• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #663591
    Anonim
      ASRIMIZDA TESETTÜR
      Asrımızda, Avrupa’dan gelen sözde kadın hürri­yet­leri adı altında, gerçekte ise kadını her sahada istismar eden ve âdi bir metadan başka değer ve kıy­met vermeyen bir anla­yış ve bu anlayı­şın tatbikatçıları karşılarında en ev­vel Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ve onun Risale-i Nur Külliyatını bulmuşlar­dır.
      Aslını daha önce yazan ve 1934’te ilaveler ve düzenlemelerle Tesettür Risalesini yeniden te’lif eden ve neşre­den Bediüzzaman Hazretleri, 1935 senesinde İnkılaplar aleyhinde faali­yetlerde bulunmak gibi suçlamalardan dolayı Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmış ve diğer suçlamalar­dan ceza veril­mezken Tesettür Risalesinden kendisine bir senelik ceza vermişlerdir.
      Bediüzzaman Hazretleri, idam planı ile verildiği Eskişehir Ağırceza Mahkemesinde, tesettür-ü nisvanı mü­da­faa ederken şöyle diyor:
      «İşte ben de adliyenin mahkemesine de­rim ki: Binüçyüzelli senede ve her asırda üçyüzelli milyon müslü­manların hayat-ı içti­maiyesinde kudsi ve hakiki bir düs­tur-u İlahîyi üçyüzelli bin tefsirin tasdik­lerine ve itti­fakla­rına istinaden ve bi­nüçyüz se­nede geçmiş ecda­dımızın iti­kad­larına iktidaen tefsir eden bir adamı mah­kûm eden haksız bir kararı, elbette ruy-i zeminde adalet varsa, o kararı red ve bu hükmü nakzedecektir diye ba­ğırı­yorum. Bu as­rın sağır kulakları dahi işitsin!..» (Şualar sh: 448)
      Yine müdafaanın bir kısmında da şöyle der:
      «Bin seneden beri çarşaf altında bulunan mu­had­de­rat-ı İslâmiye şimdi de çarşaf­larını mu­hafaza ediyor­lar.» (Osmanlıca Lem’alar sh: 586)
      Tesettür aleyhinde böyle acib tahak­kümü yapan mü­te­hakkimler, ve milli tereddiye dehşetli bir şekilde kapı açtılar. Çünkü aile müessesesinin korunmasında ve aile efradı ara­sında nesebî ve fıtrî olan manevi bağla­rın; hürmet, merhamet gibi hislerin ve ah­lâkî değerle­rin tahak­kuk etmesinde teset­türün rolü büyüktür. Tesettürsüz ve müb­tezel ailelerde, mezkûr fıtrî bağlar ve ma­nevi değer­ler gelişmez.
      Eğer bu değerler, yaşanan dinî ha­yatla geliştikten sonra, asrîliğe özenip te­settür terk edilirse, kazanılan manevi ha­yat büyük ölçüde zedelenir. Böylelerin ha­yat anlayışı gi­derek yalnız dünyevi men­faat ve lezzetler öl­çüsü içinde darlaşır ve maddileşir. İnsanlığın yüksek şahsi­yeti tersine döner, tereddi eder.
      Yıllar sonra aynı anlayışın tatbikatçıları tesettür mese­lesinden dolayı müslüman kitleyi baskı altında tut­tuklarını esefle görmekteyiz. Şimdi bu risaleyi burada neşrediyoruz.
      (TESETTÜRDE ŞER’Î ÖLÇÜLER)
    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.