Ey insan! Yaptığın hizmet, ettiğin ubûdiyet (kulluk) boşu boşuna gitmez. Bir dâr-ı mükâfât, bir mahall-i saadet (saadet yeri) senin için ihzâr edilmiştir (hazırlanmıştır). Senin şu fânî dünyana bedel, bâkî bir cennet seni bekler. İbâdet ettiğin ve tanıdığın Hâlik-ı Zülcelâl’in va‘dine îmân ve i‘timâd et. Ona va‘dinde hulfetmek muhâldir (sözünde durmamak imkânsızdır). Kudretinde hiçbir cihetle noksâniyet yoktur. İşlerine, acz müdâhale edemez. Senin küçük bahçeni halkettiği (yarattığı) gibi, cenneti dahi senin için halk edebilir ve halketmiş ve sana va‘d etmiş ve va‘d ettiği için, elbette seni onun içine alacak!
Asâ-yı Mûsâ