• Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #662064
    Anonim

      Mekke’de zengin bir aile Mus’ab bin Umeyr (R A ), bu ailenin evladı. Şehrin en zarif, en narin ve en yakışıklı genci Önüne en leziz yiyecekler konuluyor, sırtına en güzel elbiseler giydiriliyor, anne ve babası üzerine titriyor Mekke’liler ona gıbta ile bakıyorBütün bunlara rağmen içinde büyük bir boşluk hissediyor

      Çocukluğundan beri putlardan nefret eden genç Mus’ab, tek yaratıcıya, Allah’a çağıran Rasul-ü Ekrem’i (A S ) duyuyor annesinin, babasının ve akrabalarının hiç hoşlanmayacaklarını, dünyayı ona zindan edeceklerini bildiği halde Erkam’ın evine gidiyor Efendimizin saadetli huzuruna, rahmet soluklamak için diz çöküyor. Evet Mus’ab müslüman oluyor Dünya bütün çekiciliği ile önünde arz-ı endam ederken, herkes onun haline özenirken o, elinin tersi ile hepsini bir kenara iterek Allah ve Rasulü’nü seçiyor.

      Mus’ab bin Umeyr’in (R A ) müslüman olması ile çileli günleri başlıyordu Ailesi tarafından günlerce mahzene kapatılıyor, yakıcı çöl sıcağında güneş altında işkence yapılıyor ve her türlü hakarete maruz bırakılıyordu Fakat o, imanından ve Efendimize (A S ) sadakatinden zerre kadar taviz vermiyordu. Nihayet Habeşistan’a hicret edenlerle birlikte Mekke’den ayrıldı Orada bir müddet kaldıktan sonra Mekke’ye, o eşsiz sevgiliye, Allah’ın Rasulü’ne döndü Hz Ali (R A ), onu şöyle anlattı: “Rasulullah ile oturuyordum Bu sırada Mus’ab bin Umeyr geldi Üzerinde yamalı bir elbise vardı Rasulullah onun bu halini görünce, mübarek gözleri yaşla doldu Çünkü o müslüman olmadan önce servet içinde idi Dini uğruna bunların hepsini terketti.

      Efendimiz (A S ) onun hakkında şöyle buyurdu: “Kalbini, Allahu Tealâ’nın nurlandırdığı şu kimseye bakın Anne ve babasının onu en iyi yiyecek ve içeceklerle beslediklerini gördüm Allah ve Rasulü’nün sevgisi, onu gördüğünüz hale getirdi ”

      Hayat bütün çilelerine ve sıkıntılarına rağmen geçiyordu Diğer ashab gibi Mus’ab bin Umeyr (R A ) de Efendimizin nazarında ve irfanında pişiyordu Derken Medine’den gelen bir grup, Efendimiz (A S ) ile Akabe’de buluştu Birinci Akabe Bey’atı diye bilinen bu görüşmede Medineliler, kendilerine dini öğretecek bir eğitimci istediler Hz Peygamber (A S ) bu iş için Mus’ab bin Umeyr’i seçti ve onlarla birlikte Medine’ye gönderdi Bu, çok büyük bir görev idi Çünkü Medine, gelecekte bütün müslümanların hicret edecekleri bir yurt olacaktı; Hz Peygamber’in (A S ) şehri, son dinin bütün dünyayı kuşatacağı beşik olacaktı Medine’de, İslam adına geleceğin temelleri atılacaktı Mus’ab (R A ), Allah Rasulü’nün elçisi olarak Medine’ye gidiyordu O’nun adına konuşacaktı, O’nun adına tebliğde bulunacaktı, insanları O’nun adına eğitecekti O’nun gibi sabırlı, O’nun gibi metin, O’nun gibi şefkatli olacaktı, hasılı O’nu temsil edecekti Bu gerçekten ağır ve çok şerefli bir görev idi Efendimiz (A S ), Mus’ab’ı (R A ) görevlendiğine göre o, bu kıvama gelmişti Bu, Allah’ın bir fazlı idi ve onu dilediğine verirdi Mus’ab’ın, zamanında iradesi ile yapmış olduğu tercih ve sadakatini, Allah böyle mükafatlandırmıştı

      Mus’ab (R A ) artık, Medine’de ve Medinelilerin reisi Es’ad bin Zürare’nin (R A ) evinde Burada hem Kur’an okuyor ve hem de İslam’ı anlatıyordu Böylece birçok kimse müslüman olmuştu Medine’de bulunan kabile reislerinden Sa’d bin Muâz ve Useyd bin Hudayr henüz müslüman olmayanlardandı Onların bu durumu diğer insanları da etkiliyor, İslam’ın hızla yayılmasını engelliyordu Bir gün Mus’ab (R A ), bir bahçede, etrafında bulunan müslümanlarla sohbet ediyordu Bu sırada Evs kabilesinin reislerinden olan Useyd, elinde mızrağı ile çıkageldi Sert bir şekilde konuşmaya başladı: “Siz bize niçin geldiniz? İnsanları aldatıyorsunuz! Hayatınızdan olmak istemiyorsanız hemen burasını terkedin!” dedi Nice ağır hakarete ve işkenceye Allah ve Rasulü hatırına katlanmış ve Rasulullah’ın (A S ) özel terbiyesinde yetişmiş olan Mus’ab (R A ) onun bu taşkın halini gayet sakin bir şekilde karşıladı ve şöyle dedi: “Hele biraz dur, buyur otur! Sözümüzü dinle Maksadımızı anla, beğenirsen kabul edersin Beğenmezsen engel olursun ” Useyd, bu olgun teklif karşısında sakinleşip, “Doğru söyledin ” dedi ve mızrağını yere saplayarak oturdu Mus’ab (R A ) ona İslam’ı anlattı ve bir miktar Kur’an okudu Allah’ın ayetlerinin eşsiz belagatı ve tatlı üslubu karşısında Useyd, kendini tutamayıp, “Bu ne güzel, ne iyi bir sözdür Bu dine girmek için ne yapmalı?” diye sordu Mus’ab (R A ), ona kelime-i şehadeti öğretirken oradaki müslümanların gözlerinin içi gülüyordu

      Düşman olarak geldiği meclisten iman ederek kalkan Üseyd (R A ) sevincinden yerinde duramıyordu “Ben gidip size birini göndereyim Eğer o da imana gelirse, bu beldede iman etmedik kimse kalmaz ” diyerek oradan ayrıldı Kısa bir zaman sonra Evs kabilesi reislerinden Sa’d bin Mu’az hiddetli bir şekilde geldi ve oldukça ağır ifadelerle hakarette bulundu Mus’ab (R A ), ona da gayet yumuşak konuştu ve oturup dinlemesini, beğenmediği taktirde kabul etmek zorunda olmadığını söyledi Sa’d, bu nazik konuşma karşısında yumuşadı ve oturup dinledi Mus’ab (R A ) ona da İslam’ı anlattı ve bir miktar Kur’an-ı Kerim okudu Sa’d’ın yüzü birden değişiverdi ve orada müslüman oldu

      Sa’d b Mu’az (R A ), gönlünü dolduran imanın coşkusu ile kavminin yanına vardı ve onlara: “Ey kavmim! Beni nasıl biliyorsunuz?” diye seslendi “Sen bizim liderimiz ve büyüğümüzsün ” cevabını alınca, “Öyle ise Allah’a ve Rasulüne iman etmelisiniz İman etmedikçe sizin erkek ve kadınlarınızla konuşmak bana haram olsun!” dedi Onun bu sözü üzerine bütün kavmi o gün müslüman oldu Peygamber şehri Medine’de İslam’ın hızla yayılıp her eve girmesine Allahu Tealâ, Mus’ab’ı (R A ) sebep kıldı
      Günler, aylar geçti ve Allah’ın Rasulü (AS) Medine’ye hicret ettiMus’ab (RA), gönüller sultanı, başların tacı Efendimiz ile tekrar birlikte olmanın, O’nunla birlikte secde etmenin, O’nunla birlikte ellerini Allah’a açmanın mutluluğunu yaşamaya başladıBedir harbine, O’nun önünde sancağı taşıyarak katıldıUhud harbinde de yine O’nunla birlikte idiSancak elinde savaşıyor ve her şeyini yoluna feda ettiği Alemlerin Efendisi’nin (AS) etrafından ayrılmıyorduO’na yönelen saldırıları bertaraf ediyorduO da Efendimiz gibi iki zırh giyinmiştiEfendimizin (AS) nazarları önünde İslam sancağını dalgalandırıyorduBir ara müşrik ordusundan İbn-i Kamia adında biri, Rasul-i Ekrem (AS) Efendimize saldırırken Mus’ab (RA) onun karşısına çıktıBu müşrik, bir kılıç darbesi ile Mus’ab’ın sağ kolunu kestiO da sancağı sol eline aldıİkinci bir darbe ile sol kolu da kesilince sancağı kesik kollarıyla tutup göğsüne bastırdıBu haliyle bile kendisini, Efendimize (AS) siper yapan Mus’ab bin Umeyr (RA) düşmanın fırlattığı mızrak darbesi ile yere yıkıldı ve şehit oldu

      Ashab-ı Kiram’dan Ubeyd bin Umeyr (RA) anlatır: Rasulullah (AS), şehadet şerbetini içen Mus’ab bUmeyr’in (RA) başı ucunda dikilerek Ahzab suresinden “Müminlerden öyle yiğitler vardır ki, onlar Allah’a verdikleri sözde sadakat gösterdilerOnlardan bazıları, şehit oluncaya kadar çarpışacağına dair adağını yerine getirdiKimisi de şehit olmayı bekliyorOnlar verdikleri sözü asla değiştirmedilermealindeki 23. ayeti okudu

      Daha sonra şehitler defnedildi Mus’ab bin Umeyr’e (RA) kefen olarak bir şey bulunamamıştı vücudu, üzerindeki yırtık elbisesi ile, açıkta kalan tarafları da otlarla örtülerek defnedildi.

      İşte eğitimci ve işte eğitim

      Allah (CC), şefaatlarına nail etsin!

      Kemal Süleymanoğlu / Semerkand

      #769780
      Anonim

        Mekke’de zengin bir aile Mus’ab bin Umeyr (R A ), bu ailenin evladı. Şehrin en zarif, en narin ve en yakışıklı genci Önüne en leziz yiyecekler konuluyor, sırtına en güzel elbiseler giydiriliyor, anne ve babası üzerine titriyor Mekke’liler ona gıbta ile bakıyor…..

        “Rasulullah ile oturuyordum Bu sırada Mus’ab bin Umeyr geldi Üzerinde yamalı bir elbise vardı Rasulullah onun bu halini görünce, mübarek gözleri yaşla doldu Çünkü o müslüman olmadan önce servet içinde idi Dini uğruna bunların hepsini terketti.
        :029::dft001::030:

        Allah razı olsun kardeşim:gül: bu mubarek sahabının hayatı beni çok etkiler her okuduğumda ve hep şunu sorarım kendime;:013:
        Ey nefsim !..
        sen neyini terk ettin, çok sevdiğini söylediğin din uğruna Habibullah uğruna!..

        #769793
        Anonim
          ALLAH C. C razi olsun kardesim insaallah bizlerde sahabe suuru ile suurlananlardan oluruz
          #769808
          Anonim

            Amin Allah hepimizden razı olsun inşAllah..

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.