- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
12 Ekim 2010: 20:46 #665446
Anonim
Merak etmeyin bu nurlar parlayacak
Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet tırı “Nurun ilk kapısı” Burdur ile bir “medrese-i yusufiye” merkezi olan Denizli’de iki muhteşem program düzenledi. Burdur’dan dualarla uğurlanan tırımız, Denizli’de mehter marşı ile karşılandı.
11 Ekim 2010 Pazartesi 15:57

Umut YavuzBediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı, Said Nursi’nin hayatında önemli yer teşkil eden nur menzillerindeki yolculuğuna devam ediyor. “Bediüzzaman Türkiye Yollarında” sloganıyla yola çıkan Bediüzzaman Hizmet Tırı, bir kaç duraktır hep Bediüzzaman’ın hayatında önemli yer teşkil eden beldelerden geçiş yapıyor. Barla ve Isparta’dan sonra Burdur ve Denizli’ye uğrayan tırımız burada hatıraların yad edilmesine ve gayret ve iştiyakın artmasına yol açtı.
Burdur, Bediüzzaman’ın ilk sürgün edildiği beldeydi… Onu yok etmek isteyenler askeri muhafızlar eşliğinde hiçbir suçu olmayan bu kahraman vatan evladını Burdur vilayetine sürerek, onu yalnızlığa terk etmeye çalışmışlardı… Ancak o yok edilebilecek bir insan değildi.. Nitekim nefyedildiği Burdur’da on üç dersten ibaret olan “Nurun ilk kapısı” adlı hakikatleri neşrediyordu… Bu tehlikeli (!) faaliyeti sebebiyle daha da yalnızlığa mahkum edilmek istercesine Barla’ya sürgün edilecekti. Bir gün Burdur Valisi olacak adam, Burdur’u ziyaret eden Mareşak Fevzi Çakmak’a Bediüzzaman’ı şikayet ediyordu… Mareşal ise Vali’ye ders verircesine: “Bediüzzaman’dan zarargelmez; ilişmeyiniz, hürmet ediniz.” diye mukabelede bulunacaktı. Nitekim şimdi Bediüzzaman Burdur’da hak ettiği hürmeti görüyor… Zira kendisini seven onlarca insan Bediüzzaman Hizmet Tırı münasebetiyle onu karşılamaya hazırlanıyordu…
Nurun ilk kapısı
Nihayet Burdur’da kalabalık bir grup tarafından karşılanan tırımız eskort eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na kadar geldi. Burada konaklayan tırımız Burdurluların ilgisiyle birlikte tanıtım programına başladı. Melih Atom’un sunduğu programda ilk konuşmayı tırımızın koordinatörü Abdullah Eraçıkbaş yaptı. Eraçıkbaş, Burdurlulara göstermiş oldukları ilgiden ötürü teşekkür etti. Eraçıkbaş, Bediüzzaman’ın yaygın eğitim modelinin en güzel örneği olan eserlerini talebelerine emanet ettiğini hatırlatarak “Nurun ilk kapısı” olan Burdurluluların bu emanete sahip çıkmaları gerektiğini ifade etti.
Daha sonra sözü devralan İslam Yaşar ise, Bediüzzaman’ın Burdur’a sürgün olarak gelmesine rağmen kendi öz vatanında sürgünlüğü kabul etmediğini ve bu sebeple hergün gidip karakola ispatı vücud etmesi gerekirken bunu red ederek yapmadığını hatırlattı. Bediüzzaman’ın bütün engelleme ve baskılara rağmen hakikati anlatmaktan geri durmadığını anlatan İslam Yaşar, Burdur’da insanlarla görüşmesi yasak olmasına rağmen, insanlığı kurtarmak maksadıyla hareket ettiği için “Nurun ilk kapısı” olarak isimlendirdiği eserleriyle iman hakikatlerini neşretmeye devam ettiğini ifade etti. Yaşar, 6 bin sayfalık Risale-i Nur Külliyatı’nın temellerinin “Nurun ilk kapısı” ile Burdur’da atıldığını hatırlatarak, Said Nursi ile Burdur’un yakınlığının bundan kaynaklandığını ve bugün tırımızın etrafında toplanan kalabalığın bu yakınlığı teyid ettiğini söyledi.
İslam Yaşar’ın ardından Burdur Yeni Asya Temsilcisi Mesut Atasever, hemşehrileri Burdurlulara seslendi. Atasever, Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı’nın 10.10.2010 tarihinde Burdur’a gelmiş olmasının latif bir tevafuk olduğuna dikkat çekerken, tır programına ilgi gösteren Burdurlulara ve tır ekibine teşekkür etti.
Konuşmaların ardından sinevizyon gösterimi yapılırken, Yeni Asya Neşriyat standında İslam Yaşar okuyucuları ile buluşarak kitaplarını imzaladı.
Burdur’da askerlerin programa ilgisiBurdur’da günlerden pazar olması hasebiyle sokaklar er ve erbaşlar ile dopdoluydu. Nitekim tırımız etrafında en çok kalabalık oluşturan gruplardan biri de askerlerdi… Bediüzzaman özellikle temsili hikayeciklerinde sık sık askerlere seslenir veya askerlerle ilgili misaller verir. Bu bakımdan Risale-i Nur’un en önemli muhataplarından biri de askerlerdir. “Peygamber Ocağı” olarak bilinen ordumuzun mensuplarının Risale-i Nur’a lakayt ve bigane kalmaları beklenemez… Burdur’da büyük çoğunluğu bedelli askerlik yapan bir çok asker yarı sivil kıyafetler ile çıktıkları çarşı izinlerinde Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı’nı ziyaret ettiler. Bu askerlerden bir grubu özellikle Almanya ve Hollanda’da işçi olarak çalışan gurbetçilerdi. Burdur 58’nci Piyade Eğitim Alay Komutanlığı’nda 28 günlük Bedelli askerliğini yapan bu gurbetçiler, 14 gün sonra terhis olacaklardı. Bunlardan birisi tırımızı muhakkak Amsterdam’a da beklediklerini söyledikten sonra, “Orada da Risale-i Nur’a ilgi büyük. Bir çok insan Risale-i Nur okuyor. Eğer bu projeyi dünyaya taşırsanız mutlaka Amsterdam’a da uğrayınız” dedi. Askerlerin bir çoğu Bediüzzaman’ı tanıdıklarını ve sevdiklerini söylediler. Nitekim programı başından sonuna kadar dikkatle izleyen er ve erbaşların da sayısı bir hayli fazlaydı. Askerlerin yanısıra Burdur Huzurevi’nde kalan iki ihtiyar dede de tırımızı ziyaret etmeye gelmişti. Yaşlı dedelere neden geldiklerini sorduğumuzda ise “Huzur
bulmaya” diye cevap verdiler.
Bediüzzaman’ı küçümsemek akıl dışıdırBurdur’daki tanıtım programının sonunda Burdur Belediye Başkanı Sabahattin Akkaya ile Burdur İl Milli Eğitim Müdürü Recep Yiğit de tanıtım tırımızı
ziyaret etti. Belediye Başkanı Akkaya şu açıklamada bulundu: “Büyük mütefekkir, büyük ilim adamı Bediüzzaman Said Nursi’nin kitaplarını, fikirlerini, eserlerini tanıtan bu tırın bugün Burdurumuza gelip, ziyarete açılması Burdurlular için oldukça memnuniyet verici, güzel bir hizmettir. Bu hizmet için Yeni Asya Medya Grubu’na teşekkür ediyoruz. Said Nursi 20 ve 21. yüzyıllara mührünü basmış, eserleriyle, yetiştirdiği talebeleriyle gerçekten çok büyük bir yer kazanmış olan bir zattır. Bu zatı ve hizmetlerini küçümsemek insaf dahilinde bir davranış olmaz, akıl dışı olurdu… Zira insanlar eserleriyle yaşarlar. Demek ki Said Nursi büyük bir eser bırakmış ki bugün Türkiye’de ve dünyada ses getiren bir hareket haline gelmiştir”
Bediüzzaman’dan bütün insanlık faydalanmalı
Burdur İl Milli Eğitim Müdürü Recep Yiğit ile şu şekilde konuştu: Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin ilminden, irfanından bütün insanlığın faydalanması gerekiyor. Ondan alınacak olan dersler var. Elbette bu dersler onun Külliyatı yani eserleri okunarak elde edilebilir. Ben de bu tırın burada böyle bir faaliyetrdurlulara taşımış olmasından dolayı buna vesile olanlara teşekkür ediyorum.”
Denizli’de mehterli, ihtişamlı karşılama
Tamamlanan tanıtım programının ardından tırımız Burdur’dan hareket ederek Denizli’ye doğru yola çıktı. Denizli’de şehrin girişinde karşılanan tırımız, bir tur attıktan sonra İncilipınar Parkı önündeki alana vardı. Burada büyük bir sürprizle karşılaşıldı. Zira Denizlililer hem muhteşem bir karşılama hazırlamış hem de programın yapılacağı meydanda adeta bir şenlik havası estirmişti. Tırımız görünür görünmez önce alkış tufanı koptu. Sonra hoparlörlerden “Bediüzzaman Denizli’de” nidaları yükseldi. Ve hemen ardından ise “Allahu Ekber” sesleriyle Mehter Takımı insanları coşturan marşlarını okumaya başladılar… Sanki Bediüzzaman’ın şahsı meydana giriş yapıyormuş gibi bir hal vardı herkesin gözlerinde. Tam teşekküllü Mehteran Bölüğü bütün ihtişamlarıyla meydanı inletiyor, Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı da seferden dönmüş muzaffer bir ordu ve başında muzaffer komutan Bediüzzaman varmış gibi bir halde meydana giriş yapıyordu. Bu hal bir süre daha böylece devam etti. Mehter Takımı önce meydanın ortasında yaptıkları gösterilerine, tırımızın hemen önünde devam ettiler. Denizli’nin en güzel ve büyük parkında yapılan bu programda çoluk-çocuk, genç yaşlı, kadın erkek Denizlililer ilgi gösteriyordu. Şüphesiz aralarında bir çok insan Bediüzzaman’ı ve Said Nursi’yi ilk kez görüyordu. Bu manada Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı’nın maksadı hasıl olmuş bulunuyordu. Programın yapılacağı parkta Denizlililerin hazırladıkları sürprizler bununla sınırlı kalmadı. Nitekim tam 2000’den fazla kişi için lokma tatlısı hazırlanmış, bir yandan pişiriliyor, bir yandan da kuyruğa girmiş vatandaşlara dağıtılıyordu. Böylece herkes tatlı yeyip, Bediüzzaman’ı konuşuyordu… Lokma tatlısı dağıtımı tırımız meydana gelmeden 1 saat öncesinden başlamış, program bitiminden bir kaç saat sonraya kadar devam etmişti. Bunun yanısıra ücretsiz dağıtılan yüzlerce broşür, kitapçık ve el ilanlarının yanısıra yüzlerce küçük Risale kitabı, Zübeyr Gündüzalp’in “Nefis Muhasebesi” eseri ve daha nice eser ücretsiz olarak Denizlililere takdim edilmişti. Yeni Asya Gazetesi’nin o günkü nüshasının yüzlercesi de bu eserlerle birlikte ücretsiz dağıtılmaktaydı. Denizlili gençler programdan bir kaç gün önce şehrin neredeyse bütün camilerinde
programa dair binlerce el ilanı dağıtmış ve bunun tesiri olarak meydanı yüzlerce kişi doldurup boşaltıyordu… Yeni Asya Neşriyat standı da bu kalabalıktan nasibini aldı.
Merak etmeyiniz, o nurlar parlayacaklarMehter Takımı’nın ihtişamlı gösterilerinin bitmesinin ardından sıra konuşmalara geldi. Melih Atom’un sunduğu tanıtım programında açılış konuşmasını Abdullah Eraçıkbaş yaparken, yazarımız İslam Yaşar da Denizlililere seslendi. İslam Yaşar, sağlığında Denizli’ye gelen Bediüzzaman için Denizli’nin hapis hayatı yahut “Medrese-i Yusufiye” demek olduğunu hatırlattı. Bediüzzaman’ın Denizli Hapsine gönderilmelerini kaderi İlahi’nin adaletinin bir hikmetine bağladığını belirten İslam Yaşar, “Bediüzzaman, Risale-i Nurlara en çok ihtiyaç duyulan yerin mahpusları, memurları ve adliyesi dahil hapishaneler olduğunu düşündüğünden, burayı bir zindan olarak değil bir Medrese-i Yusufiye olarak değerlendirir. Denizli hapsini, bir vazife-i imaniye ve uhreviye olarak telakki eder.” dedi. Bediüzzaman’ın Denizli’deyken talebelerine “Merak etmeyiniz, o nurlar parlayacaklar” müjdesini verdiğini belirten İslam Yaşar, tırımızın etrafında toplanan kalabalığın bunun bir ispatı olduğunu ifade etti. Yaşar, Üstad’ın Denizli Hapsinde onunla beraber olan Denizli’nin medarı iftiharı Nur talebeleri Hafız Ali Ergün ve Hasan Feyzi Yüreğil’in bu toprakların insanları olduklarını hatırlatan İslam Yaşar, Hafız Ali ve Hasan Feyzi ağabeylerin hapisteyken Üstad’ın yerine ölmeyi dileyecek kadar Bediüzzaman’ı sevdiklerini de vurguladı.
Bediüzzaman Denizli’de özgürce dolaştıDenizli’de hapis hayatı yaşayan Bediüzzaman’ın nuru tırımız vasıtasıyla bu şehirde hür bir şekilde dolaşmış, dün hapishaneleri aydınlatırken, bugün bütün haneleri ve bütün gönülleri aydınlatmaya başlamıştı. Denizli’de günlük güneşlik ve şenlikli bir havayla karşılanan tırımız, adeta Bediüzzaman’ın bu hürriyetini teyid eder mahiyette ilanatta bulunuyordu…
Akşam sohbetiİslam Yaşar’ın ardından Yeni Asya Gazetesi Denizli Temsilciliği adına Süleyman Delikanlı sözü alarak şehri ziyaret eden Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı’na ve davete icabet eden Denizli halkına teşekkür etti. Konuşmaların sonunda tırın önünde bir hatıra fotoğrafı çekilirken, hemen ardından da Işık Doğudan Yükselir adlı sinevizyon gösterimi icra edildi. Daha sonra yazarımız İslam Yaşar okuyucularıyla sohbet ederek, kitaplarını imzaladı. Akşama doğru ise tırımız Denizli’nin meşhur Pamukkale’sine de götürülerek burada travertenler ile bir fotoğraf çekimi gerçekleştirildi. Akşam saat 20.00’de ise Yeni Asya Gazetesi Denizli Temsilciliği Hizmet Binası’nda yazarımız İslam Yaşar ve koordinatörümüz Abdullah Eraçıkbaş’ın da iştirak ettiği ve bütün Denizlililerin davetli olduğu bir sohbet toplantısı gerçekleştirildi.
Sabah saatlerine kadar Denizli’de konaklayan tırımız İzmir’e doğru gitmek üzere yine yollara koyuldu…Haber Kaynağı: SentezHaber – Haber Merkezi
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.
