• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #663030
    Anonim

      İKİNCİ NÜKTE
      İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Fârûkî (r.a.) demiş ki:
      “Ben seyr-i ruhanîde kat-ı merâtip ederken, tabakat-ı evliyâ içinde en parlak, en haşmetli, en letâfetli, en emniyetli, Sünnet-i Seniyyeye ittibâı esas-ı tarikat ittihaz edenleri gördüm.

      Bu zat ruhani makamlarda sehayat ederken , manevi mertebeler içinde
      en görkemli
      en güzel

      en emniyetli
      mertebenin
      sunneti seniyyeyi yaşayanlarda gördüğünü söylüyor
      Hattâ o tabakanın âmi evliyaları, sair tabakâtın has velîlerinden daha muhteşem görünüyordu.” 4

      bu devir çok garip bir devir
      hani böyle mağazalar kapanırken
      muazzam indirimler olur
      büyük fırsatlarla bir sürü şey alınır
      onun gibi bizim dünyamızda kapanmaya yaklaştıkça
      binler gece hükmünde tek gecelerimiz( kadir gecesi gibi)
      binler ay hükmünde aylarımız oluyor ( ramazan ayı gibi)
      ve bizim peygamberimiz
      aleyhisselatu vesselama uyanlar dan
      en ami olanları bile, diğer normal velilerden daha yüksek seviyelere çıkabiliyor
      muazzam bonuslar
      demi arkadaşlar

      Evet, Müceddid-i Elf-i Sâni İmam-ı Rabbânî hak söylüyor. Sünnet-i Seniyyeyi esas tutan, Habibullahın zılli altında makam-ı mahbubiyete mazhardır

      evet üstadımız da o asrın müceddidini doğruluyor
      sünneti seniyyeyi esas tutan
      habibullahın gölgesi altında
      Allah’ın sevgisini kazanmaya hak kazanır diyor

      ÜÇÜNCÜ NÜKTE
      Bu fakir Said, Eski Said’den çıkmaya çalıştığı bir zamanda, rehbersizlikten ve nefs-i emmârenin gururundan gayet müthiş ve mânevî bir fırtına içinde akıl ve kalbim hakaik içerisinde yuvarlandılar.
      üstadın 40 yaşına kadar olan kısmı
      çok hareketli ve aktif geçmiş malum
      siyasetin içinde
      bir çok gazetelere dergilere yazılar yazıyor
      çevresindeki insanların ona karşı tutumları farklı
      yüksek makamlardan teklifler geliyor
      ama üstadın aklında
      iman derdi var hep
      milletin imanı nasıl kurtulur
      cumhuriyetin yeni ilan edildiği
      islamın hatta dinin ülkeden silinmeye çalışıldığı zamanlar
      inkılaplar vs.
      bu arada
      bütün alimlerin eserlerini okumuş
      ve hangisini kendime yol gösterici olarak seçeyim diye düşünürken
      malum herbiri farklı bir şekilde imana ulaşıyor
      tarikat ehlinin yolu farklı
      kelam ilmi ile ilgilenenler farklı
      bu düşünceler içindeyken
      diyor ki
      bu alimlerin hepsi Kur’an dan ders almışlar
      o zaman asıl yol gösterici Kur’an dır
      deyip sadece Kur’an ayetlerinin tefsirleri üzerine çalışıp, düşünüp
      onların ışığında yolunu çiziyor ve başka hiçbir kalıba uymayan risale-i nur ortaya çıkıyor
      bu değişim süreci 2 yıl kadar sürmüş
      eski said diye nitelediği halinden yeni said e dönüşüm
      iki sene kadar istanbulda inzivaya çekilip
      o dönüşümü yaşıyor
      önceki yaşantısını düşünürsek
      ankara dan meclisten kendisine çağrılar geliyor
      devrin bütün önemli insanları onu tanıyor ve alaka gösteriyor
      kendi ilmi, zekası zaten muazzam
      bu kadar ilgi alaka karşısında
      nefis ister istemez gurura kapılıyor
      diyor ya
      rehbersizlikten ve nefs-i emmârenin gururundan gayet müthiş ve mânevî bir fırtına içinde akıl ve kalbim hakaik içerisinde yuvarlandılar
      ama sonra mübarek Kur’an dan aldığı nurla
      dersini alıyor ve inayet-i ilahi onun içindeki bu fırtınaları dindiriyor

      Kâh Süreyya’dan serâya, kâh serâdan Süreyya’ya kadar bir sukut ve suud içerisinde çalkanıyorlardı.
      İşte, o zaman müşahede ettim ki,
      Sünnet-i Seniyyenin meseleleri, hattâ küçük âdâbları, gemilerde hatt-ı hareketi gösteren kıblenâmeli birer pusula gibi,
      hadsiz zararlı, zulümatlı yollar içinde birer düğme hükmünde görüyordum
      yani sünneti seniyyeler insanın hayatının pusulaları hükmünde ve karanlık yollarda yol gösterici bir fener hükmünde

      uyulması gereken asıl yol kendisini gösteriyordu demek
      Hem o seyahat-i ruhiyede, çok tazyikat(baskılar, sıkıntılar )altında, gayet ağır yükler yüklenmiş bir vaziyette kendimi gördüğüm zamanda
      Sünnet-i Seniyyenin o vaziyete temas eden meselelerine ittibâ ettikçe

      benim bütün ağırlıklarımı alıyor gibi bir hiffet buluyordum

      ruhani alemde çok baskılar altında , çok ağır yükler yüklenmiş olarak kendini müşahede ettiğinde
      sünneti seniyyeye ittiba ettikçe

      yüklerinin hafiflediğini
      söylüyor
      Bir teslimiyetle, tereddütlerden ve vesveselerden, yani, “Acaba böyle hareket hak mıdır, maslahat mıdır?” diye endişelerden kurtuluyordum
      Ne vakit elimi çektiysem, bakıyordum, tazyikat çok
      ne vakit uzaklaşsa sıkıntılar artıyor
      Nereye gittikleri anlaşılmayan çok yollar var
      Yük ağır, ben de gayet âcizim
      Nazarım da kısa, yol da zulümatlı

      Ne vakit Sünnete yapışsam yol aydınlaşıyor
      selâmetli yol görünüyor
      yük hafifleşiyor, tazyikat (baskılar, sıkıntılar)kalkıyor gibi bir hâlet hissediyordum
      Nereye gittikleri anlaşılmayan çok yollar var
      Yük ağır, ben de gayet âcizim
      Nazarım da kısa, yol da zulümatlı

      Ne vakit Sünnete yapışsam yol aydınlaşıyor
      selâmetli yol görünüyor
      yük hafifleşiyor, tazyikat kalkıyor gibi bir hâlet hissediyordum
      İşte o zamanlarımda İmam-ı Rabbânînin hükmünü bilmüşahede tasdik ettim
      Ne demişti İmam-ı Rabbani
      “Ben seyr-i ruhanîde kat-ı merâtip ederken, tabakat-ı evliyâ içinde en parlak, en haşmetli, en letâfetli, en emniyetli, Sünnet-i Seniyyeye ittibâı esas-ı tarikat ittihaz edenleri gördüm.
      ruhani makamlarda sehayat ederken , manevi mertebeleri içinde en görkemli, en güzel , en emniyetli mertebenin sünneti seniyyeyi yaşayanlarda gördüğünü söylemişti

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.