• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #662268
    Anonim

      Hazret-i Mevlânâ “kuddise sirruh”

      devrinde Bedreddîn-i Tirmîzî adında biri

      vardır ki, “Simyâ ilmi” ile uğraşır.

      Yâni “Altın” yapar.

      Bir ara “Mevlânâ” adını işitir,

      ziyâret etmek ister.

      Mevlânâ hazretleri;

      ertesi gün, o kimsenin evine varır.

      O sırada adam, “Altın” yapmakla

      uğraşmaktadır.

      Hazret-i Mevlânâ’yı görünce;

      Buyurun efendim, der.

      İltifat eder.

      Ancak kalbinde meslek îcâbı

      biraz “Gurûr” vardır.

      Hazret-i Mevlânâ,

      Yerde “Paslı demir” görüp eline alır.

      Evirir, çevirir.

      Paslı demir,

      Onun elinde “Altın”a çevrilir.

      O, hayretler içinde “Bu nasıl oldu?”

      diye düşünürken;

      büyük Velî,

      Bu kolay, zor olan başka şeydir,

      buyurur.

      O merakla sorar:

      Zor olan nedir ki efendim?

      Buyurur ki:

      İlim, amel, ihlâs.

      Bu üçüne kavuş ki,

      “Simyâ” budur esas.

      Alıntı…

      #770254
      Anonim

        Allah razı olsun…
        Rabbim hayırlı ilim öğrenip ihlasla amel etmeyi nasip etsin..

        #770257
        Anonim

          @adni 192428 wrote:

          Allah razı olsun…
          Rabbim hayırlı ilim öğrenip ihlasla amel etmeyi nasip etsin..


          Cümlemizden kardeşim,
          Amin inşaALLAH…

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.