- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
23 Eylül 2010: 08:46 #665017
Anonim
Tophane’deki galeri saldırıları ideolojik mi? Yoksa tipik mahalle tepkisi mi? Mahalledeki ‘delikanlı’ların işi mi?
Ya da provokasyon mu?
Veyahut insanların ‘hayat tarz’larına yönelik bir tecavüz mü?
Hangisi?..
Hepsi olabilir.Hepsinden bir parçayı da içinde taşıyabilir, bu taşlı sopalı güruhun saldırıları.
Neyin ne olduğunu ortaya çıkarmak ve bu rezil saldırıyı yapanları bir an önce yakalayıp adalete sevketmek, güvenlik güçlerinin görev ve sorumluluğu altındadır.
Önce yapılması gereken budur.
Saldırganların yakalanmasında, mahkeme önüne çıkarılmasında en ufak bir ihmale, kayıtsızlığa yer vermekten kaçınmaktır yapılması gereken.
Tophane’deki galerilere dönük bu saldırıları her hangi bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kınamak ve lanetlemek de sorumluluğumuzun bir gereği sayılmalıdır.
İlk iş budur.
Ama, fakat, lakin demeden bu saldırıyı kınamak ve lanetlemektir.
Çünkü, bu kepazeliğe her hangi bir kulp takmaya çalışırsak, bir takım bahanelerle yaşanan rezilliği bir yerinden aklamaya kalkışırsak, böyle bir tutum başka saldırganlıkları da besler.Geçmişte bunun örnekleri çok görüldü.
Bu kepaze örneklerin bir daha yaşanmasını istemiyorsak eğer, önceliğimiz bu saldırıların hep birlikte kınanmasi, lanetlenmesi olmalıdır.Yazın bir kenara:
Herkesin ‘hayat tarzı’ kutsaldır.
Herkesin kendi ‘hayat tarzı’nın bir dokunulmazlığı vardır.
Herkes dilediği gibi yaşar.
Kimi içer, kimi içmez.
Kimi örtünür, kimi örtünmez.
Kimi inanır, kimi inanmaz.
Kimi oruç tutar, kimi tutmaz.
Kimi sanat sever, kimi sevmez.
Kimi şöyle yaşar, kimi böyle.
Kimi sanatı böyle anlar, kimi şöyle anlar.
Ama kimse kimseye karışamaz.Bunun için de ‘hayat tarzı’ kutsaldır, bir dokunulmazlığa sahiptir.
Elbette, kendi ‘hayat tarzı’nı yaşarken başkalarını rahatsız edemezsin.
Elbette, kendi yaşadığın mahallenin dokusunun bozulmasina karşı çıkabilirsin.
Elbette, kendi yaşadığın mahallenin elden gidiyor duygusu sende tepkiye yol açabilir.
Ancak, bunların hiçbiri taşlı sopalı, biber gazlı saldırganlığı aklayamaz, nedeni olamaz böyle bir rezilliğin.
Rahatsızlığın, korkun varsa eğer, o zaman bunlar için meşru kanalları harekete geçirmekten başka çare olamaz, yoktur.
Mahallenin bağlı olduğu belediyeye başvurursun, karakola, mahkemeye gidersin. Derdini meşru kanallara aktarmaya çalışırsın.
Yol budur.
Bu açıdan hiç kuşkusuz belediyelere de görev düşüyor.Geçmişte Sulukule’de, Ortaköy’de tatsız olaylar yaşanmıştı. Bunlardan dersler çıkararak, belediyelerin bu gibi olaylara ilişkin kamu politikaları oluşturmaları gerekir.
Tophane saldırıları vahimdir.
Önce kınamak, lanetlemek gerekir. Saldırganları yakalayıp mahkeme önüne çıkarmak öncelik taşır.
Bu arada provokatörleri, kışkırtıcıları da -eğer varsa- ortaya çıkarmak bir başka sorumluluğun altını çizer.
Çünkü Tophane’deki vaziyet, ‘biber gaz’lı provokasyonlara son derece açık bir ortamın ipuçlarını da taşıyor.
Her neyse, ortaya çıksın!
Tophane’deki galerilere yapılan saldırıları bir kez daha kınıyor, lanetliyor ve bu kepazeliği yaşayanlara geçmiş olsun diyorum.
Hasan Cemal
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.