• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #664524
    Anonim

      İlk Başbakan söyledi “Tarafsız olan bertaraf olur” diye. Etrafında

      kızılca kıyamet koptu.

      Meğer sloganın aslı devrim sonrası İran’ında liberallere karşı

      kullanılırmış.

      İRAN devriminden yana Müslümanlar, liberal Müslümanlara “Bîtaraf,

      bîşeref” diye seslenirmiş miting alanlarında.

      Yani “Tarafsız şerefsizdir!”

      Bu sloganı zihnime kazıyan Başbakan’ın demeçleri, referandum

      mitinglerinde söyledikleri değil.

      Son birkaç dakikadır zihnimde zonkluyor “Bîtaraf, bîşeref”

      Öğleden önce elektronik posta ile bir link gönderildi mail hesabıma.

      İşyerinde bakamadım.

      Akşam iftarı beklerken korka korka açtım videoyu.

      Uzunca bir uyarı vardı izleyeceklerime ilişkin…

      Benimle birlikte Başbakana, Cumhurbaşkanına, Dışişleri Bakanına, TBMM

      Başkanına da gönderilmişti.

      Yedi buçuk dakika süren bir tecavüz videosu!

      Onlarca amerikan askeri Irak’lı bir kadına tecavüz ediyor!

      Tamamını izleyebilmek mümkün değildi.

      İnsanlık onurunun bunca çiğnendiği bir coğrafyada gördüklerim

      yaşananların yanında o kadar küçük ki.

      Bunu anlamak için internette küçücük bir araştırma yapmak yeterli.

      Ellerim titriyor, klavyede harfleri bulmakta zorlanıyorum.

      Kapatmadan söylemeliyim.

      Ne kadar amerikancı varsa, ne kadar amerikan muhibbi…

      amerikayı özgür dünya diye pazarlayan ne kadar satılmış varsa…

      adı ister liberal olsun, ister solcu…

      Hepsinin canı cehenneme!

      Irak’ta, Afganistan’da yaşananlar karşısında tarafsızlık zırhına

      saklanan ne kadar yaratık varsa,

      amerikan çıkarları için dünyanın herhangi bir yerinde jandarmalık

      yapan ne kadar ülke/askeri birlik varsa,

      amerikadan korktuğu kadar Allah’tan korkmayan ne kadar necaset varsa

      hepsine İran’lıların diliyle sesleniyorum.
      care.gif
      “BÎTARAF, BÎŞEREF”

      Hepiniz şerefsizsiniz.

      Ve birazdan akşam ezanı okunacak, hep birlikte iftar edeceğiz…

      Sizden farklı olarak benim beynimde sürekli Irak’lı kadının feryatları

      yankılanacak.

      Bu ayıp hepimizin, bu kir hepimizin…

      Ve bu kir’in hesabını hepimiz vereceğiz.

      Tarafsızlarda verecek!

      —————————————————————————

      IRAK’LI NUR BACININ MEKTUBUNU HATIRLAYIN VE HATIRLATIN ALLAH’TAN

      SAKININ VE ASLA GÜNDEMİNİZDEN DÜŞÜRMEYİN MÜCAHİDLERE DESTEK OLMAK İÇİN

      YOLLAR ARAYIN…

      258.jpg

      “Halkıma, Ramadi`nin, Halidiye`nin ve Felluce`nin insanlarına; erdem

      ve onurlarını kaybetmeyen tüm dünyadaki insanlara…

      Bu size, Amerikan-siyonist hapishanesi Ebu Garib`ten kardeşiniz Nur`un

      mektubudur.

      İnanın buradaki aşağılanmayı, sefaleti ve haysiyetsizliği size nasıl

      anlatacağımı, kelimelere nasıl dökeceğimi bilemiyorum.

      Siz sıcak evlerinizde karınlarınızı doyurup sevdiklerinizle bir arada

      otururken bizim maruz kaldığımız aşağılanma ve çektiğimiz açlığı,

      sizler su içerken çektiğimiz susuzluğu, sizler derin uykuda iken

      Amerikalılar`ın bize yaşattığı uykusuz geceleri, sizler giyinikken

      bizim yaşadığımız çıplaklığı, bizi soyup önlerinde sıraya dizmelerini

      nasıl anlatabilir, nasıl kelimelere dökebilirim…

      Ey kardeşlerim; kamyonlarınızı ve arabalarınızı Amerikan malları

      taşırken gördüğümüzde kalbimiz sıkışıyor. Çünkü o araçlar benim

      halkıma ve ülkeme ait.

      Yüreğim kan ağlayarak şöyle diyorum: Allahım! Benim insanlarım,

      haysiyetlerini ve şereflerini bir avuç Amerikan Dolarına satmış.

      Yaşadıklarımızı ve kirletilen onurumuzu düşündükçe gözlerimden yaşlar

      boşanıyor.

      Ey kardeşlerim;

      Amerikalılar`ın elinde ne ızdıraplar çektiğimizi, neler acılar

      yaşadığımızı, Allah aşkına, nasıl anlatıp nasıl kelimelere dökeyim?

      Kardeşlerim;

      Allah`a yemin ederim ki, yaşadıklarımızı dile getirmekten acizim.

      Bundan ar ediyorum. Ama yine de kelimelere sığınarak size olanları

      anlatacağım. Amerikalılar`ın bizlere yaptığı haysiyetsizlikleri,

      çektirdiği eziyeti, işkenceyi ve aşağılanmaları elimden geldiğince

      anlatacağım…

      Hayvani zevklerinin aracı olmadığımızda, kendimizi şehvetlerine teslim

      etmediğimizde bizi nasıl öldüresiye dövdüklerini ifade etmeme izin

      verin…

      Siz ey bizim dini liderlerimiz olarak ortalarda tozup gezenler!

      Amerikalılar`ın bize reva gördüğü bu cinsel ve hayvani eziyetler

      karşısında hâlâ nasıl oluyor da açık alınla ortalarda

      görünebiliyorsunuz?

      Peygamber Efendimiz`in en değerli hazineniz buyurduğu haysiyet ve

      şerefinizi çiğnetmekten pek sıkılmış gibi görünmüyorsunuz.

      Bizi ve kendinizi birkaç dolar kırıntısı karşılığında pazarlardaki

      köleler gibi Amerikalılar`a ve Siyonistler`e mi sattınız? Haysiyet ve

      şerefinizi ne çabuk kaybettiniz?

      Allah`ın bizi sizlere bir emanet olarak verdiğini ne çabuk unuttunuz?

      Hani bizleri koruyacak, besleyecek ve namusumuzu asla

      çiğnetmeyecektiniz?

      Ne oldu size, verdiğiniz söze?

      Amerikalılar, Ebu Garib`te namusunuzu her gün ayaklar altına alıyor.

      Mektubumu okuyanları, Allah adına, Ebu Garib Hapishanesi`ndeki

      vahşiliklere dur demeye çağırıyorum. Buradaki insanlığa sığmayan

      işkenceleri durdurmak için sesinizi yükseltmeye davet ediyorum. Burada

      yapılanlar, Siyonistler`in hapishanelerde Filistinli gençlere ve

      kadınlara yaptıklarından daha berbat.

      Orada fiziki işkence yapıyorlardı. Oysa burada her gün ırzımıza

      geçiyorlar. Vahşi, kana susamış hayvanlar gibi bedenlerimize

      saldırıyorlar. Avazımız çıktığı kadar çığlıklar atıyoruz ama kimsenin

      bizi duyduğu yok!

      Eğer kalbinizde, ruhunuzda bir zerre insanlık, haysiyet, onur ve şeref

      varsa, birleşin ve bu hapishaneye saldırın. Gelin ve kurtarın bizi!

      Elinize geçen bütün silahlarla bu hapishaneye saldırın! Hem onları hem

      de bizleri öldürün!!!

      Biz çoktan ölüme razıyız. Burayı yerle bir edin!

      Hepimizin karnında onların piçleri var! Çoğumuz hamileyiz! Biz dünden

      ölüme razıyız!

      Size yalvarıyoruz; gelin ve kurtarın bizleri! Size, ailelerimize ve

      ülkemize daha fazla utanç vermemek için ölmek istiyoruz! Bizi öldürün!

      Size yalvarıyorum; Allah için bizleri, Amerikalılar`ı ve onların

      piçlerini öldürün!

      Allah rızası için! Size yalvarıyoruz….

      Bacınız Nur. (10 Nisan 2004)

      ————————————————————————

      Nerde kaldı müslümanlığınız, niçin Allah’ın emrinden uzak duruyor:

      “Ey Rabbimiz, bizleri, idarecileri baskı, zulüm ve işkence yapan bu

      memleketten çıkar, özgürlüğümüze kavuştur, bize tarafından idareciler,

      sahipler, koruyucular gönder, bize katından yardım edenler yolla” diye

      yalvarıp duran, temel hak ve hürriyetleri kısıtlanmış, baskıcı, zâlim

      idareler altında ezilen çaresiz erkeklerin, kadınların ve çocukların

      kurtarılması uğrunda, Allah yolunda, İslâm uğrunda ordular yola

      çıkarmıyor, savaşmıyorsunuz?
      Kaynak: İslami Haber

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.