• Bu konu 5 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
  • Yazar
    Yazılar
  • #661746
    Anonim

      merhaba dostlar,
      cumartesi günü gittiğim risale sohbetinde sünneti yaşamamız gerekli olduğunu sünnetin içtimai hayatımızı düzenlendiği belirtildi.
      ben bugüne kadar herhangi bir hadis dersi almadım.
      lütfen bana yardımcı olur musunuz nasıl yaşanılır sünnet.
      kendime bi ara camiüs sağir almıştım ama orada da her çeşit hadis var.
      nasıl yaşayabilirim. bunun bi kursu bi medresesi bi dersi var mı?
      yardımcı olursanız kardeşler duacınız olurum.

      anarkh

      #768873
      Anonim

        @anarkh 187687 wrote:

        merhaba dostlar,
        cumartesi günü gittiğim risale sohbetinde sünneti yaşamamız gerekli olduğunu sünnetin içtimai hayatımızı düzenlendiği belirtildi.
        ben bugüne kadar herhangi bir hadis dersi almadım.
        lütfen bana yardımcı olur musunuz nasıl yaşanılır sünnet.
        kendime bi ara camiüs sağir almıştım ama orada da her çeşit hadis var.
        nasıl yaşayabilirim. bunun bi kursu bi medresesi bi dersi var mı?
        yardımcı olursanız kardeşler duacınız olurum.

        anarkh

        ve aleykum selam ve rahmetullah anarkh kardes ,

        sünneti yasayabilmemiz öncelikle bu kelimenin anlamindan basliyalim :
        Lugat manâsı itibariyle, “gidişat, -iyi ya da kötü- takip edilen yol” demektir.

        Akabinde , bu kelimeyi usulculer fikih alimleri farkli tarif etmislerdir.
        “Rasûlullah’dan (sav) söz, fiil ve takrir olarak sâdır olan her şeydir.” Yani, Rasûlullah Efendimiz’in (sav) sözleri, davranışları ve ashâbında görüp de menetmediği, veya sükûtla tasvib buyurduğu hareketlerdir

        Fikih alimleri ise ; “sünnete bid’at mukabilinde ve teşrie, yani farza, vacibe, harama esas teşkil etmesi “açısından bakarlar.

        Daha sonraları, Efendimiz’e (sav) nisbet edilen her söz, fiil ve takrire hadîs denmiştir. İbn Hacer: “Şeriat örfünde hadîsden maksat, Efendimiz (sav)’e isnat edilen her şeydir” der

        Kisaca ; SÜNNET-İ SENİYYE : Peygamberimizin (a.s.m.) sözlerine, emirlerine ve hareketlerine dâir en yüksek ve kıymetli haller, tavırlar, hareket düsturları.

        Risalei nurda geçen su pasaji okumanizi tavsiye ederim :
        http://www.risaleforum.net/risale-i-nur-sohbetleri/22613-onbirinci-lema-sunneti-seniyye/

        Sünneti seniyye içtimati(sosyal) hayatimizi düzenler ; bir ise besmele ile baslamak, selam vermek, tebessum etmek, hediyelesmek, koku surmek, cömertlik, hasta akraba ziyareti, silai rahim vs…., hepsi Resulu Zisan efendimizin kiymetli hareketleri ve tavirlaridir.

        Kisi bunlari bilinçli yapinca sevap kazanir, ve sünneti seniyye ye uyan ictimai hayatini duzene sokar.

        “Allah Resûlü, hayât-ı seniyyelerinde, kendine itaat etmeyi ve sünnetine uymayı dinin bir parçası sayıyor; söylediği her sözün arkadan gelecek nesillere ulaştırılmasına teşvikte bulunuyor.. hatta ashâbına uzak yerlerden hadîs dinlemeye gelenlere mülâyim ve yumuşak davranmayı emrediyor ve söylediği sözlerin mutlaka dinlenip-bellenmesi için tahşîdât yapıyor.. muhataplarının anlayıp ezberlemelerine yardımcı olmak için yerinde konuştuğu şeyleri birkaç defa tekrar ediyor ve yerinde de mübarek sözlerinin kaydedilmesini tavsiye buyuruyorlardı”

        #768874
        Anonim

          Gunluk Hayatta Sunneti seniyye

          . Hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak.

          2. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.

          3. Yemeğe besmele ile başlamak, Allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.

          4. Yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.

          5. Yerde bir sofra bezinin üstünde yemek. İhtiyaç olduğu takdirde masada da yenilebilir.

          6. Yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak.

          7. Acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.

          8. Tabağa az yemek koydurtup artık bırakmamak.

          9. Sofrada sağ dizi dikip, sol dizi yere yatırmak.

          10. Saf ipek ve saf altın ümmet-i Muhammed’in erkeklerine haram kılınmıştır.

          11. Selamı yaymak. Selam, kelamdan önce gelir.

          12. Eve girince ilk söz ev halkına selam vermek olmalıdır.

          13. Selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak.

          14. Musafaha ile birlikte, hürmet, samimiyet ve şefkate vesile olan kucaklaşmalar yapılabilir. Süfli hisleri uyandıracak sarılmalar caiz değildir.

          15. Musafahada önce eli uzatan çekmelidir. Biz çekersek buluşmadan memnuniyetsizlik manası çıkabilir.

          16. İlmiyle amil din adamları ile adil devlet başkanlarının eli öpülür, beşeri hisleri yok olmuş yaşlı hanımlara selam verilebilir, gerekirse eli de öpülebilir. Yeter ki fitneye sebep olmasın.

          17. Hediyeleşmek ve gelen hediyeye aynıyla veya daha güzeliyle karşılık vermek.

          18. Az gülmek, gülünce kahkaha ile değil, tebessüm ederek gülmek. Mütebessim olmak.

          19. Çoğu zaman susmak, tefekkür etmek, ihtiyaç olunca konuşmak.

          20. Tane tane, orta bir ses tonuyla konuşmak. Çok mühim şeyleri üç defa tekrar etmek.

          21. Konuşmaya Allah’ın adıyla başlamak ve Allah’ın adıyla bitirmek.

          22. Nefsi ve dünyalık bir şey için öfkelenmemek. Bir hak zayi olduğunda ve uhrevi meselelerde, Allah ve din hakkı için öfkelenmek.

          23. Doğru sözle şaka ve mizah yapmak.

          24. Boş işler (malayani) ile iştigal etmemek.

          25. Uyku için yatınca önce sağ tarafına yatmak, sağ yanağını sağ avucunun içine koymak ve o günün muhasebesini yapmak.

          26. Yüzükoyun yatmamak.

          27. Yatağa girdiğinde avuçları açık olarak birleştirerek İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyup avucunun içine üfleyip sonra bütün vücudunu sıvazlamak, bunu üç defa tekrarlamak.

          28. Beyaz giymek.

          29. Mest giymek.

          30. Ayakkabı giyerken önce sağdan başlamak, çıkarırken de önce soldan çıkarmak.

          31. Takke ve sarıkla başı kapatıp namazı öyle kılmak.

          32. Soğan ve sarımsak kokusuyla mescid ve meclislere yaklaşmamak.

          33. Üzerinde kudsi kelimeler ve ayetler yazılı eşya ile tuvalet ve pis yerlere girmemek.

          34. Misafire elinde bulunandan ikramda bulunmak. Misafir ve ziyaretçileri temiz bir kılık kıyafetle karşılamalı.

          35. Aksırınca sesi az yükseltip, “Elhamdülillah” demek. Böyle diyene de “Yerhamükellah” demek. Bize dediklerinde “Yehdina ve yehdikümüllah” diye cevap vermek. Bu üçe kadar böyle mukabele şeklinde devam edebilir. Üç defadan fazla aksıran olursa, nezleden aksırmıştır ve mukabele gerekmez.

          36. Esnemeyi mümkün olduğu kadar gizlemek. Ağzı elle kapayarak gidermeye gayret etmek. Namazda iken esneme gelirse, ayakta ise sağ elin, diğer hallerde ise sol elin tersi ile ağzı kapatmak münasip olur.

          37. Davete icabet ve hediyeyi kabul etmek.

          38. Kapıyı üç defa vurmak, cevap verilmezse geri dönüp gitmek. “Kim o?” diye sorulduğunda, “Benim.” dememek, kendimizi açık bir şekilde tanıtmak, maksadımızı belirtmek. Kapının tam karşısında durup içeriyi gözleme durumunda bulunmamak. Biraz kenarda durarak, ailedeki mahremiyeti görmekten içtinap etmek.

          39. Ayakta bevletmemek. Tuvalette idrar saçıntısından, korunmak. Hadiste kabir azabının çoğunun idrar saçıntısından ileri geldiği bildirilmiştir. Tuvalete ihtiyaç için oturduğu vakit ön ve arkanın kıbleye karşı dönük olmaması gerekir.40. Banyo yapılan yere bevletmemek. Çünkü vesvesenin çoğu bundandır.

          41. İnsanların istifade ettiği gölgeliklere, yol ve yol kenarlarına, çeşme ve pınarlara bevletmemek, pisletmemek ve de tükürmemek. Hadiste, bunu yapanların lanetlenmesinden korkulacağı bildirilmiştir.

          42. Kasık ve koltuk altı temizliğine titizlik göstermek. Buralardan ayrılan parçalar temizken ayrılmasına da dikkat etmeli ve cünüp iken buraları tıraş etmemelidir. Bu tür temizlik caiz olsa da sünnete uygun değildir.

          43. Büyük ve umumi banyolarda tesettürle yıkanmalı, peştamal kullanılmalı.

          44. Mümkünse her abdest alışta misvak (fırça) kullanmak.

          Diyanet İşleri Başkanlığının neşrettiği misvak hadisi tercümesinde şöyle bir hüküm mevcuttur: “Misvaktan kasıt dişlerin temizlenmesi, ağız içindeki kötü kokunun giderilmesi ve mikropların yok edilmesidir. Bunu temin eden Erek ağacından başka fırçalar da varsa, o da misvak yerini tutar.”

          45. Emin ve muttaki insanlarla istişare etmek, neticedeki karara tevekkülle uymak.

          46. Cömertlik. “Cömert Allah’a yakın, cimri ise Allah’a uzaktır. Cömertlik kökü cennette olan bir ağacın dünyaya sarkmış dalıdır. Kim o dala tutunursa o dal onu cennete çeker.”

          47. Çok tefekkür etmek. “Tefekkür gafleti izale eder. Ölümü tefekkür etmek fani lezzetleri acılaştırır. Eşyanın üzerindeki fena damgasını gösterir.”

          48. Borçlanmalarda durumu yazıyla veya bir şahitle tevsik etmek. Böyle bir tedbir asla itimatsızlık sayılmaz. Anlaşmalarda değişik tevil ve tefsirlere yol açacak boşluklar bırakılmamalıdır. Durumu net olarak tespit etmek lazımdır.

          49. Bir yakını vefat eden Müslüman kardeşini teselli ederek taziyede bulunmak. “Allah merhuma rahmet etsin.” şeklinde dua yapılır. Taziye ziyareti vasati üç gün içinde yapılır. Üç günden sonraki ziyaretlerde vefatı hatırlatıp hüznü deşmek uygun olmaz. Evinden cenaze çıkan kimseler üzüntüden dolayı yemek hazırlayıp sofra kuramazlar. Bunun için vefalı komşular bir müddet bu eve yemek getirirler. Böylece hüzünlerine ortak olduklarını fiilen göstermiş olurlar. Cenaze sahibi üç gün kendisine kolayca erişilebilecek bir ortam hazırlar ve böylece kardeşlerinin taziyede bulunabilmelerine imkan tanınmış olur

          50. Ölmüş kimseleri hayırla yad etmek.

          51. Mevtanın ardından yüksek sesle ve çırpınarak, saç baş yolarak ağlamamak. Böyle yapmak kadere itiraz ve Cenabı Hakkın takdirini itham etmek olur. Ayrıca bu mevtaya iyilik değil azaba vesile olur.

          52. Sekerat halindeki hastalara “La ilahe illallah, Muhammedün rasulullah.” şeklinde telkinde bulunmak. Hastanın dudaklarını temiz ve ıslak bir bezle sulandırıp kurumamasını sağlamak. Ölüm vaki olup son nefes verilince, okumalar durdurulur ve cenazenin uzağında devam edilebilir. Çenesinin açık kalmaması için mendil ve benzeri şeylerle başa bağlanır. Gözleri açık ise kapatılır.

          53. Kabirleri ziyaret etmek. Gafleti dağıtır ve uhrevi tefekküre vesile olur. Kabristanın kapısına yaklaşınca, kabir halkına gizlice selam verilir. “Ey kabir sakinleri, esselamu aleyküm. Sizler bizden önce geldiniz, bizler de sizleri takip edeceğiz. Size Allah’tan af ve mağfiret dileriz.” Şeklinde selam ifade edilebilir. Sonra ziyaret edilecek merhumun ayakucu tarafından yaklaşılır. Yüzüne müteveccihen veya kıbleye karşı durulur. Kur’an ve dualar okunabilir. Ziyaret esnasında mezarları çiğnemek mekruhtur. Şayet geçip gitmek için başka müsait yol yoksa, merhuma sevap hediye edilerek, geçilebilir. Mezar üzerindeki yeşillikler yolunmaz, bilakis çiçekler ekilir. Kurumuş otlar ayıklanır.

          54. Hasta akraba, dost ve arkadaşları ziyaret etmek. Onlara teselli ve ümit vermek. Ziyareti uzun tutmamak. Hastanın hoşa gitmeyecek hallerini başka yerde anlatmamak.

          55. Sıla-i rahimde bulunmak. “Akrabayla alakayı kesen bir kimsenin bulunduğu meclise Allah’ın rahmeti inmez.”

          56. Zemzem suyunu hürmeten ayakta ve kıbleye karşı dönerek içmek.

          57. Anne-babaya itaat etmek, onlara ihsanda bulunmak, kalplerini kırmamak ve hayır dualarını almak.

          #768880
          Anonim

            Allah razı olsun Feza, çok çok teşekkür ederim. Bunları çıktı alıp okuyacağım inşallah. Allah hizmetini daim etsin inşallah.

            #768891
            Anonim

              “Akrabayla alakayı kesen bir kimsenin bulunduğu meclise Allah’ın rahmeti inmez.”

              *****
              peki ya gerekliyse böyle birşey ?!!

              #768892
              Anonim

                @ebrar172 188061 wrote:

                “Akrabayla alakayı kesen bir kimsenin bulunduğu meclise Allah’ın rahmeti inmez.”

                *****
                peki ya gerekliyse böyle birşey ?!!

                Süphesizki, Allah çok bagislayicidir, zaruriyet söz konusu oldugu durumlarda dinimizin hükümleri bellidir.

                Zaruriyet durumlarında haram olan şeylerden bir miktar yenilmesinde ve içilmesinde dinen sakınca yoktur (Bakara 173, Nahl 115)

                #768894
                Anonim

                  @anarkh 188045 wrote:

                  Allah razı olsun Feza, çok çok teşekkür ederim. Bunları çıktı alıp okuyacağım inşallah. Allah hizmetini daim etsin inşallah.

                  amin ecmain, bu hizmete layik IHLAS ihsan etsin amin.


                  Hacim bunlar sadece bi kac tanesi, elindeki hadis kitaplarini okuman daha detayli bilgi sahibi olmani saglayacaktir.

                  “Din heyecandir”.

                  Sunnetin hikmetini bilmek, o ögütlerin özünü ve hedefini bilmek dini daha canli yasamamizi saglar.

                  Ornegin besmeleyle kesilen hayvanin kani pihtilasmaz, oturarak içilen su insanda kolera dahil bi çok hastaligi onler. Eğer insan sıvı gıdayı oturarak içerse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra 12 parmak barsağına geçer. bi çok hastaliklari onler vs..

                  Disari cikarken aynaya bakmak gibi, suslenmek gibi bi cogumuzun yaptigi aliskanliklar vardir.Bunlarin Efendimizin sav sunneti oldugunu bilip, bu bilinçle hareket etmek, hayatimiza baska bir boyut kazandirir, yaptigimiz bu gunluk islerden sevap kazaniriz.

                  Hadisi seriflerde yolda nasil yurulecegine , once kime yol verilecegine kadar , her konudu Resulu Zisan efendimiz bize onculuk etmis, edep ve ahlaki, ulusu ve medeniyeti ögretmistir.

                  Bu açidan sunneti seniyye hayatimizin her kosesindedir, ve içtimai hayatimiza sekil verir ve duzene koyar.

                7 yazı görüntüleniyor - 1 ile 7 arası (toplam 7)
                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.