• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #662440
    Anonim

      Kâinat, muazzam mânâların ifade edildiği muhteşem bir kitap; insan ise, bu kitabın en anlayışlı muhatabıdır. Bir arının çiçekten çiçeğe konup bal yapması gibi, insan dahi kâinat kitabının sayfalarında seyahat ederek, tefekkür balı yapar.

      Tefekkür, varlıklara Allah namına bakmaktır. Şüphesiz, pencereye bakmakla pencereden bakmak bir değildir. Pencereye bakanlar lekeleri görür, pencereden bakanlar ise, güzellikleri seyrederler. Tefekkür, mevcudat pencerelerinden Allah’ın isim ve sıfatlarına nazar etmektir. Her bir varlık, Allah’tan bir mektuptur. Bayrak, bir bez olmanın ötesinde devleti sembolize eder; dalgalandığı yerlerin, o devlete ait olduğunu haykırır. Onun gibi, her bir varlık dahi, Allah’ın Rububiyet saltanatını ilan etmektedir.

      Yeryüzü ve semavattaki varlıkları tefekkür nazarıyla temaşa edenler, İlâhi sanatın mükemmelliği karşısında hayret secdesine varırlar. Kalplerindeki iman coşar, yakînleri ziyadeleşir. İnce tefekkür duygularına, hislerini de katabilirlerse, İlâhî sanatı seyir ve temaşadan, tarifin fevkinde bir zevk alırlar. “Her şey bana Seni hatırlatıyor” derler.

      Şu ayetler, tefekkürle ilgili bir kısım esaslara işaret eder:
      “Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece gündüzün peşpeşe gelişinde, akıl sahipleri için ayetler (deliller, ibretler) vardır. Onlar, ayakta iken, otururken ve yanlarına uzandıklarında Allah’ı anarlar ve göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler. ‘Ya Rabbena, Sen bunları boşuna yaratmadın, Seni tenzih ederiz. Bizi cehennem azabından koru’ (derler). (Âl-i İmran Sûresi, 190-191)

      1- İnsan, tefekkür ederken Allah’ın zâtını değil, yarattıklarını düşünmelidir. Resulullah, bir topluluğa vardığında ne yaptıklarını sormuş, “Allah’ın azametini tefekkür ediyoruz” cevabını alınca, “Allah’ın mahlukatını tefekkür edin, kendisini değil. Çünkü buna güç yetiremezsiniz” demiştir.( Aclûnî, I, 311)

      2- Hilkatte abes yoktur. Her şey yerli yerinde yaratılmıştır. Bütün ilimler, yaratılıştaki mükemmelliğin şahididirler. “Çevir gözünü, bir çatlak (kusur) görebilir misin? Sonra, bir daha, bir daha çevir. Sonunda göz, yorgun argın sana geri dönecektir” (Mülk Sûresi, 3-4) ayeti, bu mükemmelliğe dikkat çekmektedir.

      3- Gâibane tefekkür, neticede insanı Allah’a seslenişe sevk edecektir. Nitekim, bu ayette anlatıldığı gibi, önce göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür etmişler, sonra birden hitap makamına yükselip, yalvarışa geçmişlerdir.

      Gerek kâinat kitabının ayetlerinin tefekkürü, gerekse Kur’ân ayetlerinin tefekkürü, her müminin en belirgin vasıflarından olmalıdır.

      Şadi Eren (Doç.Dr.)

      #770799
      Anonim

        Düşünen Aldanmaz

        LOKANTA, MÜŞTERİLERİNE ticarî amaçla yemek ser visi yapan bir müessesedir. İnsanlar lokanta ve benzeri me kânlarda beslenme ihtiyaçlarını giderirler. Her yaştaki insa nın besini aynı nitelikte değildir. Lokantaya bebeğinizle git seniz kendiniz için sipariş verdiğiniz yemeği, bebeğiniz için sipariş vermezsiniz. Bebeğiniz de insandır, ama sindirim or ganları her besini sindirebilecek konumda değildir. Bu bir gerçek… Bir gerçek de şu:

        Zemin sofrası bitki, sebze ve meyvelerin bir lokantası, bir mutfağı hükmündedir. Bu zemin sofrasında bir çınar ağacı ile yerdeki bir çimenin yiyeceği elbette ki aynı değildir. Biz bebeklerimize, küçük çocuklarımıza istedikleri her yemeği yedirmeyiz. Çünkü biliriz ki bebekler, küçük çocuklar her yemeği kolaylıkla hazmedemezler. Bunu neyle biliriz? Ak lımızla, ilmimizle, tecrübelerimizle…

        Toprağa ekilen sebze ve meyveler başlangıçta bir tohum veya küçük bir fidedir. Bu kadar küçük varlıklar, kendileri ne rehberlik yapacak, yol gösterecek tecrübeli biri olmadan, toprağın içinden kendisine uygun elementi nasıl seçebili yor?

        İnsanlar yavrularının yiyip içtiklerini kontrol edip göze tirler. “Nebatat” denilen bitkilerin, meyvelerin, sebzelerin yavruları hükmünde olan tohumlarının, fidelerinin yiyip iç tiklerini kim gözetiyor, kim kontrol ediyor? İnsan, yavrusu nu zararlı olan yiyip içmelerden korur. Bitkilerin yavruları olan tohum, çekirdek ve fideleri koruyup gözeten kimdir? Yararlı olanla zararlı olanı birbirinden ayırmak için bir ilim, bir akıl gerekmez mi?

        Lütfen bu konuyu atlamayalım… Etrafında olup bitenler hakkında düşünen insanlar kesinlikle pişman olmazlar. Bu da bir gerçek…

        İnsan ölünce yok olmayacak. Varlığı devam edecek, yani hayatı devam edecek. Hayatı devam ettiği için, ölümle gitti ği yerde düşünebilecek. Bu durumda, dünya hayatını yaşar ken etrafında olup bitenler hakkında düşünmüş olduğun dan kat’iyen pişman olmayacak. Zira etraf hakkında detaylı düşünmeler ki, düşünen insanı “varlığın sahibi “ne ulaştırır. “Hayatı kendisine veren”i bulan bir insanın pişman olması mümkün değildir. Demek ki düşünen bir insan asla zarar etmeyecek.

        “Bir saat düşünmenin, diğer bir deyişle bir saat tefekkü rün bir sene nafile ibadete bedel olduğu”nu, İslâmî kaynak lardan öğreniyoruz. Nafile ibadet nedir? Senede bir ay ra mazan orucunun farz olduğunu herkes bilir. Senenin geri kalan 11 ayını oruç tutsanız nafile ibadet yapmış olursunuz.

        Günde beş vakit namazın farz olduğunu herkes bilir. Günün geri kalan tüm vakitlerinde sabahtan akşama kadar namaz kılsanız ve bir yıl, yani 365 gün aynı şekilde namaz kılsanız, farzlar dışında kalan, nafile ibadettir.

        Malınızın zekât mikta rı 40’ta birdir. Siz malınızın tamamını verseniz 40’ta 39’u na file olur.

        Nafile ibadetin ne olduğunu hatırladık. Şimdi varlık hak kında düşünme? yani tefekkür hakkındaki hadis-i şerifi bir daha tekrar edelim: “Bir saat tefekkür, bir yıl nafile ibadet ten daha üstündür.” İnsanı diğer canlılardan (bitkilerden, hayvanlardan) ayıran en büyük özellik, düşünen bir varlık olmasıdır. Üstelik düşünmek için herhangi bir ücret öde memiz gerekmiyor.

        Evet, ben neyim, bu âlem neyin nesi?

        Yetiş, yetiş ey sonsuz varlık muhasebesi!

        Yazar: Yakup Yasir

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.