• Bu konu 12 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
14 yazı görüntüleniyor - 1 ile 14 arası (toplam 14)
  • Yazar
    Yazılar
  • #666212
    Anonim

      Kısa zaman önce katıldığım bir okuma programı dünyamı alt üst etti. Akli yolda ilerlemenin kalbi ilerlemeden daha önemli olduğunu düşünüyordum. Fakat bu programda yaşadığım hissiyat, ruh çalkantıları, boğazıma takılan hıçkırıklar, tüm vücudumu heyecandan saran titreme ve gizli gözyaşları “akli” yönüme inen şiddetli bir tokat oldu.

      Ne ağabeyler gördüm, heykelleri, büstleri dikilen insanlar yanlarında yeniyetme kalır. Tarihe mal olsalar az gelir. Ne dünyevi ne uhrevi hiçbir menfaat beklemeden Türkiye’nin muhtelif yerlerinden kalkıp gelen, işini, gücünü, hastalığını, cebindeki parasını düşünmeden sadece ama sadece Allah rızası niçin yollara düşen, gelen misafirlere sorgusuz sualsiz evini, sofrasını açan ve tüm bunlarla birlikte sanki hiçbir şey yapmamış gibi vakurluğunu koruyan insanlar gördüm…

      Ne ağabeyler gördüm, ruhları dışarı aksa dünyayı cennete çevirecek. Güller konuşabilse onlara gıpta ettiğini söyleyecek. Toprak onlar üzerine bastığı için şereflenecek.

      Bu dünyadaki en büyük çılgınlık değil de nedir? Paranın hâşâ “Rab” kabul edildiği bir devirde hiçbir maddi menfaat olmadan, üstüne masraf ederek her türlü şahsi sıkıntısını erteleyerek, ülkenin bir ucuna gitmek çılgınlık değil midir? Enaniyetlerin firavunlaştığı bir devirde farklı sosyal sınıflardan insanların diz dize oturması, maddeten ve rütbeten üstün olanların diğerlerinden ders alması, enaniyetlerin ve nefislerin aynı havuza atılması ve sıfırlanması, basit bir üstünlük elde ettiğinde bile altındakileri ezmeyi hak bilen bir neslin yaşadığı devirde çılgınlık hatta delilik değil de nedir?

      Konuşamadım, anlatamadım, ağlayamadım… Konuşmak isteyince heyecandan kalbim dışarı fırlayacak gibi oldu. Hıçkırıklarım boğazıma düğümlendi. Dışım buz gibi olsa da içim de volkanlar patladı. Her ağzımı açtığımda yüreğimin köşesinden bir ses “Sus!” dedi. “Sus! Dinleyebildiğin kadar dinle!” Çünkü o dinlemek ruhumu genişlendiriyor, sanki beni farklı bir boyuta taşıyordu. Gerçek anlamda cemaat olabildikten sonra cemaat olmanın ne kadar mükemmel bir lezzet olduğunu iliklerime kadar hissettim. Öyle bir lezzet ki, dünyada eşi benzeri yok. Hayatımda geçirdiğim en güzel 3 gündü belki de…

      Nefis iflas ediyor, tutunacak bir dalı kalmıyor. Enaniyet müthiş bir havuz içinde eriyor ve oradaki tüm insanlarla tek beden oluveriyorsun. Uhuvvet sırrının tam manasıyla yaşayabildiğimi düşünmüyorum açıkçası. Bir de yaşayabilsek dünya cennete dönmez mi? Ya Rabbi bu sırra bir parça da olsa ulaşmayı bize nasip et…

      Öyle kollarım olsun ki, o ağabeyleri, kardeşleri, bastıkları toprağı, giydikleri ayakkabıları, büyüdükleri evleri, onları dünyaya getirmede ve yetiştirmede emeği olan herkesi, yaşadıkları şehirleri, tuttukları kalemleri sarabileyim ve öyle bir sinem olsun ki hepsini bağrıma basıp ağlayabileyim.

      Cemaat olmanın aksaklıklarından, dezavantajlarından, tam cemaat sırrının yaşanmamasından sürekli şikâyet ettiğimi çevremdeki insanlar bilir. Bu yönüyle de bu okuma programı suratıma inen ikinci şiddetli tokat oldu.

      Artık tek duam var: “Ya Rabbi beni böyle bir daireden ayırma, diğer her şeye kabulüm.”
      “Ahir zamanda size deli denmediği sürece hakiki imanı elde etmiş olmazsınız.” Hadis-i Şerif’inin sırrına mazhar olan şu çılgın Nurcular yine sinemi derinden yaktı… Hem de çok derinden yaktı… 🙂

      Mert İNAN

      #747752
      Anonim

        :aro:

        #747758
        Anonim

          Allah beni onlarla liseden sonra tanıştırdı. ve ben şunu dedim
          Allahım yıllardır hayal ettiğim insanlar gerçekten varmış şükürler olsun Sana.

          onlar gerçekten varlar. 🙂 BAngladeşte bi manevi abim ve ablam var ve türkiyenin ve dünyanın her tarafında da binlercesi. Allah onlardan razı olsun

          bu güzel yazı için teşekkürler

          #747631
          Anonim

            dünyada iki grup insan vardır…biri nurcular biri nurcu olmaya adaylar demişti bi abimiz :003:

            #747759
            Anonim
              Elif_Gibi;137696 wrote:
              dünyada iki grup insan vardır…biri nurcular biri nurcu olmaya adaylar demişti bi abimiz :003:

              çok güzelll 🙂 🙂

              #747760
              Anonim

                RABBİM bizi o mubarek çılgın nurculardan ayırmasınnn:D

                #747762
                Anonim

                  süperrr olmuş

                  #747773
                  Anonim

                    bu yazının üstüne tek lafım

                    “Ya Rabbi beni böyle bir daireden ayırma, diğer her şeye kabulüm.”

                    Amin

                    🙂

                    #747784
                    Anonim

                      @Nurist 137674 wrote:

                      Kısa zaman önce katıldığım bir okuma programı dünyamı alt üst etti. Akli yolda ilerlemenin kalbi ilerlemeden daha önemli olduğunu düşünüyordum. Fakat bu programda yaşadığım hissiyat, ruh çalkantıları, boğazıma takılan hıçkırıklar, tüm vücudumu heyecandan saran titreme ve gizli gözyaşları “akli” yönüme inen şiddetli bir tokat oldu.

                      Ne ağabeyler gördüm, heykelleri, büstleri dikilen insanlar yanlarında yeniyetme kalır. Tarihe mal olsalar az gelir. Ne dünyevi ne uhrevi hiçbir menfaat beklemeden Türkiye’nin muhtelif yerlerinden kalkıp gelen, işini, gücünü, hastalığını, cebindeki parasını düşünmeden sadece ama sadece Allah rızası niçin yollara düşen, gelen misafirlere sorgusuz sualsiz evini, sofrasını açan ve tüm bunlarla birlikte sanki hiçbir şey yapmamış gibi vakurluğunu koruyan insanlar gördüm…

                      Ne ağabeyler gördüm, ruhları dışarı aksa dünyayı cennete çevirecek. Güller konuşabilse onlara gıpta ettiğini söyleyecek. Toprak onlar üzerine bastığı için şereflenecek.

                      Bu dünyadaki en büyük çılgınlık değil de nedir? Paranın hâşâ “Rab” kabul edildiği bir devirde hiçbir maddi menfaat olmadan, üstüne masraf ederek her türlü şahsi sıkıntısını erteleyerek, ülkenin bir ucuna gitmek çılgınlık değil midir? Enaniyetlerin firavunlaştığı bir devirde farklı sosyal sınıflardan insanların diz dize oturması, maddeten ve rütbeten üstün olanların diğerlerinden ders alması, enaniyetlerin ve nefislerin aynı havuza atılması ve sıfırlanması, basit bir üstünlük elde ettiğinde bile altındakileri ezmeyi hak bilen bir neslin yaşadığı devirde çılgınlık hatta delilik değil de nedir?

                      Konuşamadım, anlatamadım, ağlayamadım… Konuşmak isteyince heyecandan kalbim dışarı fırlayacak gibi oldu. Hıçkırıklarım boğazıma düğümlendi. Dışım buz gibi olsa da içim de volkanlar patladı. Her ağzımı açtığımda yüreğimin köşesinden bir ses “Sus!” dedi. “Sus! Dinleyebildiğin kadar dinle!” Çünkü o dinlemek ruhumu genişlendiriyor, sanki beni farklı bir boyuta taşıyordu. Gerçek anlamda cemaat olabildikten sonra cemaat olmanın ne kadar mükemmel bir lezzet olduğunu iliklerime kadar hissettim. Öyle bir lezzet ki, dünyada eşi benzeri yok. Hayatımda geçirdiğim en güzel 3 gündü belki de…

                      Nefis iflas ediyor, tutunacak bir dalı kalmıyor. Enaniyet müthiş bir havuz içinde eriyor ve oradaki tüm insanlarla tek beden oluveriyorsun. Uhuvvet sırrının tam manasıyla yaşayabildiğimi düşünmüyorum açıkçası. Bir de yaşayabilsek dünya cennete dönmez mi? Ya Rabbi bu sırra bir parça da olsa ulaşmayı bize nasip et…

                      Öyle kollarım olsun ki, o ağabeyleri, kardeşleri, bastıkları toprağı, giydikleri ayakkabıları, büyüdükleri evleri, onları dünyaya getirmede ve yetiştirmede emeği olan herkesi, yaşadıkları şehirleri, tuttukları kalemleri sarabileyim ve öyle bir sinem olsun ki hepsini bağrıma basıp ağlayabileyim.

                      Cemaat olmanın aksaklıklarından, dezavantajlarından, tam cemaat sırrının yaşanmamasından sürekli şikâyet ettiğimi çevremdeki insanlar bilir. Bu yönüyle de bu okuma programı suratıma inen ikinci şiddetli tokat oldu.

                      Artık tek duam var: “Ya Rabbi beni böyle bir daireden ayırma, diğer her şeye kabulüm.”
                      “Ahir zamanda size deli denmediği sürece hakiki imanı elde etmiş olmazsınız.” Hadis-i Şerif’inin sırrına mazhar olan şu çılgın Nurcular yine sinemi derinden yaktı… Hem de çok derinden yaktı… 🙂

                      Mert İNAN

                      kardeş Maşallah Rabim duanı kabul etsin seni de bzii de ayırmasın insaAllah(AMİN)

                      #781843
                      Anonim
                        Şu çılgın Nurcular!

                        Kısa zaman önce katıldığım bir okuma programı dünyamı alt üst etti. Akli yolda ilerlemenin kalbi ilerlemeden daha önemli olduğunu düşünüyordum. Fakat bu programda yaşadığım hissiyat ruh çalkantıları boğazıma takılan hıçkırıklar tüm vücudumu heyecandan saran titreme ve gizli gözyaşları “akli” yönüme inen şiddetli bir tokat oldu.
                        Ne ağabeyler gördüm heykelleri büstleri dikilen insanlar yanlarında yeniyetme kalır. Tarihe mal olsalar az gelir. Ne dünyevi ne uhrevi hiçbir menfaat beklemeden Türkiye’nin muhtelif yerlerinden kalkıp gelen işini gücünü hastalığını cebindeki parasını düşünmeden sadece ama sadece Allah rızası için yollara düşen gelen misafirlere sorgusuz sualsiz evini sofrasını açan ve tüm bunlarla birlikte sanki hiçbir şey yapmamış gibi vakurluğunu koruyan insanlar gördüm…
                        Ne ağabeyler gördüm ruhları dışarı aksa dünyayı cennete çevirecek. Güller konuşabilse onlara gıpta ettiğini söyleyecek. Toprak onlar üzerine bastığı için şereflenecek.
                        Bu dünyadaki en büyük çılgınlık değil de nedir? Paranın hâşâ “Rab” kabul edildiği bir devirde hiçbir maddi menfaat olmadan üstüne masraf ederek her türlü şahsi sıkıntısını erteleyerek ülkenin bir ucuna gitmek çılgınlık değil midir? Enaniyetlerin firavunlaştığı bir devirde farklı sosyal sınıflardan insanların diz dize oturması maddeten ve rütbeten üstün olanların diğerlerinden ders alması enaniyetlerin ve nefislerin aynı havuza atılması ve sıfırlanması basit bir üstünlük elde ettiğinde bile altındakileri ezmeyi hak bilen bir neslin yaşadığı devirde çılgınlık hatta delilik değil de nedir?
                        Konuşamadım anlatamadım ağlayamadım… Konuşmak isteyince heyecandan kalbim dışarı fırlayacak gibi oldu. Hıçkırıklarım boğazıma düğümlendi. Dışım buz gibi olsa da içim de volkanlar patladı. Her ağzımı açtığımda yüreğimin köşesinden bir ses “Sus!” dedi. “Sus! Dinleyebildiğin kadar dinle!” Çünkü o dinlemek ruhumu genişlendiriyor sanki beni farklı bir boyuta taşıyordu. Gerçek anlamda cemaat olabildikten sonra cemaat olmanın ne kadar mükemmel bir lezzet olduğunu iliklerime kadar hissettim. Öyle bir lezzet ki dünyada eşi benzeri yok. Hayatımda geçirdiğim en güzel 3 gündü belki de…
                        Nefis iflas ediyor tutunacak bir dalı kalmıyor. Enaniyet müthiş bir havuz içinde eriyor ve oradaki tüm insanlarla tek beden oluveriyorsun. Uhuvvet sırrının tam manasıyla yaşayabildiğimi düşünmüyorum açıkçası. Bir de yaşayabilsek dünya cennete dönmez mi? Ya Rabbi bu sırra bir parça da olsa ulaşmayı bize nasip et…
                        Öyle kollarım olsun ki o ağabeyleri kardeşleri bastıkları toprağı giydikleri ayakkabıları büyüdükleri evleri onları dünyaya getirmede ve yetiştirmede emeği olan herkesi yaşadıkları şehirleri tuttukları kalemleri sarabileyim ve öyle bir sinem olsun ki hepsini bağrıma basıp ağlayabileyim.
                        Cemaat olmanın aksaklıklarından dezavantajlarından tam cemaat sırrının yaşanmamasından sürekli şikâyet ettiğimi çevremdeki insanlar bilir. Bu yönüyle de bu okuma programı suratıma inen ikinci şiddetli tokat oldu.

                        Artık tek duam var: “Ya Rabbi beni böyle bir daireden ayırma diğer her şeye kabulüm.”

                        “Ahir zamanda size deli denmediği sürece hakiki imanı elde etmiş olmazsınız.” Hadis-i Şerif’inin sırrına mazhar olan şu çılgın Nurcular yine sinemi derinden yaktı… Hem de çok derinden yaktı…

                        Mert İNAN
                        #781844
                        Anonim

                          Ya bu konu daha önce eklenmiş ama ben arama yaptığımda bulamıyorum konuyu ekledikten sonra “benzer konular” kısmında çıktı. Genelde her eklediğim konuda aynı sıkıntıyı yaşıyorum yani arama yapınca aradığım konuyu bulamıyorum. Yönetici kardeşler yardımcı olursa sevinirim. Benim bilgisayarla alakalı bişey mi yoksa siteden mi kaynaklanıyor?

                          #781845
                          Anonim

                            @MÜSTAHDEM 224118 wrote:

                            Ya bu konu daha önce eklenmiş ama ben arama yaptığımda bulamıyorum konuyu ekledikten sonra “benzer konular” kısmında çıktı. Genelde her eklediğim konuda aynı sıkıntıyı yaşıyorum yani arama yapınca aradığım konuyu bulamıyorum. Yönetici kardeşler yardımcı olursa sevinirim. Benim bilgisayarla alakalı bişey mi yoksa siteden mi kaynaklanıyor?

                            kardeş bu konuyu burda yazmam nekadar doğru bilmiyorum ama ben de konuyu ekledikten sonra benzer konularda görüyorum arama yaptığımda görünmüyor……….?

                            #781847
                            Anonim

                              @SaideNUR 224129 wrote:

                              kardeş bu konuyu burda yazmam nekadar doğru bilmiyorum ama ben de konuyu ekledikten sonra benzer konularda görüyorum arama yaptığımda görünmüyor……….?

                              Yoksa acemilik mi var bizde SaideNUR kardeş?:032::D

                              #781852
                              Anonim

                                Kardeş artık sen de; acemilik ben diyim becerisizlik.:015: Aslında maş. forumun içeriği o kadar geniş ki biz üye olmadan önce Allah cc razı olsun her şey paylaşılmış. Ben şaşırmıyorum artık aynı konunun daha önce paylaşılmış olmasına :003:

                              14 yazı görüntüleniyor - 1 ile 14 arası (toplam 14)
                              • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.