.Peygamberimiz (s.a.v) vahyedilmiş bir edep ve saygı kuralıdır.Bu kural ,ilk inen ayette olduğu gibi ittifakla kabul edilen “Yaratan Rabbinin adıyla oku .İnsanı yapışkan bir hücreden yaratan .Oku,Rabb’in sonsuz kerem sahibidir .Kalemle yazmayı öğretendir.İnsana bilmadiklerini öğretendir.”(Alak /1-5)ayetlerinde ifade edilmektedir.Yine bu ,Allah Teala’nın:”Evvel O’dur ,Ahir O,Zahir O’dur ,Batın O,O herşeyi bilir”(Hadid -34) beyanıyla vurgulanan temel islami ilkeyle uyum içindedir.Buna göre O,her varlığın varoluşunu kendisine borçlu olduğu ,her şeyin,her hadisenin başlangıcının O’ndan kaynaklandığı yegane kaynaktır.O halde her başlangıç ,her hareket ve her icraat O’nun adı ile olur .Bunun önemindendir ki Cenab-ı hakk Besmele’nin Kur’an-ı Kerim’in 113 suresinin başında ,denebilir ki bir anahtar olarak ,Bir surenin için de de başlı başına bir ayet olarak bulunmasına murad buyurmuştur…
Ohalde arkadaşlar siteye her girdiğimizde Besmeleyle başlayalım..
Bismillahirrahmanirrahim
Bismillahirrahmanirrahim
Bismillahirrahmanirrahimnot: bu konu varmı bulamadım eğer varsa birleştirelirmi? bulamadığım için açtım…
18 Ocak 2010: 20:09 #764852Anonim

Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisân-ı haliyle vird-i zebânıdır.
Devami icin muracat: Sözler:Birinci SözAllah razi olsun mubarek…
19 Ocak 2010: 06:49 #764867Anonim
19 Ocak 2010: 07:57 #764878Anonim
İbn-i Abbas (Radıyallahu Anh) dan rivayet edilmiştir.
“O (Besmele) Allah (Celle Celalühu)’ın isimlerinden bir isimdir. O’nunla Allah’ın (Celle Celalühu) en büyük ismi (İsmi Azam) arasında ancak, gözün siyahıyla beyazı arasındaki kadar yakınlık vardır.” (3)
İbn-i Mesut (Radıyallahu Anh)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilir.
“Her kim, Allah (Celle Celalühu) ‘ın ondokuz zebanisinden kendisini kurtarmak istiyorsa, Besmele okusun ki, Allah (Celle Celalühu) onun için Besmele’nin her bir harfinden ondokuz meleğin her birine kalkan yapsın.” (4)
Safvan İbn-i; Şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir. Cinler insanların eşya ve elbiselerini kullanırlar. Sizden hanginiz bir elbise alır veya koyarsa Besmele çeksin zira Allah’ın (Celle Celalühu) ismi mühürdür.” (5)
İbn-i Mesud (Radıyallahu Anh)’dan rivayet olundu ki, Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: (6)
Hz.Enes (Radıyallahu Anh) dan rivayete göre Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu.
“Her kim, kendisinde Besmele bulunan bir kağıdı çiğnenmesin diye, tazimen (hürmetle) yerden kaldırırsa, Allah’ın(Celle Celalühu) indinde Sıddıklar (en doğru kullar)’dan sayılır. Ve anne babası kafirde olsalar azapları hafifletilir.” (7)
Zikrolunan Hadis-i Şerif’lerden de anlaşılıyor ki Besmele’nin faliyeti, esrarı, hikmeti çok büyüktür. Onu terketmek akıl karı değildir. Besmele İslam’ın bir sembolü, her iyiliğin anahtarı ve Allah’ın kullarına bir ihsanıdır.
” Her işe başlamalı BİSMİLLAH ile,
Asla zor gelmesin İSMULLAH dile,
Allahın (Celle Celalühu) elçisi RUHULLAH bile,
Vahiy öncesinde derdi BİSMİLLAH.”
19 Ocak 2010: 08:15 #764879Anonim
Allah razı olsun arkadaşlar
Bismillahirrahmanirrahim
Bismillahirrahmanirrahim
Bismillahirrahmanirrahim19 Ocak 2010: 11:12 #764898Anonim
“Bismillah” her hayrın başıdır! Biz dahi ondan başlarız.Bil ey nefsim!Şu mübarek kelime ,İslam nişanı olduğu gibi ,bütün mevcudatın lisanı hal ile vird zebanıdır.
“Bismillah” ne biyik tükenmez bir kuvvet ,ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsili hikayeciğe bak dinle….Şöyle ki:
Bedevi Arap çöllerinde seyahat eden adama gerktir ki,bir kabile reisinin ismini alsın ve himayesine girsin.Ta ,şakilerin şerrinden kurtulup hacatını tedarik edebilsin.Yoksa tek başıyla hadsiz düşman ve ihtiyacına karşı perişan olacaktır.
İşte böyle bir seyahat için iki adam sahraya çıkıp gidiyorlar.Onlardan birirsi mütevazi idi,diğeri mağrur.Mütevazii,bir reisin ismini aldı,Mağrur almadı….Anlanı her yerde selametle gezdi.Bir Katıü’t-tarika rast gelse ,der:”Ben filan reisin ismiyle gezerim”Şaki def olur,ilişemez.Bir çadıra girse,o nam ile hürmet görür.Öteki mağrur,Bütün seyahatinde öyle balalar çeker ki,tarif edilemez.Daima titrer,daima dilencilik ederdi.Hem zelil,hem rezil oldu.
İşte ey mağrur nefsim!Sen o seyyahsın.Şu dünya ise,bir çöldür.Aczin ve fakrın hadsizdir.Düşmanın,hacatın.Madem öyledir;şu sahranın Malik-i Ebedi’si ve Hakim-i Ezelisi’nin ismini al…Ta ,bütün kainatın dilenciliğinden ve her hadisatın karşısında titremeden kurtulasın
(RİSALE NUR KÜLLİYATINDAN —BİRİNCİ SÖZ)19 Ocak 2010: 14:03 #764900Anonim
Risâle-i Nur’un ilk eseri Sözler’dir. Hatta Risâle-i Nur bir ölçüde Sözler olarak da tanınır. Sözler’in ise ilk bölümü Besmele’ye dairdir. Nasıl ki Kur’ân Besmele ile başlar, onun hakikatli bir tefsiri olan Risâle-i Nur da Birinci Söz’de Besmele’nin sırlarını açıklayarak başlar.
İşte Besmele’ye ait Birinci Söz’ün ilk paragrafı:
“Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisân-ı haliyle vird-i zebânıdır. Bismillâh ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsilî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki:”
Bu birkaç cümleden teşekkül eden küçük paragrafta derin mânâlar ve sırlar gizli. Anlayabildiklerimizi sizlere takdim etmeden önce bu paragrafta sorulması gereken bazı soruları dile getirelim.
Evet, bu noktada 10 sual sorulabilir:1- Bismillah nasıl her hayrın başı olur? Hayır ne demektir? Hayrın ölçüsü ne?
2- Bu kelimenin İslâm nişanı olduğunu nasıl anlarız?
3- Varlıklar yerine niçin “mevcudat” kelimesi kullanılmış? Varlık ile mevcudat arasında ne fark var?
4- Lisan-ı hal ne demektir?
5- Hal dili nasıl vird-i zeban olur?
6- Vird-i zeban olduğunu nasıl anlarız?
7- Nasıl bir tükenmez kuvvet?
8- Nasıl bir bitmeyen bereket?
9- Niçin temsil yolu seçiliyor? Direkt hakikate geçmekte ne sakınca var?
10- “Şu temsilî hikâyeciğe bak” ifadesinde niçin doğrudan ‘şu hikâyeyi dinle’ değil de, ‘temsilî hikâyecik’ denilmiş? Burada “temsilî” kelimesi neyi ifade ediyor?Bu sualler farklı şekillerde sorulabilir elbette ki. Şimdi elimizden geldiği ölçüde hem suallerin cevaplarını arayalım, hem de paragraftan anladıklarımızı ifade etmeye çalışalım.
Bu paragrafın düğümü “Bismillah her hayrın başıdır” cümlesinde saklı gibi gözüküyor. Bu sebeple devam eden satırların doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için bu cümledeki düğümün açılması gerekiyor. Zira Bismillah ile hayır arasındaki sıkı bağ, bir nur gibi diğer cümleler üzerinde aydınlatıcı bir görev yapacak.
İlk sorudan başlayalım.
Evet, “Bismillah nasıl her hayrın başı olur?”
Bu suâlin cevabı için öncelikle “hayrın ne olduğunun” açıklanmasına ihtiyaç var.
Sahi nedir hayır?
Hemen, “iyi, güzel, faydalı şeylere hayır diyebiliriz” diye aklımıza gelir.
Bir ölçüde doğrudur da bu tanımlama. Ama iyinin, güzelin, faydalının ölçüsünü nasıl koyacağız? Neye göre iyi, güzel ve faydalı diyeceğiz? Şayet bu ölçüyü kişi kendisi koyacaksa o zaman karşımıza insanlar sayısınca farklı bir tanımlamaların çıkacağı muhakkaktır. Hatta kişi kendisine faydalı zannettiği bir şeye iyi ve güzel diyebilecektir.
Yakın zamanlarda medyadan bir zat çıktı, “Şarap kanı sulandırıyor, kalp krizini önlüyor, öyle ise az miktarda şarap içmeye devam etmek insan için faydalıdır” diye bir fikir öne sürdü. Bakıyorsunuz söyledikleri bir ölçüde doğru, yani şarap kanı sulandırıyor.
Şimdi bu kişiye göre şarap içmek hayır mı olacak? Ya da bu kişi eline şarap kadehini alıp “Bismillah diye” içmeye başlarsa hayır mı kazanmış olacak?
Elbette ki böyle bir durum kişiyi sadece gülünç ve maskara durumuna düşürecektir.
Peki hayır nedir?
Güzelin, iyinin, faydalının ölçüsünü nasıl tayin edeceğiz?
Bu ve benzeri suallerin cevabı 21. Söz’de verilmiş.
“Ammâ mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat derler ki: ‘Cenâb-ı Hak bir şeye emreder, sonra hasen olur; nehyeder, sonra kabih olur.’ Demek, emir ile, güzellik; nehiy ile, çirkinlik tahakkuk eder.”
İşte hayrın cevabı bu: “Cenâb-ı Hak bir şeyi emreder, o hayır ve güzel olur. Bir şeyi de nehyeder, yasaklar o da şer ve çirkin olur.” Demek ki hayrın ölçüsü Cenâb-ı Hakkın emrine bakar. Allah’ın emri ile güzellik ve hayır tahakkuk eder. O’nun razı olduğu bir işi işlerseniz hayır hükmüne geçer. Yoksa kişi kendine göre bir hayır ölçüsü tanımlamaya kalkışırsa iş karışır. Hayrın hayır olabilmesi için Allah’ın emri şart.
İşte bu noktada “Bismillah her hayrın başı olur.”
Yani Allah’ın emrettiği, Allah’ın emri ve rızası dahilinde olan bir işe Bismillah ile başlarsanız, O Yüce Yaratıcının ismi ile başlarsanız, adeta o işin tahakkuku için O’nu vekil tayin ederseniz o zaman o iş hayır olur. Ve o zaman Bismillah her hayrın başı olur.
Yoksa Allah’ın rızası dahilinde olmayan bir işe “Bismillah diye” başlamak, kişiye asla bir hayır kazandırmaz. Veya Allah’ın emrettiği bir işe “Bismillah” demeden başlamak da hayrı ve iyiliği netice vermez. Ancak ki Allah’ın emrettiği bir işe Bismillah diye başlarsanız o zaman hayır ve güzellik meydana gelmiş olur.
Bismillah ile hayır arasındaki bu parlak nur, diğer cümleleri de aydınlatacak.
Bismillah “İslâm nişanıdır”
Nişan bir belirtidir, bir göstergedir, bir alâmettir, bir tanımdır, bir sözdür, bir bayraktır. Bismillah doğrudan İslâmı, imanı, Müslüman’ı tanımlar, teşhis ve tesbit eder. Bismillah diyen İslâm’dır. Bismillah diyen Müslüman’dır. Kişi Bismillah diyerek, işine gücüne Allah’ın adıyla başlayarak, “Kur’ân ve Sünnette emredilen şeyleri yapacağım” diye söz verir. Yine kişi Bismillah diyerek “göğsüne iman madalyasını, İslâm madalyasını takar.”
Nasıl ki insan lisan-ı kal ile Bismillah diyerek İslâm nişanını beyan eder, aynen öyle de bütün mevcudât da hâl dili ile aynı mübarek kelimeyi söylemeye devam eder.
Mevcudat kelimesi özellikle seçilmiş. Burada “varlıklar” kelimesi de kullanılabilirdi. Ama varlıklar kelimesi zahiren mevcudât kelimesi ile aynı anlamı taşıyor gibi görünse de, hakikatte arasında tam zıt bir anlam vardır. Zira “mevcudat” kelimesi Cenâb-ı Hakkın Mucid ismine, icad eden, yaratan ismine istinat ederken, varlık kelimesi ruhsuz, hissiz, başıboş bir mânâ meydana getiriyor.
İşte zerrelerden güneşlere kadar bütün mevcudat, Cenâb-ı Hakkın emrini yerine getirerek, Allah’ın emrine sonsuz bir itaatle itaat ederek, Allah’ın isim ve sıfatlarını âleme ilân ederek O’nun adına, O’nun ismiyle, O’nun hesabıyla hareket ettiklerini gösteriyorlar. Yani mevcudat lisan-ı hâli ile Bismillah diyor. İşte bütün mevcudat lisan-ı hâli ile Bismillah dediği için fiillerinin neticesi de hayır oluyor. Çünkü lisan-ı halde Allah’ın emri tahakkuk ediyor.
Aylar, yıldızlar, güneşler, dünyalar, denizler, ırmaklar, ovalar, nehirler, bitkiler, hayvanlar, insanlar velhâsıl görünen ve görünmeyen bütün mahlûkat doğrudan Allah’ın emrini yerine getirdikleri için lisan-ı halleri ve lisan-ı kalleri ile Bismillah diyorlar. Kâinatın mevcudatı azim bir zikir meclisi şeklinde Bismillah’ı vird-i zeban şeklinde söylüyorlar, mütemadiyen, devamlı Bismillah diyorlar. Vird-i zeban sürekli söylenen bir duâ ise, bu, kâinatın bütün mevcudatında net olarak gözüküyor.
İşte O’nun adıyla işine başlayan, Bismillah diyerek kâinatın içindeki yerini alan bir kişi elbette ki sonsuz bir güce istinat edecek, bitmez ve tükenmez bir bereket kaynağı bulacaktır. Zira kuvvetin, bereketin ve nimetin kaynağı ve yaratıcısı Allah’tır. Bismillah diyerek sonsuz güç ve kuvvet ve bereket sahibini, iş ve fiilinize vekil tayin etmiş oluyorsunuz. Vekiliniz Allah olduktan sonra başka vekillere ne ihtiyaç var? İşte halis bir iman ve tehvid. Sırrı da Besmele’de saklı.
Madem bütün kâinat Bismillah der, Bir’inin adına hareket eder, o Bir’i anlatır, öyle ise bu hakikatin temsilî bir hikâye ile açıklanması, zihinlere yaklaştırılması gerekir. Burada esas olan hikâyenin kendisi değil, temsil ettiği hakikattir. Bu sebepledir ki, temsilî hikâyecik denmiş. “Temsilî” kelimesi içinde mânâ-yı harfî gibi anlam vardır. Zaten bu tür “temsilî hikâyeciklerle” hakikatlerin açıklanması tarz ve yöntemine Risâle-i Nur’da çok sık rastlanır.20 Ocak 2010: 09:00 #764941Anonim
ben de güne besmele-i şerif ile başlıyorum
Bismillahirrahmanirrahim
Bismillahirrahmanirrahim
Bismillahirrahmanirrahim
sizleri de bekliyorum tevhid ailesi ……
20 Ocak 2010: 09:02 #764944Anonim

ALLAH(C.C.) Razı Olsun. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.