• Bu konu 3 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Yazar
    Yazılar
  • #663637
    Anonim

      üçüncü sözde geçen

      “Elhasıl, âhiret gibi dünya saadeti dahi ibadette ve Allah’a asker olmaktadır.”

      ifadesinde, “Allah’a asker olmak” tabiri nasıl anlaşılmalı?

      #773303
      Anonim

        @yansıma 202025 wrote:

        üçüncü sözde geçen

        “Elhasıl, âhiret gibi dünya saadeti dahi ibadette ve Allah’a asker olmaktadır.”

        ifadesinde, “Allah’a asker olmak” tabiri nasıl anlaşılmalı?

        Konuyu askerligini yapmis bi kardesimizin cevaplamasi daha uygun olurdu sanirim,:) ama durumu su sekilde özetliyelim :

        Asker olan birisinin, askere gidince ne yiyip ne giyecegim, hangi parayla silah olacagim diye bir endisesi yoktur . Yiyecek, giyim, silah ihtiyaclari devlet tarafindan karisilanmaktadir. Barinma , korunma , hastalandiginda tedavi edilme gibi masraflar da devlete aittir. Askerin tek vazifesi kendine verilen görevi layikiyla yapmaktir.


        Insanda bu sekilde iman nuruyla kendini Allaha baglamali, kendini O’nun askeri bilip, dunyada kendine yuklenmis olan görevleri layikiyla yapmalidir.


        Insanin hava gibi bazi ihtiyaclari, insana direk olarak verilmistir. Baska ihtiyaclari ise (giyim, gida, ..) sebeplere baglanarak verilmistir. Sofrasina gelen bir zeytinin fiyatinin bakkalciya verdigi fiyat oldugunu dusunup, ve zeytini ona getirmekle gorevli olan bakkalciya tessekkur edip, asil Rizik vereni unutmak en buyuk divaneliktir.

        Bu açidan bakinca, kul Allah’a askerdir, ve en buyuk vazifesi , 3.sözde de hatirlatildigi gibi iman ile Allaha kul oldugunu bilip , zikir, fikir ve şükür gorevini eksiksiz yapmasidir.

        #773304
        Anonim

          Sorunuzun cevabı Müslüman olmanın şükrü nasıl eda edilir sorunuzun yanıtının içinde geçiyor inşaAllah..

          özetle açıklamak gerekirse;
          3. sözde ki temsilde geçen hikayede 2 askerden bahsediliyor
          bu iki asker uzak bir şehre gitmek için emir alıyorlar
          yola beraber çıkıyorlar, ileride yol ikiye ayrılıyor
          yolun başında bir zat onları bilgilendiriyor ve diyorki:
          “Sağ yol nizam ve intizamlıdır, sol yol ise düzensiz kuralsızdır
          sağdaki yol zararsız ve tehlikesiz, üstelik o yolu tercih edenler %90 rahat ve huzur buluyor
          soldaki yol ise hiç yarar sağlamamakla beraber, o yolu tercih edenlerin %90 zarar görüyor
          uzunlukları aynı olan yolların tek farkı;
          sol yola giren çantasız ve silahsız girecektir,
          sağ yola giren ise her türlü gıda ve donanımı içeren ağır bir çanta ile her türlü düşmana karşı kullanabileceği devletin kendine verdiği silah ile o yola girecektir”

          işte bahtiyar asker sağ yolu tercih eder, sırtına çantasını, silahını alır yola koyulur
          görünüşte ağır bir yük yüklenmişse de, kalbi ve ruhu huzurludur ve korkulardan uzaktır

          bedbaht asker ise emir altına girmek istemez ve sol yolu tercih eder
          görünüşte yüksüz, yani hafif gözüksede kalbi ve ruhu korku içindedir ve huzursuzdur

          sağ yolu seçen itaatkar asker, o yolun gerektirdiği emir ve düzene tabii olduğu için
          yol boyunca kimseden minnet almayarak, korkusuz bir şekilde gideceği yere ulaşır ve uygun bir şekilde mükafatlandırılır

          sol yolu tercih eden, emir ve düzene tabii olmayan, kendini başıboş zanneden asker ise yol boyunca çeşitli sıkıntılara maruz kalır, herkese dilenci olur, en ufak birşey çıksa karşınısına titrer ve korkar, zelil olur.

          İşte ey söz dinlemeyen nefsim:
          Bu iki askerden biri, Allah’ın emir ve yasaklarına uymak üzere takva, dua, tevekkül, ibadet gibi cihazatları yanına alarak yola çıkan kişidir
          yükü ağır görünsede kalbi ve ruhu çok rahattır ve yolun sonunda uygun bir şekilde mükafatlandırılacaktır

          diğeri ise: Allah’ın emir ve yasaklarına aldırış etmeden, kendi heves ve hayallerinin peşinden giden asi insandırki
          Kulluk vazifesini yük olarak gördüğü için sırtlanmaz ve hayatı boyunca sıkıntı ve korku içinde yaşar

          Biz de Allah’ın emri altında düzen ve intizam içindeki yolu tercih eder,
          takva üzere yaşar, kulluk vazifemizi en doğru şekilde yerine getirirsek
          hem uygun bir şekilde mükafatlandırılırız
          hem de bu dünyada da rahat ederiz inşaAllah

          #773305
          Anonim

            mesaj yazarken o kadar oyalanıyorum ki geç kalmışım
            Feza hocam kusura bakmayın görmedim cevaplandırdığınızı

            #773309
            Anonim

              şunu alamadım bunu satamadım deyip dünyalıklara dalıveriyoruz işte aslında götüren ne götürüyor gözle görülen birşey götürmüyor. Yapmış olduğu ibadetleri imanını inancını götürüyor ve tabi günahlarını….

            5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.