• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #661271
    Anonim

      Bismillâhirrahmânirrahîm,

      إِنَّ الصَّلاَةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَّوْقُوتًا
      Şüphesiz namaz, müminler üzerine belli vakitler için farz olarak yazılmıştır. (Nisâ Sûresi: 103.)

      Bir zaman sinnen, cismen, rütbeten büyük bir âdem bana dedi:

      İleri yaşlarda, dünyaca makamı yuksek bir adamdır Üstada diyen;

      Namaz iyidir. Fakat hergün hergün beşer defa kılmak çoktur. Bitmediğinden usanç veriyor. O zâtın o sözünden hayli zaman geçtikten sonra, nefsimi dinledim. İşittim ki, aynı sözleri söylüyor ve ona baktım gördüm ki; tenbellik kulağıyla şeytandan aynı dersi alıyor.

      Evet, fitnenin ustadı şeytandır.

      Nefs-i emmaremiz ise şeytanın dersini dinler bir özelliktedir. Bilmeliyiz ki, bizdeki nefs-i emmare her an şeytanın dersini dinler ve kabul eder.

      Nefis, kabulünü; hissi tarafdarlık olarak gösterir. Eğer iman ve şuur zayıf ise; kalb nefse mağlub olur, en birinci yardımcısı olan aklı, nefse kaptırır.

      Akıl ise kim güçlü ise ona tâbî çalışır. Nefs güçlü ise nefse tâbî çalışır; kalb güçlü ise kalbe tâbî olarak çalışır.

      Kalbin ciddi elamanlarından biri hayal dairesidir. Hayal dairesi de akıl gibi, kim güçlü ise ona tâbî olarak çalışır.

      O yaşı makamı büyük adam ne demişti; namaz iyidir fakat hergün hergün beşer defa kılmak çoktur, bitmediğinden usanç veriyor. Hergün beş defa namaz kılmak; kalbe, ruha, cisme ve sair latifeler ağır değil, hafif olduğu halde; namaz iyidir dedikden sonra beş dafa kılmak çoktur demek; Allah ve resulunun emir ve takdirini tenkid etmek, beğenmemek, itiraz etmek gibi manalara çıkar.

      Bu manalarla itiraz, şeytanın niyetinde vardır; ama insan, aklen değil nefsen tenbellik ve usanmak cihetinde, buna taraftar olduğundan, kabul eder; çoğu kendini mazur görmek için türlü türlü bahaneler uretirler. İşim çok, çok çalışyorum, yoruluyorum, çalışmakda ibadettir gibi yaklaşımları, hissiyatlarına itaat eden akıllarıyla yapar.

      O vakit anladım: O zât o sözü, bütün nüfus-ı emmarenin namına söylemiş gibidir veya söylettirilmiştir.

      Evet, o sözü şeytan ders verdi; nefs-i emmare taraftar oldu, istedi; akıl kelimeleri buldu; dil de tercüman oldu.

      b457.gif

      el Fatiha

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.