- Bu konu 6 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
16 Mayıs 2010: 14:49 #662510
Anonim
selamün aleyküm
sorumu nereye yazacağımı bulamadım, bu bölümün adı yaşam olduğu için buraya yazmam uygun olur herhalde…bir kişiye vermemiz gereken bir para var ve bu kişiyi bulmamız çok zorsa eğer bu parayı onun yerine sadakaya versek hakkına girmiş olur muyuz?
cevaplarsanız çok sevinirim, kaç gündür ne yapacağıma karar veremiyorum, şimdiden teşekkür ederim…
16 Mayıs 2010: 15:17 #770814Anonim
Kardeşim vefa,bu hak meselesine girer ki vermeniz gereken para sahibine ulaşmalı….Eğer ölmüş ise varislerine ulaştırılmalı…Zor değil de imkansız ise yani ölmüş ve varisleri de yok ise allaha istiğfar edilmeli ve o miktar ihtiyaç sahiplerine tasadduk edilmeli…Allah en doğrusunu bilir…
16 Mayıs 2010: 15:32 #770820Anonim
hmm tmm o zaman ben bir şekilde bulup vereyim, çok teşekkür ederim yardımınız için…
20 Aralık 2011: 11:25 #800964Anonim
selamün aleyküm….arkadaşlar bende yeni bir üyeyim inşallah…nereye nasıl yazacağımı bilemedim umarım doğrudur hakkınızı helal edin nolur..bana nedersiniz bilmiyorum.ben hayır demesini bilmiyen bir insanım. ve geçen gün bir misafirlikte içi likör dolu bir çikolata ikram ettiler ve ben bile bile aldım .sonra bir tane daha ve o an ben ben değildim herhalde düşünün kızım red etti ama ben aldım..şimdi rabbimin huzuruna çıkmaya utanıyorum.çünki o tür meletlerin insan vücudundan 40 gün çıkmadığını biliyorum. velhasıl ben namazımı terk ettim.nolur bana yardım edinnasıl af dilemeliyim..dua ile kalın
20 Aralık 2011: 11:36 #800966Anonim
@demetoka 285519 wrote:
selamün aleyküm….arkadaşlar bende yeni bir üyeyim inşallah…nereye nasıl yazacağımı bilemedim umarım doğrudur hakkınızı helal edin nolur..bana nedersiniz bilmiyorum.ben hayır demesini bilmiyen bir insanım. ve geçen gün bir misafirlikte içi likör dolu bir çikolata ikram ettiler ve ben bile bile aldım .sonra bir tane daha ve o an ben ben değildim herhalde düşünün kızım red etti ama ben aldım..şimdi rabbimin huzuruna çıkmaya utanıyorum.çünki o tür meletlerin insan vücudundan 40 gün çıkmadığını biliyorum. velhasıl ben namazımı terk ettim.nolur bana yardım edinnasıl af dilemeliyim..dua ile kalın
ve aleykumselam
Değerli kardeşim günah işlemek biz insanlara ait bir durumdur. Hiç günah işlemeyeceğiz diye bir kaide olsaydı zati imtihan olmazdı. Bize düşen günahlardan uzak durmak işlemiş olduğumuz günahların ise affı için gayret göstermek bu gayret ise kısaca tevbe ve o günaha bir daha bulaşmamak ve ibadetler ile meşgul olmaktır. Yoksa ben günahkar oldum bitti işim demek sağlıklı bir tavır değildir nitekim dinimizde bunu yasaklamaktadır.
20 Aralık 2011: 11:42 #800967Anonim
teşekkür ederim.allah razı olsun.yani 40 gün beklemeden namazıma devam etsem .rabbim beni kabul edermi?
20 Aralık 2011: 13:20 #800968Anonim
@demetoka 285522 wrote:
teşekkür ederim.allah razı olsun.yani 40 gün beklemeden namazıma devam etsem .rabbim beni kabul edermi?
Hadis-i şerifte de: “Pişmanlık tevbedir” diye buyuruluyor
siz pişman olmuş çıkış kapısı arıyan biri olarak ibadetlerinize devam edin rabbim kabul edermi ,böyle bir soru çok tuhaf olmuş rabbim dilerse kabul eder dilerse etmez biz buna karışma gibi bir terbiyesizlik te bulunamayız ibadetle emrolunmuşuz takdir Allah c c aittir.
“Bir kul bir günah işledi, “Ey Allah’ım günahımı bağışla” dedi,
Allah Tebareke ve Teala:Kulum günah işledi, günahını bağışlayan ve ondan dolayı hesaba çeken bir Rabbinin olduğunu da bildi, diye buyurur,
Sonra adam yine döndü bir günah daha işledi, bunun üzerine de: Ey Rabbim, günahımı bağışla, dedi. Allah Tebareke ve Teala:
Kulum bir günah işledi, ve de günahı bağışlayan ve ondan dolayı hesaba çeken bir Rabbinin bulunduğunu bildi, diye buyurdu
Kul sonra yine döndü ve bir günah işledi bunun ardından da: Ey Rabbim, günahımı bağışla,dedi. Allah Tebareke ve Teala:
Kulum bir günah işledi, aynı zamanda günahını bağışlayan ve günahtan dolayı hesaba çeken bir Rabbinin olduğunu da bildi, istediğini yap
seni bağışladım,diye buyurdu.”20 Aralık 2011: 15:09 #800973Anonim
İçki ya da haram olan şey yinilince ya da içilince gerçekten kırk gün dini gidiyor mu ve kırk gün içinde kıldığı namaz ve abdestler kabul olmama gibi bir şey var mı?
İçkili iken namaz kılınmaz. Ancak içki içenin kırk gün namaz kılmayacağına dair bir ayet yokur. Ancak bazı hadis-i şeriflerde içki içen ya da diğer günahları işleyen müminlerin, namaz gibi ibadetlerinin sevabının azalacağı anlamında ifadeler vardır. Peygamber Efendimiz (asm) insanları içki gibi büyük günahlardan sakındırmak için buna benzer tehditler buyurarak, onları daha dikkatli olma konusunda uyarmıştır. (Tirmizi, Eşribe, 1; İbn Mace, Eşribe, 9; Nesai, Eşribe, 45,49)
İbadetin birkaç yönü vardır:
– Kul, ibadetle cennete ehil hale gelir. Yani, bakırken altın, gümüş olur.
– Allah’a karşı mükellefiyetlerini yerine getirir.
– Hayrın hayır doğurması şeklinde bir salih daire teşekkül eder ve bu salih daire insanda ibadet, itaat aşkını uyarır; sonra da böyle devam eder gider.
İçki içenlerin ya da günah işleyenlerin ibadetlerden alacakları sevabın az olacağı şeklinde rivayetler olmakla beraber, içki içtikten sonra kıldığı namazları kaza edecek diye sarih ve sahih bir nas olmadığı gibi, mürsel, merfû, zayıf, metruk bir rivayet de yoktur.
– Nasıl insan jimnastik yaptığında sağlık ve sıhhat kazanır, insan da namazda yatıp kalkmakla ibadet aşkı kazanır. Ama içki içen insan daha sonra ibadet edince hiç içmeyen gibi olamaz, aynı derecede zevk ve lezzet alamaz. Dolayısıyla, “içki içmiş kişi kırk gün namaz kılamaz” demenin şerî hiçbir hükmü yoktur ama, yukarıdaki tesiri de düşünmek gerektir.
Bu şuna benzer. Bir insan bina için temel atar, duvar örer de, bu eve tavan yapmazsa eksik kalır. Aynen öyle de, içkili veya haram lokma yiyen kimse abdest alır, namaz kılarsa, vazifesini yerine getirir ve ona terettüp eden sevabı kazanır ama, binanın çatısı bir ölçüde açık demektir. O, tamamlanınca teveccüh-ü İlâhî de gerçekleşir.
Ayrıca içki içti ya da başka bir günah işledi diye kırk gün namaz kılmamak olmaz. Olsa olsa içki içen bir insanın kıldığı namazın sevabı azalır. Diğer taraftan içki içen ya da başka bir günah işleyen kafir olmaz, günahkar olur. Zaten her gün beş vaktini kılan bir Müslüman içki gibi büyük günahları işlemez.
Sarhoşken namaz kılmak ise haramdır. Ancak sarhoşluk hali geçince namazlarını kılması gerekir.
Allah ; iman ve irade zaafiyetinden dolayı içki içenleri , içki katılmış yiyecek yiyenleri pişmanlıklarından dolayı yapmış oldukları tevbelerini kabul eylesin.
İçki Nasıl Kaldırıldı:
İslamiyet gelir gelmez, Arap Yarımadası’ndaki insanlardan, uzun senelerden beri dem ve damarlarına yerleşmiş olan alışkanlıklarını birden bire söküp atmak, elbette zor olacaktı. Hele alkollü içkiler gibi, kullanıldıkça adeta insanı kendine esir eden maddelerden vazgeçmek, daha da zordur. Fakat İslamiyet’in getirdiği nur, bütün kötü adetler gibi, alkollü içkileri de o cemiyetten kaldırdı.
Allah’ın bir ismi de Hakîm’dir. Yani yaptığı her işi, hikmet ve faydalara göre yaratır. Nitekim insanın büyüyüp kemale ermesi, çekirdeğin yeşerip ağaç olması, bir yumurtanın açılıp kuş olması belli bir süreçle gerçekleşmektedir. Allah’ın kâinatta geçerli olan bu kanununu, dinin bazı emirlerinde de görmek mümkündür. İşte yüce Rabbimiz, Hakîm isminin gereği olarak, alkollü içki alışkanlığını o cemiyetten söküp atmak için, tedriç yani yavaş yavaş men etme metodunu irade etmiştir.
Diğer taraftan, içki birdenbire haram edilseydi, içkiye müptela olmuş o asrın insanları İslamiyet’i kabulde nazlanabilirlerdi. Alışkanlıklarını bırakmak istemeyebilirlerdi. Bu bakımdan Kur’an-ı Kerim’de içki ile ilgili ayetler, kademe kademe şu sıraya göre nazil olmuştur:
1. “Hurma ağaçlarının meyvesinden ve üzümlerden hem bir içki yapıyor, hem de güzel rızk ediniyorsunuz. Bunda aklı eren kavim için elbette ibret vardır.” (Nahl, 16/67)
Bu ayette içkinin güzel rızk olmadığı açıklanmıştır. Bu ayetin nüzulü ile, içkinin dinen tasvip edilmeyen bir madde olduğu anlaşıldığından, bazı sahabeler içkiyi terk etmişlerdi. Aslında bu ayetin inzali ile, içkinin ileride haram olacağı da anlaşılmıştı.2. “Sana içkiyi ve kumarı soruyorlar. De ki: Onlarda hem günah, hem insanlar için faydalar vardır. Günahları ise faydalarından daha büyüktür.” (Bakara, 2/219)
3. “Ey iman edenler! Siz sarhoşken, ne söyleyeceğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın.” (Nisa, 4/43)
Bu ayet-i kerime, sarhoşken namaz kılmayı men etmiştir. Bu durumda, beş vakit namazını hiç geçirmeksizin kılan bir sahabenin, gündüz iki namaz arasında içki içmemesi gerekiyordu. Aksi takdirde, yani gündüz iki namaz arasında içki içecek olsa, alkollü içkinin sarhoşluk edici tesiri geçmeyeceği için namazı kılamayacaktı. Belki yatsı namazından sonra içki içebilecekti. Bu durumda büyük bir sahabe kitlesi daha içkiden tamamen vazgeçmişlerdi. Çünkü alkole alışmış olan vücutlar, artık yavaş yavaş ondan uzaklaşıyordu.
4. “Ey iman edenler! İçki, kumar, tapmaya mahsus dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır. Onun için bunlardan kaçının ki, murada eresiniz.” (Maide, 5/90)5. “Şeytan, içkide ve kumarda aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık siz hepiniz vazgeçtiniz değil mi?” (Maide, 5/91)
Bu son ayet ile alkollü içkiler kesin olarak haram edilmiştir. Sahabelerden Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Biz içki alemindeydik. Ben dağıtıyordum. Bir adam geldi “İçki haram edildi.” dedi. Arkadaşlar derhal “Şu içki kaplarını dök, temizle.” emrini verdiler. O haberden sonra kimse ağzına içki almadı.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.