• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #664364
    Anonim

      Bir gün Ebubekir Sıddık (ra), Resulullah’ın (asm) evine geldi. İçeri gireceği sırada, Hz. Ali de (ra) geldi.
      Hz. Ebubekir (ra) (geri çekilip):
      “Ya Ali sen buyur, gir” dedi.

      Hz. Ali de cevap verdi. Daha sonra aralarında, aşağıdaki
      uzun konuşma oldu:

      “Ya Ebubekir! Sen önce gir ki, her iyilikte önde olan, her hayırlı işte ileri olan, herkesi geçen sensin.”
      Hz. Ebubekir (ra):
      “Sen önce gir ki! Resulullah’a (asm) daha yakın sensin.”
      Hz. Ali (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah’tan (asm) işittim. ‘Ümmetimden, Ebûbekir’den daha üstün bir kimsenin üzerine güneş doğmadı.’ buyurdu.”
      Hz. Ebûbekir (ra): “Ben, senin önüne nasıl geçebilirim ki, Resulullah (asm) kızı Fatma’yı (ra) sana verdiği gün, ‘Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim.’ buyurdu.”

      Hz. Ali (ra):
      “Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulullah (asm):
      ‘İbrahim’i (a.s) görmek isteyen, Ebubekir’in yüzüne
      baksın.’ buyurdu.”
      Hz. Ebubekir (ra):
      “Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulullah (asm):
      ‘Âdem’in (as) hilm sıfatını ve Yusuf’un (as) güzel ahlakını görmek isteyen Ali Murteza’ya baksın.’ buyurdu.”
      Hz. Ali (ra):
      “Senin önünde gidemem. Çünkü Resulullah (asm):
      ‘Ya Rabbi! Beni en çok seven ve ashabımın en iyisi kimdir?’ dedi.
      Cenâb-ı Hak: ‘Ya Muhammed! Ebubekir Sıddık’tır.’ buyurdu.”

      Hz. Ebubekir (ra):
      “Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulullah (asm) Hayber’de: ‘Yarın sancağı öyle bir kimseye veririm ki, Allah-u Teâlâ onu sever. Ben de, onu çok severim.’ buyurdu.”
      Hz. Ali (ra):

      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah
      ‘Cennetin kapıları üzerinde ‘Ebubekir Habibullah’ yazılıdır.’ buyurdu.”
      Hz. Ebubekir (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah
      (asm) Hayber gazasında, bayrağı sana verip, ‘Bu bayrak Melik-i Galibin, Ali Bin Ebu Talib’e hediyesidir.’
      buyurdu.”

      Hz. Ali (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah (asm)buyurdu ki: ‘Ya Ebubekir, sen benim gören gözüm ve bilen gönlüm yerindesin.’ ”
      Hz. Ebubekir (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah
      (asm) buyurdu ki:
      ‘Kıyamet günü, Ali cennet hayvanlarından birine binmiş olarak gelir. Cenâb-ı Hak buyurur ki: ‘Ya Muhammed!
      Senin baban İbrahim Halil ne güzel babadır. Senin kardeşin Ali Bin Ebu Talib ne güzel kardeştir.’”

      Hz. Ali (ra):
      “Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulullah (asm) buyurdu ki:
      ‘Kıyamet günü, cennet meleklerinin reisi olan Rıdvan
      adındaki melek cennete girer. Cennetin anahtarlarını
      getirir. Bana verir. Sonra Cebrail (as) gelip, Ya Muhammed
      (asm) cennetin ve cehennemin anahtarlarını, Ebubekir Sıddık’a (ra) ver, istediğini cennete, dilediğini cehenneme göndersin der.’ ”
      Hz. Ebubekir (ra): “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah
      (asm) buyurdu ki: ‘Ali, kıyamet günü benim yanımdadır. Havz ve Kevser yanında, benimledir. Sırat üzerinde benimledir. Cennette benimledir. Allah-u Teâlâ’yı görürken benimledir.’”

      Hz. Ali (ra):
      “Ben, senden önce giremem. Çünkü Resulullah (asm):
      ‘Ebubekir’in imanı, bütün müminlerin imanı ile tartılsa, Ebubekir’in imanı ağır gelir’ buyurdu.”
      Hz. Ebubekir (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah
      (asm) buyurdu ki:
      ‘Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır.’”
      Hz. Ali (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah
      (asm) buyurdu ki:
      ‘Ben sadıklığın şehriyim. Ebubekir onun kapısıdır.’”

      Hz. Ebubekir (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah
      (asm) buyurdu ki:
      ‘Kıyamet günü Ali bir ata biner, görenler, acaba bu hangi peygamberdir?’ derler. Allah u Teâlâ, ‘Bu, Ali Bin Ebu Talib’dir.’ buyurur.”
      Hz. Ali (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah (asm) buyurdu ki:

      ‘Ben ve Ebubekir, bir topraktanız. Tekrar bir olacağız.’”
      Hz. Ebubekir (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah
      (asm) buyurdu ki:
      ‘Allah-u Teâlâ: ‘Ey cennet! Senin dört köşeni, dört kimse ile bezerim. Biri Peygamberlerin üstünü Muhammed’dir (asm). Biri, Allah’tan korkanların üstünü
      Ali’dir. Üçüncüsü kadınların üstünü Fatımatüz-Zehra’dır. Dördüncü köşesindeki de temizlerin üstünü Hasan ve Hüseyin’dir.’ ”

      Hz. Ali (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah (asm) buyurdu ki:
      ‘Sekiz cennetten şöyle ses gelir: ‘Ebu Bekir! Sevdiklerinle birlikte gel, hepiniz cennete girin.’”
      Hz. Ebubekir (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah (asm) buyurdu ki: ‘Ben bir ağaca benzerim. Fatıma bunun kökü, Ali gövdesi, Hasan ve Hüseyin meyvesidir.’”
      Hz. Ali (ra):
      “Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulullah (asm) buyurdu ki: ‘Allah-u Teâlâ, Ebubekir’in bütün kusurlarını affetsin. Çünkü o, kızı Aişe’yi bana verdi. Hicrette bana yardımcı oldu. Bilal-i Habeşi’yi, benim için azad etti.’”

      Resulullah’ın (asm) bu iki sevgilisi, kapıda böyle konuşurlarken, kendileri içeriden dinliyorlardı. Hz. Ali’nin sözünü kesip içeriden buyurdu ki:
      “Ey kardeşlerim, Ebubekir ve Ali! Artık içeri girin. Cebrail (as) gelip dedi ki, yerdeki ve yedi kat göklerdeki
      melekler sizi dinlemektedir. Kıyamete kadar birbirinizi övseniz, Allah-u Teâlâ yanındaki kıymetinizi anlatamazsınız.”

      İkisi birbirine sarılıp, birlikte Resulullah’ın (asm) huzuruna girdiler.
      Resulullah’ın (asm):
      “Allah-u Teâlâ ikinize de yüz binlerce rahmet etsin. İkinizi sevenlere de, yüz binlerce rahmet etsin ve düşmanlarınıza da yüz binlerce lanet olsun.” buyurdu.

      Hz. Ebubekir Sıddık dedi ki:
      “Ya Resulallah (asm). Ben, Ali kardeşimin düşmanlarına şefaat etmem.
      Hz. Ali dedi ki:
      “Ya Resulallah (asm). Ben de Ebubekir kardeşimin düşmanlarına şefaat etmem ve başını kılıç ile bedeninden ayırırım.”

      Hz. Ebubekir:
      “Ben, senin düşmanlarına Kevser havzından su vermem” buyurdu.

      Hz. Ali de:
      “Ben, senin düşmanlarını Sırat üzerinden geçirmem” buyurdu.

      Hz. Ali (ra) ve Hz. Ebubekir (ra) taraftarlarının ve düşmanlarının kulakları çınlasın.

      #775931
      Anonim

        Allah razı olsun ne güzel bir konuşma Rabbim önce efendimiz (a.s.) sonrada bu muhterm zatların yüzüsuyuhürmetine bizleride cennetinde buluştursun inşallah (amin)

        #775942
        Anonim

          allahrazı olsun
          bütün insanlıga ne kadar güzel bir örnek
          işte gerçek kardeşlik gerçek dostlu örnegi
          ne kadar güzel degılmi

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.