- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
19 Eylül 2010: 13:03 #664480
Anonim
Mübarek Kurban bayramının yaklaşmasıyla birlikte, İslâm beldelerini kirleten işgalcilerin azgınlıkları da arttı.

Arap dünyasının tanınmış karikatürcülerinden Ebu Mahcub, iki buçuk yıl önce, işgalci Siyonistlerin saldırıları arasında kalan Arafat figürü çizmişti ve figürde Arafat: “Durun da ağlayalım!” diyordu. Ne yazık ki Müslümanların gerçek anlamda bir ümmet olmaktan çıkarak fitnecilerin oyunları sonucu dağılmaları böyle bir durumla karşı karşıya gelmelerine sebep oldu. Saldırganlar, Müslümanların ağlamalarına bile fırsat vermeden peş peşe katliamlar düzenliyor, üstelik: “Şu kadar insan öldürdük, şu kadarını da yaraladık” diye göğüs kabartarak açıklamalarda bulunuyorlar.

ABD ve İsrail işgal güçlerinin katliamları eş zamanlı olarak gerçekleştirmeleri bir tesadüf değildir. ABD’nin Irak topraklarında gerçekleştirdiği şiddet ve vahşet Gazze’deki Siyonist şiddetin gölgede kalmasına sebep oluyor.
ABD işgal güçleri, Felluce’de savunmasız insanlara iğrenç saldırılar düzenliyorlar. Hemen ardından Bağdat’ta güya Amerikan konvoyunu hedef aldığı söyleyen bir bombalama oluyor. Fakat Amerikan konvoyundan sadece birkaç asker hafif yara alırken çoğu çocuk 42 Iraklı hayatını kaybediyor. Hatırlanacağı üzere daha önce “Olayları Yaşayanın Dilinden” başlığıyla yayınladığımız yazılarda bu tür yıkıcı eylemlerin çoğunun CIA ve MOSSAD ajanları tarafından planlandığına dair bilgileri aktarmıştık. Böyle bir eylemin Irak’ın işgalden kurtarılmasını hedeflemiş bir örgüt tarafından planlanması ve gerçekleştirilmesi kesinlikle akla yatkın değildir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Amerikan işgal güçleri ve onlara yön veren Siyonist ajanlar bu tür eylemlerle bir taşla iki kuş vurmaya çalışıyorlar. Hatta bu kez hedefe bir üçüncü kuş daha yerleştirilmişti: Siyonist devletin Gazze’deki saldırısının gölgede bırakılması.
Bağdat’ta söz konusu patlamaların olduğu sırada Siyonist işgal güçlerinin Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya mülteci kampında bir kalabalığın üzerine tanklarla ateş ederek büyük bir katliam gerçekleştirmeleri tesadüf müydü? Bu da, Bağdat’taki eylemlerin arkasında birtakım karanlık ellerin olduğuna delil sayılmaz mı?
Siyonist devlet Cibaliya’daki katliamını bütün şiddetiyle sürdürürken ve bu arada Şaron, geniş çaplı bir saldırıya hazırlandıklarını söyleyerek Filistin direnişini yıldırmak amacıyla yoğun bir psikolojik savaş yürütmeye çalışırken Amerikan işgal güçleri de Samarra’ya girerek büyük bir katliam gerçekleştiriyorlar. Öldürdükleri ve yaraladıkları insanlar hep savunmasız, sivil insanlar olduğu halde direnişçileri öldürdükleri yönünde haberler yayıyorlar. Ne yazık ki kaynakları sadece işgalcilerin verdiği bilgiler olan haber ajansları da sadece onların ağızlarını kullanıyor, şehit edilen masum, savunmasız insanlardan “isyancı” diye söz ediyorlar. Sonra bu üslûp aynen muhtelif medya organlarına da yansıyor. Cibaliya’da bir kalabalığın üzerine tanklarla ve toplarla ateş edilmesi üzerine şehit olan çocuklardan da “aşırı dinci militanlar” diye söz ediliyor.
Ne yazık ki Irak’ı ve Filistin’i askerleriyle işgal etmiş olanlar zihinleri de medya vasıtasıyla işgal etmiş durumdalar. Daha önce de dile getirdiğimiz üzere zihinlerin işgali, toprakların işgalinden tehlikelidir. Bu sebeple kafalarının işgal edilmesini istemeyenlerden söz konusu terimlere ve saldırganların politikalarına göre şekillenen tanımlamalara itiraz etmeleri gerektiğini hatırlatmak istiyoruz.
Samarra, Felluce gibi Irak’ta işgale karşı direnişin kalelerinden. Cibaliya Siyonist işgale karşı tavizsiz, kararlı mücadele veren HAMAS’ın Gazze’deki kalelerinden. Bu iki kaleye, işbirliği içindeki iki saldırgan devletin eş zamanlı çıkartma başlatmasının bir ortak koordinasyonla gerçekleştiğinden şüphe etmiyoruz.
Fakat şunu özellikle ifade edelim ki gerek Irak’taki gerekse Filistin’deki işgalciler aslında ciddi bir zorluk içindeler. Dolayısıyla yürüttükleri savaşın önemli bir boyutunu da psikolojik savaş oluşturmaktadır. Bu yüzden medya organlarına çoğunlukla verdikleri zararı değil verdirdikleri zararı yansıtıyorlar. Kan dökme, can alma konusunda iyice azgın ve arsız hale geldiklerinden psikolojik savaşta işlerine yansıyacak açıklamalar yapmaktan, haberler yaymaktan da çekinmiyorlar.
Örneğin işgalci Siyonist güçlere karşı Cibaliya’da gerçekten önemli bir mücadele verildi. Ondan önce Nisanit ve Sderot Yahudi yerleşim merkezlerinde işgalcilere önemli kayıplar verdirildi. Şimdi Gazze’nin içine ve çevresine kurulmuş Yahudi yerleşim merkezlerine yerleştirilmiş olan gasıp göçmenler kendilerini sürekli risk altında görüyorlar ve bu da işgal devletini ciddi sıkıntıya sokuyor.
Biz Allah’ın izniyle değerli kardeşlerimizi bilgilendirmek amacıyla işgalci Siyonistlere karşı son bir hafta içinde gerçekleştirilen eylemlerden bazılarının listesini vereceğiz. Bu listeyi inşallah Web sitemizde bulabilirsiniz.
Sonuç olarak şunu ifade edelim ki saldırganlıkta arsızlaşmak Irak’taki ve Filistin’deki vahşi işgalcileri rahatlatmayacaktır.
Kaynak: İslami Haber
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.