Sır ehli bir meczup vardı. Daima yalnızken, kimse yokken namaz kılardı. Birisi bir hayli yalvardı. Cuma gün cemaate katılmasını istedi.
Meczup camiye geldi. İmam tekbir getirir getirmez o da böğürmeye koyuldu.
Birisi namazdan sonra ona: “Namazda Allah’tan korkmadın mı da cemaat içinde öküz gibi böğürmeye başladın. Mumun başını keser gibi senin de başını kesmek gerek” dedi.
Meczup dedi ki: “İmamım, benim önüme düştü, ona uymam gerekti. Hamd suresini okurken bir öküz satın almaya başladı, benden de öküz sesini duydu. Her işte onu öne aldım, ona uydum. O ne yaparsa ben de onu yaparım.”
Birisi derhal imamın yanına gidip bu hali etraflıca sordu.
İmam dedi ki: “Tekbir getirince, uzakta bir köyüm vardır, orasını hatırladım. Hamd okunurken hatırıma köydeki öküzler düştü. Öküzüm yoktu, bir öküz almaya koyuldum. Tam bu sırada öküz sesi duymaya başladım!”
Alıntı…