• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #665119
    Anonim

      Bismillahirrahmanirrahim
      DOKUZUNCU NOTA

      Bil ki, nev-i beşerde
      nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemâlâtın fezlekesi ve esasıdır.
      Din-i hak, saadetin fihristesidir.
      İman, bir hüsn-ü münezzeh ve mücerreddir.
      Madem şu âlemde parlak bir hüsün, geniş ve yüksek bir hayır, zâhir bir hak, fâik bir kemal görünüyor. Bilbedâhe, hak ve hakikat, nübüvvet içindedir ve nebîler elindedir.
      Dalâlet, şer ve hasâret, onun muhalifindedir.

      Mehâsin-i ubudiyetin binlerinden yalnız buna bak ki, Nebî Aleyhisselâm, ubudiyet cihetiyle muvahhidînin kalblerini iyd ve Cuma ve cemaat namazlarında ittihad ettiriyor ve dillerini bir kelimede cem ediyor. Öyle bir surette ki, şu insan, Mâbûd-u Ezelînin azamet-i hitabına, hadsiz kalblerden ve dillerden çıkan sesler, dualar, zikirlerle mukabele ediyor.
      O sesler, dualar, zikirler birbirine tesanüd ederek ve birbirine yardım edip ittifak ederek öyle geniş bir surette Mâbûd-u Ezelînin ulûhiyetine karşı bir ubudiyet gösteriyor ki, güya küre-i arz kendisi o zikri söylüyor, o duayı ediyor ve aktârıyla namaz kılıyor ve etrafıyla, semâvâtın fevkinde izzet ve azametle nâzil olan “Namazı dos doğru kılın.” (Bakara Sûresi, 2:43) emrini, küre-i arz imtisal ediyor. Bu sırr-ı ittihad ile, kâinat içinde bir zerre gibi zayıf, küçük bir mahlûk olan şu insan, ubudiyetin azameti cihetiyle Hâlık-ı Arz ve Semâvâtın mahbub bir abdi ve arzın halifesi, sultanı ve hayvânâtın reisi ve hilkat-i kâinatın neticesi ve gayesi oluyor.

      Evet, eğer namazların arkasında, hususan bayram namazlarında, bir anda Allahu ekber diyen yüzer milyon insanların sesleri, âlem-i gaybda ittihad ettikleri gibi, âlem-i şehadette dahi birbiriyle ittihad edip içtima etse, küre-i arz tamamıyla büyük bir insan olup, azametine nisbeten büyük bir sadâ ile söylediği Allahu ekber’e müsavi geldiğinden, o muvahhidînin ittihadıyla bir anda Allahu ekber demeleri, küre-i arzın büyük bir Allahu ekber’i hükmüne geçiyor. Adeta bayram namazlarında âlem-i İslâmın zikir ve tesbihiyle zemin zelzele-i kübrâya mazhar olup, aktâr ve etrafıyla Allahu ekber deyip, kıblesi olan Kâbe-i Mükerremenin samimî kalbiyle niyet edip, Mekke ağzıyla, Cebel-i Arefe diliyle Allahu ekber diyerek, o tek kelime, etraf-ı arzdaki umum mü’minlerin mağaramisal ağızlarındaki havada temessül ediyor. Birtek Allahu ekber kelimesinin aks-i sadâsıyla hadsiz Allahu ekber vuku bulduğu gibi, o makbul zikir ve tekbir, semâvâtı dahi çınlatıp berzah âlemlerine de temevvüç ederek sadâ veriyor.

      İşte, bu arzı
      böyle kendine sâcid ve âbid ve
      ibâdına mescid ve
      mahlûklarına beşik ve
      kendine müsebbih ve mükebbir eden Zât-ı Zülcelâle,
      yerin zerrâtı adedince hamd ve tesbih ve tekbir edip ve mevcudatı adedince hamd ediyoruz ki, bize bu nevi ubudiyeti ders veren Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmına ümmet eylemiş. (Lemalar, 17. Lema)
      Bediüzzaman Said Nursi
      LÜGAT:
      Abd : Kul
      Aktâr : Bölgeler
      Âlem : Dünya, Evren
      Âlem-İ Gayb : Gayb Âlemi, Görünmeyen Âlem
      Âlem-İ Şehadet : Görünen Alem
      Allahu Ekber : Allah En Büyüktür
      Arz : Yeryüzü, Dünya
      Azamet : Büyüklük
      Azamet-İ Hitap : Büyük Hitab
      Bilbedâhe : Açık Bir Şekilde
      Cem Etmek : Toplamak
      Cemaat : Topluluk
      Cihet : Taraf, Yön
      Dalâlet : Hak Yoldan Ayrılma, Sapkınlık
      Fâik : Üstün, Seçkin
      Fevkinde : Üstünde
      Hadsiz : Sınırsız
      Hak : Doğru Gerçek
      Hakikat : Asıl, Esas, Gerçek Mahiyet
      Hâlık-I Arz : Yerin Yaratıcısı Olan Allah
      Halife : Yeryüzünde Allah’ın Emirlerini Yerine Getirip Onun Namına Tasarruflarda Bulunan Ve Varlıklar Üzerinde Onun Adına Egemen Olan İnsan
      Hasâret : Hüsrana Uğramak
      Hayvânât : Hayvanlar
      Hilkat-İ Kâinat : Evrenin Yaratılışı
      Hususan : Özellikle
      Hüsün : Güzellik
      İçtima Etmek : Toplanmak
      İmtisal Etmek : Boyun Eğmek, Sıkıca Sarılmak
      İttifak : Anlaşma, Birlik
      İttihad : Birlik, Birleşme
      İyd : Bayram
      İzzet : Değer, İtibar, Yücelik
      Kâinat : Evren
      Kemâl : Mükemmellik, Olgunluk
      Küre-İ Arz : Yerküre
      Mâbûd-U Ezelî : Varlığının Başlangıcı Olmayan Ve Sadece Kendisine İbadet Edilmesi Gereken Allah
      Mahbub : Sevgili
      Mahlûk : Varlık
      Mehâsin-İ Ubudiyet : İbadetin Kazandırdığı İyilik Ve Güzellikler
      Muhalif : Karşıt, Aykırı Olan
      Mukabele Eden : Karşılık Veren
      Muvahhidîn : Allah’ın Varlığına Ve Birliğe İnananlar
      Nâzil Olan : İnen
      Nebî Aleyhisselâm : Hz. Muhammed (A.S.M.)
      Nebî : Peygamber
      Netice : Son, Sonuç
      Nisbeten : Oranla
      Nübüvvet : Peygamberlik
      Reis : Başkan, Lider
      Sadâ : Ses
      Semâvât : Gökler
      Sırr-I İttihad : Birlikteki Sır, Espri
      Suret : Şekil, Biçim
      Şer : Kötülük
      Tesanüd : Dayanışma
      Ubudiyet : Kulluk
      Ulûhiyet : İlâhlık, İbadete Ve İtaat Edilmeye Lâyık Olma
      Zâhir : Açık, Âşikar
      Zerre : Atom
      Zikir : Allah’ı Anma


      Risale haber

      #778282
      Anonim

        Allah razı olsun

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.