• Bu konu 3 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Yazar
    Yazılar
  • #664611
    Anonim

      Hayırlısıyla İlâhî anlaşma olan nikâhınız kıyıldı. Ardından da düğünü yaptınız. “Allah mesut ve bahtiyar eylesin. Cenâb-ı Hak bir yastıkta kocatsın!” duâlarını aldınız. Artık, hayatınızın en önemli bir dönüm noktasındasınız.

      İlk yapacağınız şey, “Eski hal muhal” deyip yeni hayatınızla birlikte, yepyeni ufuklara açılmaktır. Bekârlık hayatına veda ettiğinize göre, onun şartlarını asla aramayın.

      Aile hayatının huzur ve mutluluğu, eş olarak, ister bey, ister hanım olun size bağlı. Asla ihmal etmeyeceğiniz şu hususları, çerçeveletip, zihninizin, gönlünüzün duvarına asmalısınız:

      Bir: Mutlu olmak için değil, mutluluğu paylaşmak için evlendiniz.

      Zira, kalp, iman ve sevgi üretim merkezidir. Huzur ve mutluluğun temeli de iman ve dolayısıyla sevgiye bağlıdır.

      İkinci madde: Kime göre, nasıl bir aile hayatı sürdüreceksiniz? Bediüzzaman Said Nursî, dünya çapında bir mütefekkir, bir âlimdir. Onun telif ettiği Risâle-i Nur, 50’yi aşkın dile çevrildi. O, hiçbir yerde, “Bence, bana sorarsanız, bana göre bu mesele böyle, şu mesele şöyle” dememiştir. Söylediği şey şudur:

      “Kur’ân’ın dersi ve Resul-i Ekremin (asm) talimiyle bildim ki…”

      Eğer eşler, “Bence” derse, kararlar hissi, duygusal, nefsi bencilce/egoistçe olur. Biri “Bence böyle!” diyecek. Öbürü de, “Bence de şöyle!” diyecek, eneler, egolar, benceler çarpışacaktır. Bu, hayatı işkenceye çevirecektir!

      Eğer İslâmın çizdiği çerçevede yaşar, size yüklenen vazifeleri yerine getirirseniz mutlu olursunuz. Bu, sadırdan (işkembeden) atılmış, sizi amiyane tabir ile “gaza getirmek” için söylenmiş bir söz değil. Tarih ve hal-i hazır milyarlarca aile yuvaları buna şahit.

      Sık sık, “Kadının eş olarak vazifeleri nelerdir, beyinin her emrini yerine getirmek zorunda mı; beyinin akrabalarına, yakınlarına bakmak mecburiyetinde mi?” diye sorulur.

      Mutluluğun anahtarı Kur’ân ve Sünnettir. İslâmiyet, imân ve İslâm esasları ile, ibâdet ve muamelât hususlarını ikame ettikten sonra; hak ve vazifeleri, en ince teferruatına kadar sıralamıştır. Âile hayatını da düzenlemiş, hiçbir şeyi keyfiliğe bırakmamış. En ince teferruatına kadar izahlar getirmiştir.

      Şu halde dikkat etmeniz gereken hususlar şunlar olmalı:

      -Herbiriniz değişik bir aile ve kültür ortamından geldiniz. Öyle ise, biribirinin huylarını öğrenin.

      -Eşinizin size karşı nasıl davranması gerektiğini belirleyin.

      -Bunu gözlemleyerek yapabilirsiniz. Eşinizden sorarak da öğrenebilirsiniz. Hatta şunu yapın: Bir liste hazırlayın:

      Nelerden hoşlanıyorsunuz, nelerden hoşlanmıyorsunuz. Bu listeler açık kalsın. Aklınıza geldikçe ilâve edin. Sonra listelerinizi karşılıklı okuyun.

      Sonra bunları önem sıralamasına göre tekrar tasnif edin. Kesinlikle kendinize özel meseleleriniz ve kırmızı çizgileriniz vardır. Bunları eşinize de bildirin.

      Ali Ferşadoğlu Yeni Asya

      #776918
      Anonim

        Yahu sen aile yi ayakta dimdik tutucak konuları ne güzelde paylaşıyosun Allah razı olsun bunları okuyupta uygulayan biri hiç mutsuz olmaz herhal aile yönünden…….sen hiç mutsuz olmazsın

        #776919
        Anonim

          abi bunu paylaşamak ya da yazmak önemli değil.Asıl olan iş şudurki bunun hayat geçirilmesi bizde de bu bencillik varken biraz zor Rabbim uygulayabilmeyi nasib etsin…

          #776933
          Anonim

            Rabbim uygulamayı nasip eyler inş eylerde mutlu huzurlu huzurda zaten şükür etmeyi peşinden getirir böylecede mutlu huzurlu şükürü bol olan kullardan oluruz inş

            #777099
            Anonim

              çok güzel maşallah,
              bu sanki şuna benziyor,
              devleti yönetmek için kanunlar konuyor ve o kanunlar kimsenin siteğine göre değil, anayasaya göre hazırlanıyor

              anayasa nelere nasıl izin verdiyse, kanunlar da, kurallar da onlara uygun konuyor ve kimse o kanunların kendisine uygulanmasından sıkıntı duymuyor

              aile de küçük bir devlet gibi,
              bir anayasası olmalı ve o anayasaya göre kurallar konmalı ki, ki kimse senin kuralın benim kuralım, sen öyle istedin ben böyle istedim, benim dediğim senin dediğine girmeden, kimsenin nefsi enaniyeti biryerlerde ezilmeden veya kabarmadan rahat rahat konan kurallar uygulanabilsin


              bizim anayasamız islam inşallah, kurallarımız da sünnet-i seniyye,
              Cenab-ı Hak hissemizi artırsın, uygun yaşamayı nasib etsin

            5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.