• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #664296
    Anonim

      Mevlânâ otururkensmiliv.gif bir havuz kenarındasmiliv.gif
      GeldiŞems-i Tebrîzî ve oturdu yanında.

      Gördü ki Mevlânâ’nınsmiliv.gif yanında kitaplar varsmiliv.gif
      Onları gösterereksmiliv.gif sordu ki: “Nedir onlar?”

      Arz etti ki: “Babamınsmiliv.gif yazdığı kitaplardırsmiliv.gif
      Hepsi de inci gibismiliv.gif kıymette bî-bahâdır.”

      Şems onları isteyipsmiliv.gif aldı kendi elinesmiliv.gif
      Ve kaldırıp hepsinismiliv.gif attı suyun içine.

      Mevlânâ çok üzülüpsmiliv.gif dedi: “Eyvâhsmiliv.gif pederdensmiliv.gif
      Kalan kitaplarımınsmiliv.gif tamamı gitti elden.”

      Lâkin Şems-i Tebrîzîsmiliv.gif elini uzataraksmiliv.gif
      Çıkardı herbirinismiliv.gif hem de kuru olarak.

      Mevlânâ görünce desmiliv.gif ondan bu kerâmetismiliv.gif
      Daha da sağlam oldusmiliv.gif ona teslîmiyeti.

      Öyle ki sarsılmaz bir kale gibi oldu tamsmiliv.gif
      Sohbetine daha çoksmiliv.gif aşk ile etti devam.

      Evlâdı Sultan Veledsmiliv.gif der ki: “Şems-i Tebrîzîsmiliv.gif
      Ansızın gelip gördüsmiliv.gif bir gün pederimizi.

      Öyle kismiliv.gif babam onunsmiliv.gif dururken huzûrundasmiliv.gif
      Yok olmuştu gölgesismiliv.gif o velînin nûrunda.

      Önce herkes babamasmiliv.gif tâbi ikensmiliv.gif bu sefersmiliv.gif
      Babam Şems’e uydu ve oldu onda cansiper.

      Şems ona anlattıkçasmiliv.gif Allah’ın sevgisindensmiliv.gif
      Babam şevkle dinleyipsmiliv.gif geçerdi kendisinden.

      Bu şekilde aylarcasmiliv.gif devam etti bu sohbetsmiliv.gif
      Çok yüksek makamlarasmiliv.gif erdi babam nihâyet.”

      Şems-i Tebrîzî ilesmiliv.gif Mevlânâ hazretlerismiliv.gif
      Sohbet ediyorlardısmiliv.gif geceleri ekserî.

      Yine bir gün geceninsmiliv.gif bir mehtaplı ânındasmiliv.gif
      Sohbet ediyorlarkensmiliv.gif medresenin damındasmiliv.gif

      Baktı Şems-i Tebrîzîsmiliv.gif etrafına birazcıksmiliv.gif
      Buyurdu: “Hiç bir evdesmiliv.gif görünmüyor az ışıksmiliv.gif

      Ölü gibismiliv.gif gafletlesmiliv.gif uyuyor bu kimselersmiliv.gif
      Keşki kalkıp Allah’asmiliv.gif ibâdet eyleselersmiliv.gif

      Zirâ kimsmiliv.gif az sıkıntısmiliv.gif çeker ise bu gündesmiliv.gif
      Görmez fazla ızdırapsmiliv.gif yarın mahşer gününde.”

      O böyle söyleyincesmiliv.gif hazret-i Mevlânâ dasmiliv.gif
      Ellerini kaldırıpsmiliv.gif duâ etti o anda.

      Dedi: “Şems-i Tebrîzîsmiliv.gif hürmetine İlâhîsmiliv.gif
      Uyandır ölü gibismiliv.gif yatan bu ahâlîyi.”

      Mevlânâ hazretlerismiliv.gif edince böyle duâsmiliv.gif
      Başladı gök yüzündesmiliv.gif bulutlar toplanmağa.

      Şimşek çakıpsmiliv.gif kuvvetlesmiliv.gif gök gürledi peşindensmiliv.gif
      Uyandı şehir halkısmiliv.gif bu gök gürlemesinden.

      Civardaki evlerdensmiliv.gif sesler yükseliyordusmiliv.gif
      Herkes korkularındansmiliv.gif “Allah Allah” diyordu.

      Hazret-i Şems buyurdu: “Nasıl şimdi insanlarsmiliv.gif
      Bu yalancı uykudansmiliv.gif bu sesle uyandılarsmiliv.gif

      Hakîkî uykudan dasmiliv.gif uyanmaları içinsmiliv.gif
      Teveccühü gerekirsmiliv.gif bir veliyy-i kâmilinsmiliv.gif

      Bir Allah adamınınsmiliv.gif mevcûdiyeti ilesmiliv.gif
      Gafletten uyanırlarsmiliv.gif bir şehir halkı böyle.”

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.