• Bu konu 10 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
  • Yazar
    Yazılar
  • #662367
    Anonim

      [IMG]http://www.hizliupload.com/img/558886cevdetabi-410×225.JPG[/IMG]

      Hayatını iman ve Kur’an hizmetinin yayılması için geçiren Cevdet Baybara ( Kerem Emre ULUCAN ), Filipinler’de uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit edildi.

      Hayatını iman ve Kur’an hizmetinin yayılması için geçiren Cevdet Baybara ( Kerem Emre ULUCAN ), Filipinler’de uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit edildi.
      Çocuk yaşta Kur’anı hıfzedip Kur’an ve iman hizmetine giren, yaklaşık 10 yıl Bediüzzaman Said Nursi’nin talebesi Mustafa Sungur’un yanında hizmetlerle iştigal eden Cevdet Baybara, iman kurtarmaya vesile olmak için Filipinler’e gönüllü gitmişti.
      Sohbetten evine dönerken silahlı bir grup tarafından önü kesilen Cevdet Baybara eşyaları gasp edildikten sonra silahla vuruldu. Türkiye saati ile dün 17:00 sıralarında işlenen cinayette Baybara, kan kaybından vefat etti.

      Kaynak : Sentezhaber

      #770567
      Anonim

        İnna lillahi ve inna ileyhi raciun…

        #770571
        Anonim
          merih;193348 wrote:
          558886cevdetabi-410x225.jpg

          hayatını iman ve kur’an hizmetinin yayılması için geçiren cevdet baybara ( kerem emre ulucan ), filipinler’de uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit edildi.

          Hayatını iman ve kur’an hizmetinin yayılması için geçiren cevdet baybara ( kerem emre ulucan ), filipinler’de uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit edildi.
          çocuk yaşta kur’anı hıfzedip kur’an ve iman hizmetine giren, yaklaşık 10 yıl bediüzzaman said nursi’nin talebesi mustafa sungur’un yanında hizmetlerle iştigal eden cevdet baybara, iman kurtarmaya vesile olmak için filipinler’e gönüllü gitmişti.
          Sohbetten evine dönerken silahlı bir grup tarafından önü kesilen cevdet baybara eşyaları gasp edildikten sonra silahla vuruldu. Türkiye saati ile dün 17:00 sıralarında işlenen cinayette baybara, kan kaybından vefat etti.

          Kaynak : Sentezhaber

          İnna lillahi ve inna ileyhi raciun
          Rabbim rahmetiyle muamale eylesin, kefaretini affeylesin inşAllah
          Bizlerinde ruhunu davamizin başinda kabzeylesin inşAllah

          #770568
          Anonim

            Nüfusun yüzde 80’inden fazlası Hristiyan ama kiminle tanışsanız, -mesela taksi şöforü ile- Müslüman olduğunuzu duyar-duymaz şöyle der:

            “Biliyor musunuz, bizim de tarihte dedelerimiz Müslümanmış.”

            Sosyoloji’de ‘cibilli taraftarlık’ diye bir kavram vardır. İnsanoğlu; geçmişiyle, kültürüyle, değerleriyle, örf ve adetleriyle nesiller boyu kaynaşarak hayat sürdürür. Aradan asırlar geçse de, sahip olduğu o özellik, ta derinliklerde kalıverir, asla kaybolmaz. Zamanı gelip şartlar oluştuğunda, Allah’ın izni ile, gizli bir refleksle ortaya çıkar.

            Ben bu kuralı, en canlı şekli ile Filipinler’de görüyorum.

            Filipinler insanının bazı özelliklerini, geçmiş yazılarımda peyder-pey anlatmaya çalışmıştım. Burada insanlarla tevazu ile muhatap olmak zorundasınız. Böbürlenerek, üstünlük taslayarak muhatap olduğunuzda, çok sürmeden sizden soğuyup uzaklaşıyorlar.

            Akla şu manayı hatırlatıyor:

            “Eğer biz doğru İslamiyet’i ve İslamiyet’e layık doğruluğu fiillerimizle gösterebilsek insaniyet akın-akın İslam’a koşacaktır.”

            Tevazu, inanan bir insanın esas vasfı değil mi zaten?

            Filipinler’de, bizlerle teşrik-i mesai eden, kalkıp-oturan, iş gereği muhatap olan, muhabbet ve sohbet ortamlarımızda bulunmaktan lezzet alan, ibadet anında bizi seyreden veya kalkıp bizlerle namazın hareketlerini taklit ederek secdeye varan pekçok Hristiyan arkadaş var.

            Yanlış anlaşılmaması için, sormadıkları sürece, onlara dini anlamda hiçbirşey anlatmıyoruz. Sadece, iş veya muhabbet arasında namaz vakti gelince, uygun bir lisanla namaz kılmak için izin istiyoruz. Çoğunlukla cevapları şu oluyor:

            “Biz de seyr edebilir miyiz?” veya “Biz de katılabilir miyiz?”

            Bu arkadaşların kısa süre sonra Müslüman olmak istediklerini beyan etmeleri ve bizim onlarla beraber kelime-i şehadeti tekrarlamamızın verdiği ulvi hazzı tarif etmeye, inanın kelimeler yetmez.

            O, ‘repeat after me’ diyerek başladığınız kelime-i şehadeti tekrarlatma seremonisinde, hayatlarında ilk defa ağzından ‘Allah’ lafza-i celali, ‘Muhammed’ kelimesi çıkan o insanların gözlerindeki bakışları görmeniz lazım.

            Hidayet nimetini canlı-canlı yaşıyorsunuz o an..

            Herşeyin bir lezzeti var. Vicdanın da lezzeti hidayettir. Bunu o an, iliklerinize kadar, titreye titreye yaşıyorsunuz.

            Varın artık gerisini siz düşünün: Bir insana; yaratıcısını, sahibini, malikini tanıtmak; ona hayatın, yaşamın, dünyanın, kainatın, ölümün ve tüm varlıkların ne anlama geldiğini, Allah’ın (c.c.) binbir ismi ile anlatmak…

            Alain, bir inşaat mühendisi idi. Kader ile ilgili sorularına İslamiyet’te cevap bulunca İslam’la şereflendi.

            Mary Grace, bir İngilizce öğretmeni idi. İntihar etmek üzereyken, gökteki yıldızların niye yaratıldığını anlayınca kelime-i şehadet getirdi. İsmi değişmedi, yine Meryem…

            Rail, tarih bölümü öğrencisi idi. Dört ay boyunca yatsı namazlarında, bizi taklid ederek eğilip kalktı. Bir aşure akşamı ‘ben de bu dine girmek istiyorum’ dedi. Adı Abdullah Muharrem oldu.

            Datu, 55 yaşında bir kabile reisi idi. Caddeye taşan bir cuma namazının kalabalığından etkilenerek kendisi ile beraber altmış kişilik kabilesinin ihtidasına vesile oldu.

            Ferdinand ikram ettiğimiz 2 kg’lık kurban eti hediyesinin sonucunda Din-i Mübin’le müşerref oldu. Şimdi M.Ali diye çağırıyoruz.

            Uzatmayayım.

            Cennet vatanımız Türkiye’de, ömür boyu günde beş vakit minarelerden o muhteşem ezanı dinleriz. Doğduğumuzda kulağımıza ezan, öldüğümüzde de sela okunur. Allah’ın adını duyarak hayata başlar, Peygamberin ismini duyurarak hayatı bitiririz. Sudaki balık misali, nasıl bir nimetin içinde olduğumuzu maalesef bilemiyoruz.

            Hayatlarında ilk defa ‘Allah, Muhammed’ diyen bu insanların heyecanını, öğrendiklerini anında tatbik etme gayretlerini, en küçük bir ayrıntıyı kaçırmadan uygulama şevklerini görünce, utancımızdan başımız yere değse az…

            Bugün, son sözüm bir dua olsun:

            ‘Rabbim, her mümine, hayatta en az bir insana kelime-i şehadeti telaffuz ettirme şerefini nasib etsin.’ Gerçekten tarifi kabil olmayan bir an…
            (alıntı)Kerem Emre Ulucan

            #770572
            Anonim

              rabbim mekanını cennet eylesin inşallah.
              ne kadar güzel bir görevi varmış.
              rabbım herkese nasip eylesin inşallah.
              selam ve dua ile.

              #770577
              Anonim

                İnna lillahi ve inna ileyhi raciun,
                RABB”im rahmetiyle muamele eylesin inşaALLAH…

                #770579
                Anonim

                  İnna lillahi ve inna ileyhi raciun.

                  #770580
                  Anonim

                    Uzaklardan Mektuplar köşesinde K.Emre Ulucan müstear ismiyle Haber 7’de yazıları yayınlanan Cevdet Baybara (32), Filipinler’de uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

                    Filipinler’in Cagayan şehrinde Filipinli çocuklara İslami eğitim vermek üzere bulunan Türk gençlerinden olan Baybara, yine bir Türk olan arkadaşının evinden kendi evine dönerken gasp edilmek istendi.
                    Telefonu ve parasını isteyen gruptakilerden birinin silahlı saldırısı sonrası yaralanan Baybara, olay yerinde kan kaybından hayatını kaybederek şehit oldu.

                    Haber 7’nin Filipinler’de ulaştığı Baybara’nın arkadaşlarından edindiği bilgilere göre, olay dün Türkiye saati ile 17:00 sırlarında meydana geldi.. Görgü tanıklarının ifadesine göre polis ve ambulans olay yerine gecikmeli olarak gelince kan kaybından hayatını kaybettiği söylendi..

                    Arkadaşları, cenazenin Türkiye’ye getirilip getirilmeyeceği henüz netlik kazanmadığını Mardin’deki ailesinin isteği üzerine Filipinler’de de toprağa verilebileceğini söyledi..

                    http://www.haber7.com/haber/20100512/Uzaklardan-Mektuplar-yazari-sehit-edildi.php

                    #770582
                    Anonim

                      Rahmetli Cevdet ve onun gibileri anlayabilmek..

                      Günümüz, insanları genel itibarı ile iyi bir üniversite bitirip ya iyi bir iş sahibi olarak geleceğini garanti altına almak, yada ticarete atılarak zengin olma hayalleri peşinde koşmak ister.

                      Tabii bu arada gününü gün eden, dünyanın bütün zevklerini tüketen ,karşı cinsle ya güzelliği yada parası için evlenmeyi düşünen gençlerin sayısı oldukça fazla..

                      Ben Cevdeti yaklasık 6 yıl önce tanımıştım. O zamanlar kendisi 26-27 yaşlarındaydı. İdealist bir gençti. O ve onun gibi düşünenlere kendi terminolojilerine gore “vakıf” deniyor. Bu kişiler uzun süre bazen de ilelebed evlenmiyorlar.

                      Gerek Türkiye’de ve gerek yurtdışında Risale-i Nur kitaplarını öğretiyorlar. Genellikle üniversite öğrencilikleri dönemlerini bu şekilde değerlendirenler olduğu gibi bazıları tüm hayatını bu şekilde vakfetme kararı alıyor. İaşeleri Türkiye`de yaşayan esnaf tarafından karşılanmaya çalışılsa da bu kişilerin yurtdışında çok ağar ekonomik şartlara rağmen bu işi terk etmediklerine şahit oldum.
                      Belki “deli” diyceksiniz bunlara belki de “tırlatmış” diyceksiniz.
                      İnsan gençliğinin en güzel yıllarını böylemi geçirir? diyceksiniz.
                      Katılıyorum! bu insanları anlamak çok kolay değil.

                      İnsan, Allah için yaşamayı bu derece fanatikleştirir mi?

                      Yani bazılarımız zannedebilirler.. İnsanlar Uzakdoğu`ya, Afrika ülkelerine dini misyonerlik için gidiyor ve böyle fedakarlık yapıyorlarsa!! çok büyük paralar alıyorlardır.

                      Hatta değirmenin suyu nereden geliyor diyenler var ya “onlar bu işin altında kesin birşeyler arıyorlardır”. Yani bunlara ya “devlet ajanı” derler yada başka bir kulp takarlar..

                      İnanması belki çok zor ama Cevdet ve onun gibiler bizlerle aynı dünyada yaşamıyorlar sanki.

                      Yani bedenen belki öyle ama ruhen kesinlikle öyle değil. Bu insanlar sanki 24 saat “oruçlu yaşıyorlar”. Hayatın arzu ve isteklerine, ihtiraslarına, cazibesine karşı hep toklar, hep kapalılar. Buna “istiğna” diyorlar.

                      Bu insanlar 7 milyar insanın arasına serpiştirilmiş gizlenmiş Allah dostları. Akıllarını namazla ibadetle bozmuşlar. Allah rızası ile bozmuşlar başta Türk milletini ve daha sonra tüm Müslümanların “imanını kurtarmakla kafayı yemişler”. Yurtdışındaki Türklere müslüman olduklarını hatırlatmakla kafalarını bozmuşlar.

                      Para verseniz almazlar, iş verseniz çalışmazlar, kız tanıştırsanız evlenmezler. Neden diye yıllardır düşünenlere cevap….???

                      Bu insanlar “vazifeli insanlar”. Ashab-ı Suffe gibi. Bediüzzaman gibi Hocaefendi gibi. Bunların hayatı çok farklı.

                      Hayatlarındaki en mühim amaç dini öğrenmek yaşamak ve öğretmek olmuş. Hani şu birçoğumuzun günde 5 defa çağırılıp da gitmediğimiz namaz varya hah işte bunlar ona aşık. Hayatlarında iktisat var. Yaşamlarında sadelik var.

                      Simalarında sadece tevazu ve mahçubiyet var. Fedakarlık kahramanı insanlar bunlar..

                      Öncelikle Cevdet gibi insanlar bizim ülkemizden çıktığı için iftihar ediyorum. İkinci olarak gençlik yıllarımda bu insanları tanımak onları anlayabilme idrakini bana veren ALLAH’a hamd ediyorum.
                      Sevgili kardeşim imam musalla taşında soruyor “Ya meftayı nasıl bilirsiniz” diye?

                      Benim bildiklerim bunlar. Son vazifemi bu şekilde yerine getiriyorum sana..
                      Mekanın Cennet olsun da bu dünyada elinin tersi ile ittiğin uyduruk, sahte dünya zevklerininin en kalitelilerini orda Rabbim sana versin..
                      Vakti gelince görüşmek dileği ile…

                      Murat Erdem / Japonya / Haber 7

                      #770583
                      Anonim

                        İnna lillahi ve inna ileyhi raciun

                        Rabbim (CC) rahmet eylesin.. Başta aile efradı olmak üzere yakın, eş, dost ve akrabalarına Cenab-ı Hakk’dan sabr-ı Cemil niyaz ederim.

                        Kuşkusuz ki bizler O’ndan geldik ve tekrar O’na döneceğiz..

                        Ne mutlu Cevdet Kardeşimize ki, hizmetini ve vazifesini bitirdi, dünyevi zahmeti bitti, rahata ve rahmete gidiyor, artık hizmet, meşakkat bitti, ücret almağa gidiyor.

                        Tüm müslüman ve mü’minler gibi fenâya değil, bekaya gidiyor, ademe değil, vücud-u dâimîye sevk olunuyor, zulümata değil, âlem-i nûra giriyor.. Sultan-ı Ezelî’nin payitahtına dönüyor ve inşaallah vahdet dairesinde teneffüs edecek…

                        Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından terhis edilen Cevdet Kardeşimiz Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyata katıldı…Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısından geçti..

                        İnşaallah ulaştığı ortamlarda başta Alemlerin Efendisi, gözümüzün nuru, gönlümüzün sururu Peygamber Efendimize (SAV), Efendimizin (SAV) aile efratlarına ve sahabe-i kiram Efendilerimizden sonra aziz ve mübarek Üstadımıza (RA) ve mübarek talebelerine telsiz telefonlarla selamlarımızı iletirim…

                        #770584
                        Anonim

                          انّا للہ و انّا الیہ راجعون
                          Allah rahmet eylesin…

                          #770618
                          Anonim



                            ŞEHADETİNİ RÜYASINDA GÖRDÜ

                            Baybara’nın, vefat edeceği günün gecesinde gördüğü rüyada Ahiret’e irtihal edeceğinin işaretini aldığını belirten arkadaşı Muhammed Rıza Dalkılıç, Baybaran’nın kendilerine anlattığı rüyayı aktardı.

                            Dalkılıç, “Dün sabah namazında Bakara Suresi’nde yer alan Ayet’el Kürsi’nin olduğu sayfayı okudu. Namazdan sonra bu sayfayı niçin okuduğunu anlattı. O gece rüyasında da o sayfayı okumuş. Rüyasını şu şekilde bizlerle paylaşmıştı;

                            ‘Rüyamda Akhisar’dan mezun olmuş hafızları bir arada gördüm. Hepsi bir cenaze için toplanmışlardı. O kadar yeni hafız olmasına rağmen bana, ısrarla Kur’an’ı Kerim okutturdular. Ben de o cenazede bu sayfayı okudum’ işte o gün yatsı namazından dönerken silahlı bir grup tarafından önü kesilerek dünya hayatına gözlerini yumdu.” şeklinde konuştu.

                            Baybara’nın başka Türk arkadaşının evinden sohbetten dönerken bir grup tarafında önü kesilmiş ve telefonu, cüzdanı ve arabasının gasp edilmişti. Filipinler polisi, Baybara’nın gaspçılara direnmeye çalıştığı sırada silahla vurulduğu tahmini üzerinde duruyor.

                            Baybara’yı vuran şahsın robot resminin çıktığı, Filipin emniyet teşkilatı olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.

                            Çocuk yaşta hafız olan ve Bediüzzaman Said Nursi’nin talebesi Mustafa Sungur’un yanında iman hizmeti yapan Baybara, çocuklara Kuran öğretmek için Filipinler’e gönüllü gitmişti. Baybara, kendi vasiyeti üzerine Kuran hizmeti verdiği Filipinler’de cuma günü toprağa verilecek.

                            Haber 7-CİHAN

                          12 yazı görüntüleniyor - 1 ile 12 arası (toplam 12)
                          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.