- Bu konu 12 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
21 Mart 2009: 19:31 #664217
Anonim
umarım keyifle izlersiniz..[googlevid]7634814710901410607[/googlevid]
sözlerinide yazalım tam olsun ..
Sen Ve Son“UNUTMAK NE DERİN ŞEYDİR Kİ, unutanlara unutuşlarını bile unutturur. Unutulmak ne acı şeydir ki, unutulanın unutuluşuna ağlayışını kimse hatırlamaz.
‘Nisyan’dan, yani unutuştan çıkarıldık her birimiz. Yüzümüz gün yüzüne değeli, tenimiz güneşe erişeli beri unutulmaktan alındık, unutmaktan sakındık. Hatırı sayılır olduk. İsmimizin orada burada anılması bizi memnun etti. Ne var ki, unutmak yaşamak kadar elimizin altında ve unutulmak ölüm kadar yanıbaşımızda. Ölüm bizi geldiğimiz yere, ‘nisyan’a götürüyor tekrar. Ölüm unutuşlara gömüyor yüzümüzü; tenimizi tanıdıklarımıza yabancılaştırıyor. Yaşarken ölümü anmıyoruz o yüzden. Yaşarken ölümle aramıza sahte mesafeler döşüyoruz. Unutulmak korkusu bu… Galiba, en çok, unutulacağımızı unutuyoruz.
Hatırla ki, toprak ayağının altından kayıyor. Ellerin son bir defa dokunuyor güle ve güne. Gözlerinin karası son kareyi alıyor ışıktan; ve karanlığa hazırlanıyorsun. Gözkapaklarının kapanışı seni bir dağın arkasına götürecek. Unutmaya ve unutulmaya hazırlanıyorsun. Varlığın incecik dudaklarda bir çift kuru söze inecek; o dudaklardan insan sıcağını tadamayacaksın. Hatıran bir taştan ve hüzün renkli topraktan ibaret olacak. Kahkahalar seni yalnız bırakacak, mutluluklar seni hesaba katmadan ikmâl edilecek. Sana arkalarını dönecekler, dönüp yüzüne bakmayacaklar. Senin kokun uzakların kokusu olacak. Tenin toprağın soğuğunu tadacak. “Gelecek ölüm; gözleri gözlerin olacak.”
Hatırla ki, sarışın kız çocuğunun lüle saçlarına son kez bakıyorsun, seninkinden uzun ve derin bakışlarına son kez değiyorsun. Sen bu ânın eşiğinde son nefesin hesabını yapıyorsun; o yarınların uzayıp giden kanatlarına tutunmuş derin, taze soluklarla yineliyor varlığını. İllâ da göz göze geliyorsunuz. Ellerin onun ellerine erişemeyecek; gamzeli yanaklardan sızıp gelen tebessüm sana uzak düşecek. Şimdiden, ölümü bilmeyen oğlunun gözlerinin seni köşe bucak arayışını görüyorsun. Havada asılı kalacak “Baba!” çığlığına şimdi hep bir ağızdan cevap vermek istiyorsun. Nefesin sesine yetmiyor.
Hatırla ki, yarınki gün seni taze bir toprak yığının altında bulacak. Bir gün saatinin akrebi, yelkovanı senin uzanamadığın ânlara doğru dönecek. Sen olmayacaksın ve kolundaki saat sensiz zamanları tırmanıyor olacak. Sulamayı unuttuğun çiçeğin bile senden sonra solacak. Yüzüne günışığı vurmayacak. Hayatının ebedî rengini dar ve sessiz bir boşlukta bulacaksın. Ya küle dönecek ya güle dönüşeceksin. Yarınsız ve sonsuz bir günün yanağında incecik bir gamze olup kristalleşeceksin. Yüzün solacak, ellerin hiçbir yere varmayacak, parmakların hiçbir şey göstermeyecek ve ayaklarının altında hep boşluk olacak.
Unutma ki, toprak şimdi ayağının altından kayıyor. Yürüdükçe ince bir hesap çizgisine çekiliyorsun. Unutma ki, elinle ölüme dokunuyorsun. Elinle ölümü dokuyorsun. Hatırla ki, gözlerin ölüme bakıyor. Gözlerin bir cesedi alacakaranlığa taşıyor. Hatırla o zamanı ki, sen boz topraklar altında derin unutuşlarda eriyorsun. En son, kaleminin karanlık izi kalıyor soluk sayfalarda. Ve sözlerin kırık-dökük hatıralara dönüşüyor, paylaşılıyor, solgun bir gül gibi dolaşıyor. Hatırla ki, sen sözleri genç kalbleri taze aşklara taşıyan ölü bir şairsin ya da masum ve sonsuz bakışlı gözlerin kapı aralarında beklediği bir babasın. Elinin sıcağı özlenen sevgilisin. Hatırla ki, seni sımsıcak sarıp kucaklamak isteyenler bir tabutun katı, soğuk dokunuşuna çarpıyorlar. Hatırla ki, bir mezar taşında iki rakam arasına çizilmiş eğreti bir çizgiye indirgenmişsin. Hatırla ki, duvarda soluk siyah beyaz bir fotoğrafta hüzünlü bir gülüşten ibaretsin, belki de camekânın tozunu almayı unuttular. Mezar taşın unutuldu ve hatta mezar taşın da seni unuttu diyelim. Ve hep başkaları var dışarıda, hep yabancılar geziyor yıkık mezar taşları arasında. Kimsenin tanıdığı değilsin artık. Kimsenin ‘ölü’sü de değilsin; tıpkı şimdi olduğu gibi.
Oysa, sen ve son, ne kadar da uzak görünüyordunuz birbirinize. Unutuş ne kadar çok unutuluyor.
Ey beni herkes unuttuğunda anan Rabbim! Yüzümü, elimi, gözümü, bakışımı, dokunuşumu veren Rabbim! Beni Seni unutanlar arasından çıkar al! Beni bensiz bıraksan da, Sensiz bırakma!
N’olur Rabbim! Şu biricik ânımı ebedin rüzgârlarına kat ve beni Sana daim yakın eyle! Yalnız Seninle kalmakla kalabalıklaştır beni! Bir secdede biriktir varlığımı! Beni Sana açılan ellerimde çoğalt! Beni Sana karşı fakir olmakla zenginleştir! Kendimi Sende unutayım ve öylece kapansın gözlerim ve öylece çözülsün ellerim. Dilim öylece sussun ve tenim öylece çamura katışsın ve bu mürekkep lekeleri kısacık vuslatımın hatırası olsun. Unutulmasın sözlerim; unutkanlar unutulacaklarını hatırlasınlar diye… “
Senai Demirci/Dar Kapıdan Gecmek…
selamla elmas abim ..24 Nisan 2009: 16:36 #740387Anonim
Nisyan’dan, yani unutuştan çıkarıldık her birimiz. Yüzümüz gün yüzüne değeli, tenimiz güneşe erişeli beri unutulmaktan alındık, unutmaktan sakındık. Hatırı sayılır olduk. İsmimizin orada burada anılması bizi memnun etti. Ne var ki, unutmak yaşamak kadar elimizin altında ve unutulmak ölüm kadar yanıbaşımızda.
çok çok güzeldi…sabırla dinlenmeye değer… Hayatının ebedî rengini dar ve sessiz bir boşlukta bulacaksın. Ya küle dönecek ya güle dönüşeceksin. Yarınsız ve sonsuz bir günün yanağında incecik bir gamze olup kristalleşeceksin.
En son, kaleminin karanlık izi kalıyor soluk sayfalarda. Ve sözlerin kırık-dökük hatıralara dönüşüyor, paylaşılıyor, solgun bir gül gibi dolaşıyor……La İlahe İllAllah…..
24 Nisan 2009: 18:46 #740418Anonim
Ey beni herkes unuttuğunda anan Rabbim! Yüzümü, elimi, gözümü, bakışımı, dokunuşumu veren Rabbim! Beni Seni unutanlar arasından çıkar al! Beni bensiz bıraksan da, Sensiz bırakma!
Beni bensiz bıraksan da, Sensiz bırakma!
Beni bensiz bıraksan da, Sensiz bırakma!
Sensiz bırakma!
Sensiz bırakma!…24 Nisan 2009: 18:51 #740420Anonim
guftepira kardeşim, ben bulamadım sen bulmuşsun ve eklemişsin.
Allah senden razı olsun. Çok seviyorum bunu dinlemeyi. Dua ile.24 Nisan 2009: 20:24 #740465Anonim
HuSeYni;121645 wrote:guftepira kardeşim, ben bulamadım sen bulmuşsun ve eklemişsin.
Allah senden razı olsun. Çok seviyorum bunu dinlemeyi. Dua ile.eywallah abim zaten sizin için getirmiştim foruma.
ebrar ablam sizinde yorumlarınız çok hoş olmuş teşekkür ederim.
27 Nisan 2009: 11:00 #740711Anonim
çok güzel paylaşım için saol
27 Nisan 2009: 14:03 #740730Anonim
Daha evvel dinle diye tavsiye edildi ama unuttum hep 🙂 güzel bir çalışma olmuş. teşekkürler.
1 Temmuz 2009: 20:05 #749278Anonim
ben bunu burada nasıl olur da göremem 🙂
ALLAH razı olsun abim hayranlıkla okuduğum ve dinlediğim bir abi Senai Demirci
çok çok teşekkür ederim
1 Temmuz 2009: 20:31 #749284Anonim
allah raazı olsun paylaştığın için dua ile…
22 Kasım 2009: 19:12 #760622Anonim
[DM=”Sen ve Son”]xagbix_sen-ve-son-senai-demirci_shortfilms[/DM]24 Ağustos 2010: 18:02 #775536Anonim
[DM=”SEN VE SON”]/xagbix_sen-ve-son-senai-demirci_shortfilms[/DM]
24 Ağustos 2010: 21:36 #775538Anonim
Ey Rabbim senden bir tesehhud miktari ömür
bir LA İLAHE İLLALLAH mikarı ölüm istiyorum senden…..
LA İLAHE İLLALLAHAllah razı olsun…
25 Ağustos 2010: 00:33 #775543Anonim
@GÖNÜLSIZIM 207752 wrote:
Ey Rabbim senden bir tesehhud miktari ömür
bir LA İLAHE İLLALLAH mikarı ölüm istiyorum senden…..
LA İLAHE İLLALLAHAllah razı olsun…
amin ecmain inş
25 Ağustos 2010: 19:54 #775583Anonim
…..
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.