• Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #660392
    Anonim
      oku.jpg

      Kırılan şeyin önemine göre, kırmanın tehlike ve sorumluluk boyutları da artar, yükselir ve derinleşir.

      Bir sürahiyi kırmışsanız birkaç lira ödemekle bu zararı telâfi edebilirsiniz. Ağacın bir dalını kırmışsanız onun onarılması için koca bir kâinatın seferber olmasına, ağacın kökünden gövdesine, havaya, suya, güneşe kadar çok şeyin bu konuda bir şeyler yapmasına ihtiyaç duyulur.

      Ağacın dalını değil de bir insanın kolunu koparmışsanız, böyle yüz kâinat bir araya gelse bu yaranın kapanması, bu zararın telâfisi artık mümkün değildir. Bu cürmün cezası da ona göre büyük olacaktır.

      Nur Külliyatı’nda “Beden ruhun hanesidir” buyrulur. Bir kolu koparmak o hanenin bir bölümünü yıkmak demektir. O hanede görev yapan ruh, bu yıkımdan son derece et-kilenir, üzülür ve yapacağı birçok işlerin yarım kalması yahut noksan olması yönüyle de manen zarara uğrar.
      En büyük yıkım, o hanede misafir olan ruha verilen zararlarda kendini gösterir.

      Kalp kırmak, baş yarmaya benzemez. Birincisinde bizzat hane sahibine zarar verilmektedir, ikincisinde ise haneye. Bu tıpkı, bir evin camlarını kırmakla, o evde oturanın gözlerini kör etmek arasındaki fark gibidir. Bu ikinci yıkım, çok büyüktür; sorumluluğu ve cezası da ona göredir.

      Prof. Dr. Alaaddin Başar
      ELİF-Yeniasya
      06.02.2010

      #766076
      Anonim
        Allah razı olsun abim. Güzel konuyo deyinmişsiniz..
        #780378
        Anonim

          Amin, ecmain olsun inşallah.

          #780382
          Anonim

            İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
            Kalb, Allahü teâlânın komşusudur. Allahü teâlâya kalbin yakın olduğu kadar hiçbir şey yakın değildir. Mümin olsun, asi olsun, hiçbir insanın kalbini incitmemelidir. Çünkü, asi olan komşuyu da korumak lazımdır. Sakınınız, sakınınız, kalb kırmaktan pek sakınınız! Allahü teâlâyı en ziyade inciten küfürden sonra, kalb kırmak gibi büyük günah yoktur. Çünkü, Allahü teâlâya ulaşan şeylerin en yakın olanı kalbdir. İnsanların hepsi, Allahü teâlânın köleleridir. Herhangi bir kimsenin kölesi dövülür, incitilirse, onun efendisi elbette gücenir. Her şeyin biricik Maliki, sahibi olan efendinin şanını, büyüklüğünü düşünmelidir. Onun mahlukları, ancak izin verdiği, emir eylediği kadar kullanılabilir. İzni ile kullanmak, onları incitmek olmaz. Hatta, onun emrini yapmak olur.

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.