- Bu konu 13 yanıt içerir, 7 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
3 Eylül 2010: 22:44 #664467
Anonim
selamun aleyküm
yaw şimdi bişey sorcam Allah .c.c
insanların nmz kılması için emretmiş
ve insanlar nekadar kötü berbatta olsa huzuruna çagırmış
bunların dışında nmz kılmak mecburi ve farz olan bişey se ozaman neden Allah’ın nmzımızı kabul edip etmemesi söz konusu…
yani şöyle bişey var madem mecburi neden kabul olabilirde olmaya bilirde bunu anlamış diyilim bilen varsa bilgisinden bizde yararlanalım inşaallahÇok aradım nette bu sorunun cvbını da bulamadım burda bulcamdan eminim :;)
bu konuyla alakalı risalede biyer varsa biliyorsanız yerini söylemeniz süper olur risale tatmin edici cvplar veriyor çok şükür
3 Eylül 2010: 23:26 #776347Anonim
Her şeyden önce, kişinin mümin sayılabilmesi için iman, tasdik, muhabbet gibi, bâtınî amellerden bir bölümünün bulunması şarttır. Ayrıca Kur’an ve Sünnet’in koyduğu hükümlere göre, zahir ve bâtın amellerin bir kısmı herkes için farz-ı ayındır.
Mesela bedenle, zahiren beş vakit namaz kılmak farz olduğu gibi, o namazı kalben riyasız, gösterişsiz ve sırf Allah rızası için kılmak da farzdır. Eğer ihlâs olmazsa ibadet boşa gitmekle kalmaz, kişi ibadeti sebebiyle ceza da görebilir.
İslâm’ın zahirî emir ve yasaklarına uymadan insanın bâtınını düzeltmesi mümkün olmadığı gibi, zahirsiz bâtınî amellerin de bir faydası da yoktur. Hem İslâm’ın emir ve yasaklarına uymak gibi nefsi kıran başka bir şey de yoktur. İmam-ı Rabbani Hazretleri bu hususu şöyle açıklamaktadır:
“İslâm’ın bir emrini yerine getirmek, kendi düşüncesiyle yapılan binlerce senelik riyazet ve mücahededen daha tesirlidir. Hatta İslâm’a uygun olmayan riyazet ve mücahedeler nefsi daha da azdırır.
Zahirî emirler ise böyle değildir.
Nefsi kırarak bâtını güçlendirir. Meselâ zekâttan bir kuruş vermek, zekâtın dışında kendiliğinden binlerce altın hayır yapmaktan çok daha fazla nefsi tahrip eder. Yine mesela İslâm’ın emri olduğu için bayram günü oruç tutmayıp yiyip içmek, kendiliğinden senelerce oruç tutmaktan daha faydalıdır. İki rekât sabah namazının farzını cemaatle kılmak sünnettir. Bu sünneti yapmak gece sabaha kadar nafile namaz kılarak sabah namazını cemaatsiz kılmaktan daha iyidir. Hz. Ömer r.a. gece sabaha kadar ibadet edip de cemaate gelmeyen biri için, ‘Keşke bütün gece uyuyup da sabah namazını cemaatle kılsaydı…’ buyurmuştur.”
İslâm’dan sapmış olanlar binbir eziyet, riyazet ve mücahedeyle nefislerini köreltiyorlarsa da bir kıymeti yoktur. Bunların kalpleri zulmet içindeyken nefsleri parlayıp cilalanır.
Böylece kendilerinden keramete benzer istidraçlar zuhur eder. Mesela Brahman papazları ve Hint fakirlerinin durumları böyledir. Hint fakirlerinden havada bağdaş kurup oturanlar vardır. Ama bu durum onların azabını çoğaltmaktan ve ebedi felakete sürüklemekten başka bir işe yaramaz. Allah Tealâ ancak İslâm’a tabi olanlardan razı olur. Bazen onların bir saatlik çalışmaları yüzlerce senelik manevi kazanca sebep olur. Çünkü Hak Tealâ Hazretleri İslâm’a uygun amelleri kabul eder ve beğenir.
Bilgisiz zahir ve bâtın amelleri
Farz olan zahirî ve bâtınî amellerle ilgili bilgileri edinmek de kadın-erkek bütün müslümanlar için farzdır. Bu ilimleri öğrenmemek, ebedi istikbal bakımından büyük felaketlere sebebiyet verebilir.
Her şeyden önce Ehl-i Sünnet itikadından haberi olmayan bir kimsenin imanını muhafaza etmesi bile zordur. Bu devrin en büyük engeli iman noktasındaki zafiyetlerdir.
Çok zaman namaz kılan insanların bile itikadında bozukluklara rastlanabilmektedir. Yolun sonuna gelmemiş tasavvuf erbabı da söz konusu tehlikenin dışında değildir.
Zira, diğerlerine nispetle az da olsa, bilgisizlik ve aşırı muhabbet sebebiyle tasavvuf erbabında da bozuk itikatlara rastlanabilinmektedir. Allah korusun insan bir defa dinden çıktı mı, geçmişteki bütün sevapları silindiği gibi, farz olan ibadetlerin vebali de üzerinde kalır.
Cehaletin zararları sadece bununla sınırlı değildir. Amellerin boşa gitmesine, sevaplarının azalmasına veya farkında olmadan haramlara girmeye de sebebiyet verir.
Mesela insan namazın şart ve rükünlerini bilmezse kıldığı namazlar boşa gidebilir. Gusül, abdest, namaz, oruç gibi ibadetlerle ilgili hükümler düzgün bir şekilde öğrenilmezse, ya ameller boşa gider ya da ondan elde edilecek ecir ve sevap azalır. Alışveriş, talâk (boşama) gibi muamele ile ilgili hususlar da böyledir.
Bâtınî ilimlerin önemi de zahirî ilimlerden daha az değildir. Zira sadece bâtınî amellerden kibir bile insanın imanını götürebilir. Nitekim Firavunlar, Nemrutlar ve günümüzdeki insanların çoğu sırf bu yüzden helâk olup gitmişler ve gitmeye devam etmektedirler. Yine sadece ihlâs ve riyadan haberi olmayan bir kimsenin bütün amelleri boşa gidebilir. Hiddet ve şehvet gibi afetlerin kökünü kalpten kazımak için lüzumlu olan ilimleri bilmeyen bir kimse haramlardan kurtulamaz.
Hal böyle olunca, insan nefsinin oyuncağı haline gelir. Kur’an-ı Kerim’de bu hususla ilgili şöyle buyrulmaktadır: “(Bunların) dünya hayatında çalışmaları boşa gitmiştir. Halbuki onlar sağlam iş yaptıklarını sanıyorlardı” (Kehf, 104)
Şunu da belirtelim ki, yukarıda anlatılan zahirî ve bâtınî ilimleri bilmek de kurtuluş için yeterli değildir. Mühim olan bu ilimlerle amel etmektir. İlimsiz amel olmadığı için söz konusu ilimleri öğrenmek farzdır.
İMAM RABBANİ K.S
3 Eylül 2010: 23:39 #776350Anonim
Yani cemre kardeşim,kısaca şekil itibariyle yapılan her ibadetin aslında görünmeyen kısmında asıl vazifemiz…İşte tasavvuf bu noktada başlıyor.Ve bunun için de ilim şart..Şöyle ki islamın ilminden alınan feyiz kalbe işler idrakı sağlar.Sağlanan bu idrakla tüm kapılar aralanır ve kılınan namazın kabul edilme noktasına kendi nefsini zoraki düşündürmeye iterek sağlam bi duruşla saf tutulmasını sağlar.
İşte bu yüzden namaz eğilip kalkmaktan ibaret değildir denilir…
Ve bu yüzden manen olan amellerimiz keskin bir kılıç gibi o şeklin içinde asıl şeklini alarak Yüce Allahu Tealanın karşısında hakettiği duruşu sergilemeyi başarır.
Ve bu duruş ona sonsuz rahmetin kapılarını aralama anıdır.
Herkes namaza durur ama her duruş Hz.Ebubekir (r.a) ya da Hz.Ali (r.a) değildir..
Bu yolda onların takibinde bir anlayışa sahip olma çabasında olabiliriz ancak ki zira huzuruna çıktığımız beş vakit bir şahıs değil Alemlerin Rabbi Allah C.C…O da en sağlam olan kalp ve vucudun tek izada olarak durulduğu şükrün anahtarıdır.
Bu anahtarlara uygun mutlak bir kapı vardır… Doğru Kapıları bulmak nasip olur inşallah…O anahtarlar da amellerimiz…3 Eylül 2010: 23:48 #776351Anonim
Aleykum Selam ve Rahmetullah,
malum en cüzi seviyede namazın rükünleri, olmazsa olmazları hemen hemen her ilmihal kitabında anlatılmış, farz olan esasları belirtilmiş. farzlara uyulduğu müddetçe namazın namaz olarak kabul edilmemesi muhal olur
lakin burada şöyle ince bir çizgi var,
misal, müslüman olmanın şartı kelime-i şehadet getirmekle başlar, kelime-i şehadet getiren herkes müslümandır artık. ama o kişinin imanı ne seviyededir, islamiyeti ne kadar yaşıyor, ne kadar müslümandır orası apayrı bir konu olur.
ayeti kerime de buyurulmuş; “namaz ı dosdoğru kılınız”. sadece namaz kılınız veya doğru kılınız denip bırakılmamış, dosdoğru kılınız diyerek vurgulanmış, o “dosdoğru namaz”ı kılabildiğimiz zaman, namazımız kabul olunur inşallah,
“dosdoğruya” ulaşma gayretimiz neticesinde de mükafatı olur,ve kitabımızda namaz emri verilmişken, namazın nasıl kılınacağı anlatlmamış,
namazın nasıl kılınacağını Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın sünnetinden öğreniyoruz. kesin olan bir şey var ki, o da makbul olan namazın, peygamberimizin a.s.m ın kıldığı namaz olduğu,
biz ne kadar o namaza uygun, o namaza yakın namaz kılabilirsek, bizim namazımızın makbuliyetide o oranda artacaktır.havf ve reca arasında, recaya daha yakın bir halde namazlarımızı eda etme gayretinde olalım inşallah,
abdestiyle, okuna dualarıyla, farzlara uygun kılınan her namaz, Rabbimizin katında namaz ibadeti olarak kabul görür ümidindeyiz inşallah,
burada bize düşen, Rasulü Ekrem Aleyhissalatu Vesselamın namazının bir çekirdeği hükmündeki kendi namazımızı, mümkün mertebe yeşertmek, filizlendirmek, o muazzam ağaca benzetebilmek olur,
kılınan her namaz, o ağacın bir çekirdeği hükmünde, o namazın özelliklerini taşır.
biz namaz sırasında huşuyu sağlamaya çalışmak, tadil-i erkana riayet etmeye gayret etmek, kimin karşısında durduğunu hissetmeye çalışmak, her bir hareketin manasını hissetmeye çalışmak, gibi hallerle, o çekirdeği inkişaf ettirmeye çalışırız.Cenab-ı Hak namazdan ayrı koymasın, hakiki namazlara ulaştırsın
bu nasıl namaz bu kabul olurmu gibi şeytani vesveselerden hepimiz muhafaza etsin inşalah
Rabbimiz bizi bizden iyi bilen, bizi bizden iyi tanıyandır, ihlasla namaz kılmayı, makbul namazları kılmayı, namazlarımızn kabul olmasını istedikten sonra, vermek istemese istemeyi vermez sırrınca bize o namazları da nasib edecek, namazlarımızı da o şekilde kabul buyuracaktır inşallah
şüphesizki her hakikati bilen yalnız Allah’dır cc.سُبْحَانَكَ لاَعِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَاعَلَّمْتَنَا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ3 Eylül 2010: 23:55 #776354Anonim
@CeMre 209646 wrote:
bu konuyla alakalı risalede biyer varsa biliyorsanız yerini söylemeniz süper olur risale tatmin edici cvplar veriyor çok şükür
külliyatta çok yerlerde namaz bahsi ile alakalı kısımlar mevcut, lakin dördüncü, dokuzuncu ve hususan yirmibirinci söze başvurabilrisiniz.
4 Eylül 2010: 00:03 #776356Anonim
evet öncelikle Aleyküm seLam
öncelikle cemre kardeş bir misalle soruna cvp vermeye çalışim…
Bir meslek edincegini düşün
örn:bir ögretmen olmayı istiyorsun
ve şart konulan bazı
istekler var ve istedin bu meslegi elde etmen için mecburi bi takım sınavlardan geçmen gerek senden istenilen bu…
Senin bunları baştan sagma gelişi güzel cvpladını düşünelim..
sonucundan nekadar emin olabilirsin..???
ÇüNKİ ORTADA GELİŞİ GÜZEL CVPLADIN BİR SORU VAR
VE NETİCEDE sana verilen kurallara uymadın ve neticede kötü bi sonuç aldın
nmz da böyle bişe senin tıp kı misaldeki gibi isteksiz bir şekilde gelişi güzel sadece farzdır yerine getireyim dedigin bi nmz dan sen nekadar emin olabilirsin…
Ama allah’a teslim olarak kendini gerçekten onun huzurunda oldunu kabul ederk farzın dışından gerçekten istedin için istekli bir şekilde kıldıgın nmz zevkini
zaten allah c.c
sana seccadenden kalkmadan ruhuna o huzuru tattıracaktır bundan emin ol ardeşim…
Ve zaten nmz kabul olup olmadını nmz bitikten sonra anlarsın allah .c.c da bizden istedigi sadece en azından üşenmeyerek kılacagın bi nmz….
güzel bi konuya deyinmişsin evet….. teşekkürler4 Eylül 2010: 00:06 #776357Anonim
nuktepira;209666 wrote:külliyatta çok yerlerde namaz bahsi ile alakalı kısımlar mevcut, lakin dördüncü, dokuzuncu ve hususan yirmibirinci söze başvurabilrisiniz.çok tşk yaw aslında ben böyle düşünmüyorum da hani aklımdan geçmio deyil 😉
4 Eylül 2010: 00:07 #776358Anonim
~~~elif~~~;209669 wrote:evet öncelikle aleyküm selam
öncelikle cemre kardeş bir misalle soruna cvp vermeye çalışim…
bir meslek edincegini düşün
örn:bir ögretmen olmayı istiyorsun
ve şart konulan bazı
istekler var ve istedin bu meslegi elde etmen için mecburi bi takım sınavlardan geçmen gerek senden istenilen bu…
senin bunları baştan sagma gelişi güzel cvpladını düşünelim..
sonucundan nekadar emin olabilirsin..???
çünki ortada gelişi güzel cvpladın bir soru var
ve neticede sana verilen kurallara uymadın ve neticede kötü bi sonuç aldın
nmz da böyle bişe senin tıp kı misaldeki gibi isteksiz bir şekilde gelişi güzel sadece farzdır yerine getireyim dedigin bi nmz dan sen nekadar emin olabilirsin…
ama allah’a teslim olarak kendini gerçekten onun huzurunda oldunu kabul ederk farzın dışından gerçekten istedin için istekli bir şekilde kıldıgın nmz zevkini
zaten allah c.c
sana seccadenden kalkmadan ruhuna o huzuru tattıracaktır bundan emin ol ardeşim…
ve zaten nmz kabul olup olmadını nmz bitikten sonra anlarsın allah .c.c da bizden istedigi sadece en azından üşenmeyerek kılacagın bi nmz….
güzel bi konuya deyinmişsin evet….. Teşekkürleruwawwwww süper örnek tşk allah razı olsun ….
4 Eylül 2010: 00:10 #776361Anonim
@CeMre 209670 wrote:
çok tşk yaw aslında ben böyle düşünmüyorum da hani aklımdan geçmio deyil 😉
Hasbinallah ne uğraştırıyon o zaman bizi:005:
Vesvese onlar vesvese geçer inşallah hepimizde oluyor…Ama devam çok şükür:)4 Eylül 2010: 00:13 #776362Anonim
@Turab 209674 wrote:
Hasbinallah ne uğraştırıyon o zaman bizi:005:
Vesvese onlar vesvese geçer inşallah hepimizde oluyor…Ama devam çok şükür:)
evt bencede ama ziyanı yok
4 Eylül 2010: 00:17 #776363Anonim
turab;209674 wrote:
hasbinallah ne uğraştırıyon o zaman bizi:005:
vesvese onlar vesvese geçer inşallah hepimizde oluyor…ama devam çok şükür:)ohooo benim aklımdan neler geçioda ugraştırmıom google amca bana yardım cı oluyo saolsun
ama olsun böyle düşünenlerde varsa çevremde veya başka yerlerde trink çıkarıp okuturum hacı fenamı oldu :d :d
4 Eylül 2010: 00:24 #776364Anonim
@CeMre 209676 wrote:
ohooo benim aklımdan neler geçioda ugraştırmıom google amca bana yardım cı oluyo saolsun
ama olsun böyle düşünenlerde varsa çevremde veya başka yerlerde trink çıkarıp okuturum hacı fenamı oldu :d :d
Hayır süper oldu hatta:047:bak sen düşün böyle..tebrik ediyorum kardeşim seni…
Bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olalım değil mi?Amenna…Araştırmacı olalım sonuna kadar:)4 Eylül 2010: 06:14 #776367Anonim
@CeMre 209646 wrote:
selamun aleyküm
bunların dışında nmz kılmak mecburi ve farz olan bişey se ozaman neden Allah’ın nmzımızı kabul edip etmemesi söz konusu…
yani şöyle bişey var madem mecburi neden kabul olabilirde olmaya bilirde bunu anlamış diyilim bilen varsa bilgisinden bizde yararlanalım inşaallahVe Aleyküm Selam.
Böyle bir ihtimal olmasaydı eminimki sen o namazı dosdoğru kılmazdın. 🙂 nuktepiranın gösterdiği ayet ve Peygamberimizin asm. namazı örnekleri yerinde olmuş. Diğer kardeşlerimizde tamamlamışlar inşallah. O ihtimalin olması bizi namaza daha fazla konsantre edicektir. Şahsen kendim için bile söylemek gerekirse her namaz kabul olur denmiş olsaydı yani sadece kılın denseydi şekilden öteye gitmezdi sanırım. Dosdoğru kılın diye ayet emrettiği halde bile tam kendimizi veremediğimiz zamanlar oluyor. Sadece şekilsel olsaydı namaz ibadeti zevkte vermezdi işin aslı. Ve o namazı da kılmaz hale gelirdik bir süre sonra. İyiki o ihtimal var yani kısacası.
Konu için teşekkürler, Allah razı olsun.
4 Eylül 2010: 08:00 #776368Anonim
allahrazı olsun
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.