- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
23 Mart 2010: 19:11 #661664
Anonim
Kendisini dokuz ay karninda, iki yil bagrinda, bir ömür boyu kalbinde sevgisini tasiyan anaya, parmagina tas degse gönlü sizlayan babaya, basina bir sikinti gelse, yardima kosan akrabaya, sefkat duyar insan..
Evlilik mahsulü meydana gelen yavru ana ve babasinin birbirine duydugu sevginin eseridir. Evladin dünyaya gelisine sebep olan mahalle ana rahme, ana rahminden dogan kisiler arasindaki yakinliga; sila-i rahim denmistir.
Allah ve Rasülünden sonra, rahm-i mader’den dünyaya gelisimize sebep olan, ana ve babaya itaatle, yakin akrabayi gözetmekle, bütün insanliga “rahim” davranmakla emrolunduk Kitab-i Hakim’de…
“Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir seyi ortak etmeyin, ana-babaya da iyilik edin, yakinlara, yetimlere, düskünlere, yakin komsuya, uzak komsuya, yakin akrabaya, yolcuya ve sag elinizin sahip olduklarina kölelere iyilik edin”. Allah kendini begenip, böbürlenenleri elbette sevmez.1
Bir intizam içinde seyreden gökcisimleri ve yildizlar, birbirini sevgiyle tutmasa, günes ay’dan isigini esirgeyip sefkatle bakmasa, alemde düzen mi kalir?
Topraga küsüp, yönünü çevirse günes nebat mi biter yerde?
“O’dur ki; rahmetinin önünde, rüzgâri müjdeci olarak gönderir. Nihayet bunlar, agir yüklü bulutlar yüklendiginde, biz onu, ölü bir memlekete gönderir, su indirir, onunla her türlü mahsulleri yetistiririz. Iste ölüleri de böylece çikaririz. Tâ ki iyice düsünüp ibret alasiniz.”2
Semavat ve arz, halk olunan bütün mahluk, sevgisinin, sefkatin, engin rahmetin eseri degil mi?
“Sen olmasaydin, sen olmasaydin âlemleri yaratmazdim” buyurulan Fahr-i Kâinât, Hülasa-i Mevcudât Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya duyulan sevgi, yaratilis sebebidir âlemin…
Kâinatin olusumu bile, sevgi ve rahmettir. Hadis-i Kudsî’de bir mânâya göre; “Taninmayi sevdim de, âlemi halk ettim” buyurur Cenâb-i Hakk..
“Rahmetim ise her seyi kapsami içine almistir.”3
Öyle ise bu azab niçin? Rahmet Allah’in zatinin geregi, azab ise kullarinin günahlarinin icabidir.4
Cehennemi gezen Yunus Emre, malik’e “Hani burada yanan ates” dediginde Cehennemin kapicisi malik: “Ya Yunus! Burada herkes kendi atesine yanar. Zaniler zina atesine, caniler cinayet atesine, hainler hiyanet atesine, asiler isyan atesine yanar.”
Allah’in umumi rahmetinden herkes nasibini alir. Iblis bile, önceleri Cennette yasamis ve “Bana mühlet ver” dilegi dahi yerine getirilmistir.
“Ey Muhammed! Biz seni bütün mahlukat için, sadece bir rahmet olarak gönderdik.” 5 ayet-i celilesi nazil olunca, Iblis “Yâ Rab! Habibini alemlere rahmet olarak göndermissen, ben de bu alemdenim, ben de nasibimi isterim.” deyince Hâlik-i Zülcelâl, Hazreti Âdem’den beri bir melek tarafindan kendisine vurulan kamçi cezasini kaldirdi.6
Mahser meydaninda terlere batan asilerin, “Bizi bu ter deryasindan kurtar da, cehennemine at” diyen kafirlerin hesabinin tez görülmesi de rahmet olmustur kafirlere.
Dogumunda Efendimiz (s.a.v)’in, “Sevbiye” hatunu hürriyetine kavusturan Ebu Leheb’in, bu suursuzca hareketinin neticesinde bir pazartesi parmagindan fiskiran sulari emerek, kabrinde rahata ermesi de rahmettendir…
“Sefaatim; ümmetimin günahkârlari üzerinedir.” Hadis-i Serifi ile bizim gibi günahkârlara rahmettir Efendimiz (s.a.v)…
“Ben sadece bir rahmet ve hidayet rehberiyim (peygamberiyim) 7
“Ne olur müsriklere beddua edin” denince Efendimiz (s.a.v): “Süphesiz ben çok lanet edici olarak gönderilmedim, ancak rahmet edici olarak gönderildim.”
Allah (c.c); rahmeti yüz parça kilmis; doksan dokuzunu kendi yaninda tutup, bir cüzünü yeryüzüne indirmistir. Bütün halk, mahlukat bir cüz sayesinde, birbirlerine merhamet ederler. Hatta yavrusunu incitme korkusuyla, kisragin ayaga kaldirmasi bu rahmetin eseridir.8
Her varlik, Bab-i Rahman’a kosar. Bizi bagrina basan, oksayip öpen, rahmeti ile rahim Mevlâ’nin arindirip temizleyen Beytullah’a, her gün inen yüz yirmi rahmetin; altmisi namaz kilanlara, kirki tavaf edenlere, yirmisi de nazar edenlere” buyurulan “Baba Ocagi”na kosariz hep…
“Vucud-u Saadetlerini, saran topragin Kabe’den semadan, Beytü’l Mamur’dan, Sidre-i Munteha’dan, Ars-i Azam’dan da daha kiymetli olan Kabr-i Serif’lerini ziyaretle Ebu’l Beser Rasulü Ekrem’in “Ana kucagi”na atiliriz hep…
“Ilmi ile amil olan alimin, yüzüne bakmak ibadettir.” Hadis-i Serifi ile övgüye mazhar önderlerin dergahina da Habibullah’in ve Zat-i Ecellu A’la’nin muhabbetine erismek için esigine bas koyariz hep… Evveli rahmet, ortasi magfiret, ahiri cehennemden azad olan, rahmet ayi Ramazan-i Serif’te, ilahi harmanin taneleri gibi yikanip temizlenelim.
Ali ramazan dinç (k.s.)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.