- Bu konu 13 yanıt içerir, 10 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
2 Aralık 2010: 20:03 #666220
Anonim
Selamu aleyküm..
Ablam üniversiteye gidiyor başörtülü.Geçenlerde 4 arkadaş başörtüsüyle derse girmiş ve sınıftan bir öğrenci hocaya neden derse böyle giriyorlar bu yasak gibi şeyler söylemiş hocalarıda bizim sorumluluğumuzdan çıktı bişey diyemem demiş.Bunun üzerine o kişi sınıftan çıkmış..Eğer şikayet ederse yada ederlerse sonuç nasıl olur.Ablam direnmeli mi açmamakta.Tabii gönül isterki hiç açmayalım kimse açmasın.ama böyle bir sorun var maalesef! Direnmemeli mi? Şimdiden teşekkürler..Hayırla kalın..2 Aralık 2010: 20:14 #685435Anonim
Ve aleyküm selam. Hakkın hatırı alidir. Allah yardımcıları olsun bu duruma düşenlerin. Bu duruma düşürenleri de ıslah etsin. Amin.
2 Aralık 2010: 21:05 #771051Anonim
Sual ediyorum sizlere muhterem kardeşlerim
Eğer Bediüzzaman hazretleri bu sarık bu baş ile çıkar dedi ise peki acaba hanım kardeşlerimiz dinimizin emrettiği ve farz olan başörtüyü çıkarıp çıkarmama hususunda ne demeli!!!!!!!!!
Hem sarık bir sünnettir farz değildir.Gerisini sizlerin fehminize havale ediyorum.
Vesselam…2 Aralık 2010: 22:17 #765656Anonim
@Hâdim-i Nûr 224288 wrote:
Sual ediyorum sizlere muhterem kardeşlerim
Eğer Bediüzzaman hazretleri bu sarık bu baş ile çıkar dedi ise peki acaba hanım kardeşlerimiz dinimizin emrettiği ve farz olan başörtüyü çıkarıp çıkarmama hususunda ne demeli!!!!!!!!!
Hem sarık bir sünnettir farz değildir.Gerisini sizlerin fehminize havale ediyorum.
Vesselam…elbette haklısınız kardeşim saygı duyuyorum ama, insanlar bu fedakarlığı yaparken inanın o üniversitenin kapısında en çok onların canı yanıyor, başörtümüzü açarkende niyetimiz Allah rızası çünkü, aldığımız eğitimle insanlara birşeyler anlatabilmek, malesef bugün günümüzde belli bir mevkiniz yoksa sizi kale alan çok fazla bir insan olmuyor .. elhamdülillah ki artık gerçekten bu sorun kalkıyor derslere artık kapalı girebiliyoruz şu an belki bir kaç derse ama birkaç gün sonra her yere olduğumuz gibi girebileceğiz..bende şuan mağdur durumda olan kardeşlerimizin en kısa zamanda mağduriyetinin giderilmesinden yanayım dua ile ..
3 Aralık 2010: 00:02 #733898Anonim
@_zynp_ 224292 wrote:
elbette haklısınız kardeşim saygı duyuyorum ama, insanlar bu fedakarlığı yaparken inanın o üniversitenin kapısında en çok onların canı yanıyor, başörtümüzü açarkende niyetimiz Allah rızası çünkü, aldığımız eğitimle insanlara birşeyler anlatabilmek, malesef bugün günümüzde belli bir mevkiniz yoksa sizi kale alan çok fazla bir insan olmuyor .. elhamdülillah ki artık gerçekten bu sorun kalkıyor derslere artık kapalı girebiliyoruz şu an belki bir kaç derse ama birkaç gün sonra her yere olduğumuz gibi girebileceğiz..bende şuan mağdur durumda olan kardeşlerimizin en kısa zamanda mağduriyetinin giderilmesinden yanayım dua ile ..
YANİ, niyetler Allah rızası olunca farziyetler ortadan kalkıyor mu? -ki sizin anlayışınıza göre öyle..
3 Aralık 2010: 05:27 #719281Anonim
@min-el aşk 224305 wrote:
YANİ, niyetler Allah rızası olunca farziyetler ortadan kalıyorsa mu? -ki sizin anlayışınıza göre öyle..
evet doğru:045::)
3 Aralık 2010: 09:52 #704374Anonim
“Ey Peygamber! hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle,
dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını alsınlar.
Bu, onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar.
Allah, Gafûrdur, Rahîmdir. “
(el-Ahzab, 33/59).“Mümin kadınlara da söyle:
Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.
Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır.
Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler.
Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar.
Ey müminler! Hepiniz Allah’a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin” umduğunuza nail olasınız”
(en-Nûr, 24/31).İslamiyette BENCE diye bir şey olamaz
hükümler belli ve açıktır
isteyen uyar istemeyen kendine kılıflar bulur
Rıza sıralamasına uymak gerekir
bu sıralamada ilk önce Allah’ın Rızası yer alır
Allah cc Rızası içinde göz göre göre farz nasıl terk edilebilir?
Önce, kadınların başlarını örtmelerinin dinî yönüne bakalım. Bu hususta Kur’ân-ı Kerimde iki âyet mevcuttur. Bu âyetlerde Cenab-ı Hak gayet açık bir şekilde meâlen şöyle buyurmaktadır:
Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle, evlerinden çıktıklarında dış örtülerini üzerlerine alsınlar.”
“Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, namuslarını da korusunlar, zînetlerini açmasınlar, bunlardan görünen kısmı müstesnadır. Başörtülerini de yakalarının üzerini kapatacak şekilde iyice örtsünler.”Âyetlerde mü’min kadınların nasıl örtünecekleri, hangi yerlerini açabilecekleri açıkça belirtilmiyor. Fakat şu mealdeki hadîs-i şerif âyetleri tefsir ediyor. Peygamberimiz (a.s.m.) baldızı Hz. Esma’ya hitaben şöyle buyurmuştu:
Ey Esma! Bir kadın âdet görmeye başlayınca el ve yüzünden başka yerini yabancılara göstermesi caiz değildir.”
Demek ki, buluğ çağma gelmiş olan Müslüman bir hanımın başını kapatması hem Allah’ın hem de Peygamberin emridir. Yani yüz kısmı açık kalacak şekilde başın kalan kısmını, boyun ve göğüsleri örtmek farz-ı ayındır. Açmak ise bir farzın terki sayıldığından haramdır. Zaten âyetten de açıkça anlaşılacağı gibi “ırz ve namusun korunması” başı örtmenin bir hikmeti, aynı zamanda bir sebebi sayılmaktadır. Başlarını açan kadınlar ırz ve namuslarım muhafaza etseler de, bu ‘Allah’ın emrine uygun bir koruma sayılmamaktadır. Allah ve Resulünün emrini dinlemediği için günahkâr olmakta, büyük bir mesuliyet altına girmiş bulunmaktadır.
Bir mü’min kadın için baş açık gezmek haram ve günah olduğuna göre, bu mesuliyetten kurtulmak için ne yapabilir? Yapılacak şey bellidir. Başını kapattığı zaman hayatî bir tehlike veya yanık ve benzeri sıhhî bir mahzurla karşılaşacaksa, o tehlike ve mahzur geçinceye kadar açık bırakılabilir. Fakat böyle bir durum yoksa, kapatmak gerekir.
Kapatmayınca ne olur? Başta da söylediğimiz gibi günahkâr olur. Günahkâr olan kimse, bu günahından kurtulmak için tevbe istiğfar eder, Allah’tan affını diler.
Al-i İmran suresinde şu mealdeki bir ayeti kerime yer almaktadır:
“Ve bir günah işledikleri veya nefislerine zulmettikleri zaman, Allah’ı anarak günahlarının bağışlanmasını isteyenler, hem de yaptıkları günahta bile bile ısrar etmemiş olanlar—İşte onların mükâfatı, Rablerinden bir mağfiret, ağaçları altından ırmaklar akan Cennetlerdir. Orada ebedi olarak kalacaklardır. Güzel amel yapanların mükâfatı ne güzeldir.”4
Demek ki, bir tövbenin kabul olması, bir günahın affa liyakat kazanması için hiçbir mazeret yokken o günahta ısrar edilmemesi şartı aranmaktadır. Bir insan sadece nefsini yenemediğini, çevresinin nasıl karşılayacağını bahane ederek bir haramı işlemeye devam ederse ne olur? Bu husustaki bir hadisin meali şöyledir:
“Mü’min bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer o günahtan el çeker, Allah’tan günahının affını dilerse, kalbi o siyah noktadan temizlenir. Eğer günaha devam ederse, o siyahlık artar. İşte Kur’ân’da geçen ‘günahın kalbi kaplaması’ bu mânâdadır.”5
Evet, “Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol vardır” sözü mühim bir gerçeği dile getiriyor. Şöyle ki, bir günahı işlemeye devam eden insan zamanla o günaha alışır, terk edemez bir hale gelir. Bu alışkanlık onu gün geçtikçe daha büyük manevî tehlikelere sürükler. Günahın uhrevî bir cezasının olmayacağına inanmaya, hattâ Cehennemin bile olmaması gerektiğine kadar gider. Yani kalpte yer tutan o günah tohumu zaman içinde—Allah korusun yeşillenerek bir zakkum ağacı haline dönüşebilir.6
Böyle bir tehlikeye maruz kalmamak ve şeytanın kinlerine kanmamak için bir an önce tövbeyi icap ettirecek günahı terk ederek insanın kendine çeki düzen vermesi gerekir.
Böylece hem Allah’ın emrini her şeyin üstünde kabul ederek bir farzı işlemiş olursunuz, hem de size “başınızı örtmemek” için vesvese veren şeytanı reddetmiş olursunuz. Zaten bir Müslüman hem Allah’ın rızasını kazanmaya çalışacak, hem de bazı haramları işleyerek şeytanı “küstürmemek” gibi gülünç bir duruma düşecek, bu mümkün değildir.
1.Ahzab Sûresi, 59.
2.Nur Sûresi, 31.
3.Ebû Davud, Libas: 33.
4.Âl-i İmrân Sûresi, 135-136.
5.İbni Mace, Zühd:29.
6-Lem’alar, s. 7; Mesnevî-iNuriye, s. 115.(Kaynak: Mehmet Paksu, Sünnet ve Aile)
3 Aralık 2010: 11:58 #781876Anonim
Allah ebeden razı olsun açıklayıcı bir anlatım olmuş.Şimdi olaya birde Şöyle bakalım denilmişya ”başörtümüzü açarkende niyetimiz Allah rızası çünkü aldığımız eğitimle insanlara birşeyler anlatabilmek, malesef bugün günümüzde belli bir mevkiniz yoksa sizi kale alan çok fazla bir insan olmuyor ..” diye…
İnsanlara birşeyler anlatabilmek için gerçekten makam mevki diplomaya ihtiyaç yoktur bu nereden çıktı anlamıyorum bu gün pek çok abla abimiz varki bu söylenenlere sahip değil lakin genede insanlara birşeyler anlatabilyorlar bu tamamen şahsın azim sebat vesadakatı müslüman kardeşinin derdiyle dertlenmesi ve ona yardım etmesiyle alakalıdır.
Diğer taraftan cahilye devrine baktığımızda günahlar almış başını gidiyordu içki,zina,kız çocuklarının diri diri toprağa gömülmesi…
Peygamber efendimiz hakikatları anlatırken hiçbir zaman dini hükümlerden fedakarlık yapmış mı soruyorum?Ya da üstad hazretlerinin hayatına baktığımızda hizmeti kuraniye için hangi hükmü terke etmiş(zaruri durumlar hariç sakal bırakmak gibi ki bu sünnettir farz bile değil)
Fedakar olacağız elbetteki ama bunlar dünyevi fedakarlıklar olacak vaktimizden yememizden içmemizden uykumuzdan fedakarlık olacak insanlar demez mi kardeşim bu ne perhiz bu ne lahana turşusu ….5 Aralık 2010: 21:57 #782008Anonim
cümleten selamün aleyküm..geçen hafta rektörün değişmesiyle üniversitemizde bayanlar başörtüsü ile derslere girebilmektedir..Bu konular hakkında kesin hüküm vermek ne kadar yalnış birşeydir kanımca..evet örtünmek Allahın emri ve kitabımızda yazıyor…evet Hepimiz Peygamberimizi örnek almalıyız ama biz şartların insanların dinini yaşamasını engelleyen bir ülkede veyahut üniversitelerde Allahın ilimini ögrenmek için ne kadar direniş gösterebiliriz soruyorum size??
Ünilerde yaşanan başörtüsü meselesini ve bunun acı boyutunu gerçekten üniversiteye birşeyler öğrenmek ve öğretmek için giren başörtülü bayanlar anlayabilir..Üniversiteye giren başörtülü bayanlar örtüsünü çıkarırken sanki saçları derisinden çıkıyormuş gibi acı ve vicdan azabı duyuyorsa bu bir fedekarlıktır..Kimse kimsenin niyetini amelini bilemez..sadece tahmin edebilir.Lakin tahmin etmesi bile günah olarak ona yeter..
Üstad hazretleri çok mübarek bir insandı.İlimi fazlasıyla Allah tarafından ona lütf edildi.Ayrıca başkalarına soru sorması da yasaklandı..O asrın alimiydi..Şuan üniversiteye okumak için gelen tesettürlü bayanlara bu şekilde karşılaştırma yapmak ne kadar mantıklı bilmiyorum??..
Ayrıca sizden ricam bu forumda amacımız gerçekten insanlara hizmet etmek, faydalı olmak ve kendimizi geliştirmekse daha hoşgörülü ve şevkatli davranalım..İnsanların yaptığı yorumlara kendi değer yargılarımızı ve hakikatleri katarken daha yumuşak davranalım..Böyle bu durumu yaşamak istemeyip ama şartların insanları bu hale getirdiği bir ülkede başörtüsünü açarken içi sızlayan insanlara karşı sert tavır almak gönül yıkar kalp kırar…ortada böyle bir durum war..Yunus Emre şöyle der:
Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil
Yetmişiki millet dahi elini yüzünü yumaz değil…İçinde Allah sevgisi olan bir insanın kalbini kırmak kabeyi yıkmaktan daha kötüdür..Lakin kabeyi kul Kalbi ise Allah yaratmıştır…
Velasıl kelam kardeşlerim ortada birşey olmamış gibi gözüksede yorumlar sıradan gelsede bu durumdan dolayı gayet mütellim olan insanlar bu durumdan da gayet elem duyar..Hakkınızı helal edin ..selam ve dua ile…
5 Aralık 2010: 22:00 #782010Anonim
@şifaa 224721 wrote:
cümleten selamün aleyküm..geçen hafta rektörün değişmesiyle üniversitemizde bayanlar başörtüsü ile derslere girebilmektedir..Bu konular hakkında kesin hüküm vermek ne kadar yalnış birşeydir kanımca..evet örtünmek Allahın emri ve kitabımızda yazıyor…evet Hepimiz Peygamberimizi örnek almalıyız ama biz şartların insanların dinini yaşamasını engelleyen bir ülkede veyahut üniversitelerde Allahın ilimini ögrenmek için ne kadar direniş gösterebiliriz soruyorum size??
Ünilerde yaşanan başörtüsü meselesini ve bunun acı boyutunu gerçekten üniversiteye birşeyler öğrenmek ve öğretmek için giren başörtülü bayanlar anlayabilir..Üniversiteye giren başörtülü bayanlar örtüsünü çıkarırken sanki saçları derisinden çıkıyormuş gibi acı ve vicdan azabı duyuyorsa bu bir fedekarlıktır..Kimse kimsenin niyetini amelini bilemez..sadece tahmin edebilir.Lakin tahmin etmesi bile günah olarak ona yeter..
Üstad hazretleri çok mübarek bir insandı.İlimi fazlasıyla Allah tarafından ona lütf edildi.Ayrıca başkalarına soru sorması da yasaklandı..O asrın alimiydi..Şuan üniversiteye okumak için gelen tesettürlü bayanlara bu şekilde karşılaştırma yapmak ne kadar mantıklı bilmiyorum??..
Ayrıca sizden ricam bu forumda amacımız gerçekten insanlara hizmet etmek, faydalı olmak ve kendimizi geliştirmekse daha hoşgörülü ve şevkatli davranalım..İnsanların yaptığı yorumlara kendi değer yargılarımızı ve hakikatleri katarken daha yumuşak davranalım..Böyle bu durumu yaşamak istemeyip ama şartların insanları bu hale getirdiği bir ülkede başörtüsünü açarken içi sızlayan insanlara karşı sert tavır almak gönül yıkar kalp kırar…ortada böyle bir durum war..Yunus Emre şöyle der:
Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil
Yetmişiki millet dahi elini yüzünü yumaz değil…İçinde Allah sevgisi olan bir insanın kalbini kırmak kabeyi yıkmaktan daha kötüdür..Lakin kabeyi kul Kalbi ise Allah yaratmıştır…
Velasıl kelam kardeşlerim ortada birşey olmamış gibi gözüksede yorumlar sıradan gelsede bu durumdan dolayı gayet mütellim olan insanlar bu durumdan da gayet elem duyar..Hakkınızı helal edin ..selam ve dua ile…
Allah razı olsun…
5 Aralık 2010: 22:09 #782012Anonim
Bende şunu soruyorum o halde eşinizi, annenizi, kızkardeşinizi…. mahreminizi doktora götürdüğünüzde özellikle bazı anabilimdalları ile ilgili konularda hemen bayan doktor arıyorsunuz değil mi? buna ne demeli peki şimdi ? kardeşlerimiz farzı önemsemediklerinde haşa emri hafife aldıklarından taviz vermiyorlar, bir dava bir hedef uğruna büyük bir zulme rağmen mücadele ediyorlar ama inşallah güzel günler yaklaştı artık..
Kardeş tam da bu güzel günlere yaklaşılırken ki küçük direnişlere maruz kalan ablasının durumuyla ilgili bir soru sormuş konuyu nerden nereye getiriyorsunuz mübarekler!5 Aralık 2010: 22:21 #782019Anonim
:)) ablam, abim,mübarek kardeşim bu konu tartışma konusu olmasın..Ortada kalbi kırılan bir insan var ben bu dile getirdim.hekim hasta olayına girersek konu zaten dediğimiz yerden ta nerelere gidecek..Allahın rahmet ve bereketi,mağfiret ve hidayeti üzerinizde olsun..
5 Aralık 2010: 22:23 #782020Anonim
İslamiyette BENCE diye bir şey olamaz
hükümler belli ve açıktır
isteyen uyar istemeyen kendine kılıflar bulur
Rıza sıralamasına uymak gerekir
bu sıralamada ilk önce Allah’ın Rızası yer alır
Allah cc Rızası içinde göz göre göre farz nasıl terk edilebilir?sadece bu cümleler bana ait şifaa kardeşim
söylediklerimin hala arkasındayım
ama niyetim kimseyi kırmak ya da incitmek değildi
buna sebep olduysam, hakkınızı helal edin
lakin geri kalan bölümler ayet ve hadislerden oluşmaktadır
nefsimize ağır gelen ayet ya da hadis var ise kendimizi sorgulamamız lazım
Kur’an tek bir zamana değil tüm zamanlara indirilmiş kutsal bir kitaptır elhamdülillah
Efendimiz asm’ın en büyük mücizesidir
Kur’an’ı indiren Rabbim’in cc ilmi sınırsızdır, sonsuzdur, ezel ve ebed farksızdır
Cenab-ı Hak cc elbette biliyordu bu asırda böyle sıkıntıların olacağını
zaten bu zamanda Rızayı Lillah için yapılan ufacık bir amel, terk edilen kötü bir alışkanlık bu yüzden çok ehemmiyetli ve efdaldireğitim mevzuuna gelince; yaşamayan bilemez demişsiniz
aramızdan kimin yaşayıp kimin yaşamadığını hiç birimiz bilemeyiz
elbetteki keşke herkes inancına uygun yaşayabilse, okuyabilse
her yere tesettürlü rahatça girip çıkabilse, inandığı için sınırlandırılmasa insanlar
fakat maalesef böyle değil
Allah cc buna neden olanları ıslah etsin,
ama bizede takvayı elden bırakmamayı nasip etsin
çünkü CENNET KOLAY DEĞİL, CEHENNEM DAHİ LÜZUMSUZ DEĞİL5 Aralık 2010: 22:24 #782021Anonim
@şifaa 224734 wrote:
:)) ablam, abim,mübarek kardeşim bu konu tartışma konusu olmasın..Ortada kalbi kırılan bir insan var ben bu dile getirdim.hekim hasta olayına girersek konu zaten dediğimiz yerden ta nerelere gidecek..Allahın rahmet ve bereketi,mağfiret ve hidayeti üzerinizde olsun..
amin…
5 Aralık 2010: 22:42 #782024Anonim
@şifaa 224734 wrote:
:)) ablam, abim,mübarek kardeşim bu konu tartışma konusu olmasın..Ortada kalbi kırılan bir insan var ben bu dile getirdim.hekim hasta olayına girersek konu zaten dediğimiz yerden ta nerelere gidecek..Allahın rahmet ve bereketi,mağfiret ve hidayeti üzerinizde olsun..
Yanlış anlaşıldım galiba. Aynen bende bu konuyu tartışmanın gereksiz olduğunu belirtmek için yazdım zaten. Her neyse Allah doğruya sevketsin bu konu çok götürüyor zira 🙂
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.