Günlerden bir gün devrin Selçuklu sultanlarından biri kabul etmesini arzu ederek Hz. Mevlânâ’ya birkaç kese altın göndermişti. Hz. Mevlânâ’nın talebelerinden biri altınları alıp Hz. Mevlânâ’ya arz edince Mevlânâ talebesine döndü ve “Beni gerçekten seviyorsanız bu altınları dışarıdaki çamurun içine atınız!” buyurdu. Talebesi Hz. Mevlânâ’nın bu isteğini emir telakki edip hiçbir sual dahi sormadan yerine getirdi. Bu olaya şahit olan bazı kimseler çamurun içine atılan altınları toplamak için hiç vakit kaybetmeden çamurun içine dalmışlardı. Fakat kısa süre sonra üstleri başları yüzleri çamurdan görünmez hâle geldi. Mevlânâ talebelerine onların bu vaziyetlerini göstererek; “Bu altınlar şu gördüğünüz dünya ehlinin üstünü başını batırdığı gibi âhiret ehli olanların da kalbini kirletir. Çeşitli günahlara sevk edip ibadetlerden alıkoyar. Bunun için dikkat edilmesi gereken nokta; hırs ve tama yapmadan kanaat üzere bulunmaktır. Dünyada âhiret saadeti için çalışılmalı kazanılmalıdır. Çünkü İslâm insanlara faydalı olmayı emreder. Dünyadaki saadetlerden biri de helâl kazanmak ve bu kazancını hayır ve hasenat yaparak âhirete göndermektir. Asıl sermaye ise ilim amel ihlâs ve güzel ahlâk sahibi olmaktır.” buyurdu
Dünya nimetlerini ahirete sarf etmek için kazanır kullanırsan kalbi karartmaz bilakis iyi gelir 🙂 Devir aksiyon devridir itikaf devri değildir. Kuvvetli mümin zayıf müminden hayırlıdır. (H.Şerif)
Yazar
Yazılar
6 yazı görüntüleniyor - 1 ile 6 arası (toplam 6)
Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.