• Bu konu 12 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
14 yazı görüntüleniyor - 1 ile 14 arası (toplam 14)
  • Yazar
    Yazılar
  • #666577
    ABDULLAH

      İslam’ın genç davetçisi!
      Senin mutlaka gece hayatin olmalıdır.

      Peygamberani deyişle, bir süt sağımı kadar da olsa gece uyanık olup,ALLAH -u Tealanın huzurunda , bulunmalısın.
      Diğer insanlardan farklı olarak, uykunu bölüp huzura varmalısın.

      Bil ki, gecesi olmayanın gündüzü yoktur. Gece sabaha kadar yatağa boylu boyuna uzanan birisinin gündüze vereceği bir şeyi yoktur.

      Gece senin feyizle dolduğun, gündüz ise bu feyzi başkalarına aktardığın vakittir. Dol ki, boşaltacağın bir şeyin olsun.

      Ne güzeldir gece! Yıldızların parlayıp kendisini gösterdiği, nurların tecelli ettiği zamandır ve mekandır gece.
      Görmüyor musun?
      Bin aydan daha hayırlı olan vakit, gündüz değil gecedir.

      Resulullah (sav)ın şu yalan dünyadaki en yüce ve mutlu anı olan Mirac, gece vuku bulmadı mı?

      Evet, gece gönül adamlarının akşama kadar bekleyip durduğu vakittir. Gece samimiyettir, gece sıpsıcaktır. Gecenin, yani yalnızlığın riyası yoktur.

      Herkes uyurken kalk, bir abdest al soğuk suyla, Rabbinin huzuruna var, boynunu bük… Ona bir şeyler mırıldan, isteklerini sırala…
      gecenin nasıl iletken olduğunu göreceksin. Radyo dalgaları bile gece daha iyi çeker.

      Bütün bunlar olup biterken, gecenin bunca avantajları varken, senin geceyi bastan sona uykuyla geçirmen ne büyük gaflet, ne büyük kayıptır. . .gece uyku demekse sende mahrum kaldığın nimetlere yannn…!!!

      #782780
      Anonim

        Abdullah Abi;

        Yazılı olarakta ayrıca teşekkür edemeden duramadım. Elinize sağlık.

        #782781
        Anonim

          Diğer insanlardan farklı olarak, uykunu bölüp huzura varmalısın.

          Uykumuzun bölünmesine huzura varamayız, ancak sağlıksız bir uyku düzenine sahip oluruz. Bilimadamlarına göre en az sekiz saat uyumalıyız. Bilimi yol edinmeyenin sonu karanlıktır. İslam konulara ilimsel (bilimsel) yaklaşmayı emreder. Allah’ın emrine karşı gelinmez. Mutlaka yanlış anlatılıyor o kaynakta yoksa öyle şey katiyen olmaz.

          #782782
          Anonim

            @tamasker 227101 wrote:

            Abdullah Abi;

            Yazılı olarakta ayrıca teşekkür edemeden duramadım. Elinize sağlık.

            Tesekkürler tamasker kardesim Rabbim bizleri rizasina uygun amel isleyen kullarindan eylesin insallah….

            #782783
            Anonim

              @tamasker 227101 wrote:

              Abdullah Abi;

              Yazılı olarakta ayrıca teşekkür edemeden duramadım. Elinize sağlık.

              Allah razı olsun, çok güzel ve çok doğru kardeşim, hakkıyla hem gündüzümüzü hemde gecemizi değerlendirebilmek duası ile…

              #782784
              Anonim

                @MustafaCetin 227102 wrote:

                Uykumuzun bölünmesine huzura varamayız, ancak sağlıksız bir uyku düzenine sahip oluruz. Bilimadamlarına göre en az sekiz saat uyumalıyız. Bilimi yol edinmeyenin sonu karanlıktır. İslam konulara ilimsel (bilimsel) yaklaşmayı emreder. Allah’ın emrine karşı gelinmez. Mutlaka yanlış anlatılıyor o kaynakta yoksa öyle şey katiyen olmaz.

                Sevgili kardesim seninde yazdigin gibi Allahin emrine Resulahin bildirdigine karsi gelinmez gücümüzün yettigince bizlere bildirilen ibadetleri yapmamiz kurtulusumuza vesile olacaktir insallah gece kilinan Teheccüt namazının faziletini Cenab-ı Hak ayetlerde bildirmiştir ayrica Peygamber Efendimiz (asm) gece namazinin fazileti hakkinda bir cok Hadisi serifi vardir yasayan demez yasamayan bilmez Rabbim cümlemizi gece ibadetinin ve zikrinin faziletini idrak edenlerden ve yasyanlardan eylesin insallah..

                “(Habîbim, yâ Muhammed!) Hem gecenin bir kısmında (uyanıp) da sana mahsus bir fazla (farz namaz) olmak üzere, onunla (Kur’ân’la) teheccüt (namazı) kıl! Tâ ki Rabbin, seni Makam-ı Mahmûd’a (övülen bir makama) ulaştırsın.” (İsrâ, 79)

                “Ey müzzemmil olan (elbisesine örtünüp bürünen peygamber)!Bir kısmı hâriç, geceleyin (namaz için) kalk!(Gecenin) yarısı kadar (namaz kıl) veya bundan (yarısından) biraz eksilt yâhut onu artır (serbestsin), Kur’ân’ı da tâne tâne oku! Çünki biz, senin üzerine (kıymeti pek) ağır bir söz (Kur’ân) bırakacağız (vahyedeceğiz) Şübhesiz ki gece kalkışı, (Kur’ân’ı anlamada kalbe) alabildiğine uygun ve kırâate daha elverişlidir. Çünki senin için gündüz vaktinde, uzun bir meşgûliyet vardır.” (Müzzemmil, 1-7)

                Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor ki:

                “Farzlardan sonra en faziletli namaz gece kalkarak kılınan namazdır.” (İmâm-ı Gazâli)

                Geceleyin kılınan iki rekâtlık namaz her şeyden hayırlıdır

                Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor ki:
                “Geceleyin kılınan iki rekâttık namaz insanoğlu için dünyadan ve dünyada bulunan her şeyden daha yararlıdır. Ümmetime zor gelmese iki rek’at gece namazını üzerlerine farz kılardım.” (İmâm-ı Gazâlî)

                Peygamber Efendimiz (asm) tüm günahları affolmasına rağmen gece namazını bırakmamıştır

                Mugire Ibni Sube (ra) buyurur ki;
                “Peygamberimiz bir gece ayakları şişinceye kadar namaz kıldı. Kendisine:
                “Allah (cc) senin geçmiş gelecek bütün «zelle» lerini affetmedi mi?” diye sorulunca:
                “Ben şükreden bir kul olmayayım mı?” diye cevap buyurdu.” (İmâm-ı Gazâlî)

                “Allah’ın (cc) rahmetiyle beraber olmak için kalk, namaz kıl”

                “Yâ Ebû Hureyre! Eğer hayatta iken, ölünce, mezarda ve yeniden dirilince Allah’ın (cc) rahmetinin seninle birlikte olmasını istiyorsan, geceleyin Allâh (cc) rızası için kalk, namaz kıl.
                Ya Ebû Hureyre! Evinin köşelerinde namaz kılarsan evinin aydınlığı gökte takım yıldızları gibi ve dünya halkı için de yıldız gibi olur.” (İmâm-ı Gazâlî)

                Peygamber Efendimiz (asm) geceleyin namaz kılanlar için rahmet dilemiştir

                Peygamberimiz (asm) buyuruyor:
                “Allah’ın (cc) rahmeti o erkeğin üzerine olsun ki, geceleyin namaz kılmaya kalkar ve sonra karısını kaldırır, o da namaz kılar, kadın kalkmak istemezse yüzüne su serper.” (İmâm-ı Gazâlî)

                Peygamber’imiz (asm) buyuruyor:
                “Eğer kişi geceleyin uyanıp karısını da uyandırarak birlikte iki rekât namaz kılarlarsa, Allah (cc) her ikisini de Allah’ı (cc) çok çok zikredenlerden yazar.” (İmâm-ı Gazâlî)

                Gece ibadet etmenin değeri Allah (cc) katında çok yüksektir

                Cebrail (as) Peygamberimize (cc):
                “İbni Ömer iyi adam! Bir de gece namaz kılsa” dedi.
                Peygamberimiz (asm) de bu durumu İbni Ömer’e bildirdi. İbni Ömer de o günden sonra devamlı olarak geceleyin namaz kılmaya başladı.

                Nâfi der ki: “İbni Ömer geceleyin namaz kılar ve Yâ Nâfi, sabaha vardık mı?” diye sorardı, kendisine:
                “Hayır” demem üzerine yine namaza durur ve yine:
                “Nâfi sabaha vardık mı?” diye sorardı. Kendisine:
                “Evet” diye cevap verince tanyeri ağarıncaya kadar oturur, Allah’a (cc) istiğfar ederdi.

                Hz. Ali (ra) buyurur ki: “Bir gece Hz. Yahya (as) arpa ekmeği yiyerek karnını doyurur ve uykuya dalarak zikrini ihmal eder, böylece sabah olur.”
                Bunun üzerine Allah (cc) ona şöyle vahyeder:
                “Yâ Yahya! Benim yurdumdan daha hayırlı bir yurt mu ve bana yakın olmaktan sana daha faydalı bir çevre mi buldun? Ya Yahya! İzzet ve celâlim hakkı için eğer bir kereliğine cennet ile yüz yüze gelsen, kapılacağın iştiyak yüzünden yüreğinin yağı erir ve nefsin mahvolurdu. Eğer cehennemle bir defalığına karşılaşsan, yüreğinin yağı erir, gözyaşın yerine irin akar ve aba yerine deri giyerdin.” (İmâm-ı Gazâlî)

                Teheccüt namazı kabir gecesinde ve berzah karanlığında ışık olur

                “Gece vakti ise, hem kışı, hem kabri, hem âlem-i berzahı (kabir âlemini) ifhâm ile (bildirmekle), ruh-i beşer (insan ruhu) Rahmet-i Rahmân’a (Allah’ın (cc) rahmetine) ne derece muhtaç olduğunu insana hatırlatır. Ve gecede teheccüt (gece namazı) ise, kabir gecesinde ve berzah karanlığında ne kadar lüzumlu bir ışık olduğunu bildirir, îkaz eder ve bütün bu inkılâbât (değişimler) içinde Cenâb-ı Mün‘im-i Hakikî’nin (hakikî ni‘met verici olan Allah’ın (cc) ) nihâyetsiz ni‘metlerini ihtâr ile (hatırlatmakla) ne derece hamd-ü senâya (övülmeye) müstehak olduğunu ilân eder.” (Sözler)

                Teheccüt namazı kabirde “arkadaş”tır

                Peygamberimiz (asm) Ebû Zerr’e (ra):
                “Bir yolculuğa çıkmak istersen onun için hazırlık yapar mısın?” diye sorar. Ebû Zerr:
                “Tabii. Yâ Resulallah” diye cevap verir. Peygamberimiz (asm):
                “Peki kıyamet günü yolculuğu nasıl olacak? Beni dinle: “O gün sana yarayacak olanı sana söyleyeyim mi?” diye buyurur. Ebu Zerr (ra):
                “Tabii, Yâ Resulallah! Anam ve babam yoluna feda olsun.” der. Bunun üzerine Peygamberimiz (asm) şöyle buyurur:
                “Yeniden dirilme günü için çok sıcak bir gün oruç tut. Kabir yalnızlığı için gece karanlığında iki rekât namaz kil. Kıyametin büyük olayları için bir kere Hacc et ve muhtaca bir sadaka ver ya haklı yere bir söz söyle, yâhud kötü bir söz söylemekten dilini alıkoy.” (İmâm-ı Gazâlî)

                Teheccüt namazı Allah’a (cc) yakınlaştırır, kötülüklere kefaret olur

                Hz. Bilâl (ra) anlatıyor; Resûlullah (asm) buyurdular ki:
                “Size geceleyin kalkmayı tavsiye ederim. Çünkü o, sizden önce yaşayan salihlerin âdetidir; Rabbinize yakınlık (vesilesi)dir; günahlardan koruyucudur; kötülüklere kefarettir, bedenden hastalığı kovucudur.” (Tirmizî)

                Teheccüt namazı kötülüklerden alıkoyar

                Peygamberimize (asm):
                “Falan adam geceleyin namaz kılıyor, gündüz olunca da hırsızlık yapıyor.” dediler. Peygamberimiz (asm) de:
                “İşlediği amel onu yaptığı kötülüklerden yakında alıkoyacaktır.” diye cevap verdi. (İmâm-ı Gazâlî)

                Teheccüt namazına kalkan insan, gönlü rahat olarak sabahlar

                Ebû Hureyre’den (ra); Resulullah’’ın (asm) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
                “Sizden biriniz uyuduğu vakit şeytan, onun ense köküne üç düğüm vurur; her düğümün bulunduğu yere; “Haydi uyu, gecen uzun ola!” (diyerek) vurur. Eğer o kimse uykudan uyandığı vakit Allah’ı (cc) zikrederse bir düğüm çözülür. Abdest alırsa bir düğüm daha çözülür. Namaz kılacak olursa bir düğüm daha çözülür ve gönlü rahat olarak sabahlar. Yoksa pis ve tenbel olarak sabahlar.” (Ebu Dâvud)

                Gece namaz kılarken uyku galebe çalsa sevabı yazılır ve uykusu sadaka hükmüne geçer

                Peygamberin (asm) eşi Âişe (ra) haber verdi ki: Resulullah (asm) şöyle buyurmuştur:
                “Geceleyin bir namazı olup da kendisine uyku galebe çalan hiç bir kimse yoktur ki, o kimseye o namazın ecri yazılmasın ve uykusu da kendisine sadaka olmasın.” (Ebu Dâvud)

                Teheccüt (gece) namazına kalkmanın faydaları:

                • Allah’a yaklaştırır. O’nun rahmetini celbe vesîle olur.
                • Günahlardan uzaklaştırır yani günah işletmez. Cenâb-ı Hakk “Namazın kötü ve çirkin işlerden koruyacağı” (Ankebut, 45); “İyi amellerin kötü amelleri gidereceği” (Hud, 114) vâd etmektedir.
                • Günahlara kefaret ve örtü olur.
                • Bedenden hastalıkları çıkarır, sıhhate vesile olur. (Kütüb-i Sitte)

                Sevgili kardesim Allahü teâlânın ve Resûlullahın bildirdikleri cümle beseri ilimlerin üstündedir bize bildirilene iman etmek düser..Kaldiki Teheccüd Namazı farz degil Nafile bir ibadettir..swelam ve dua ile….

                #782787
                Anonim

                  hak razı olsun kardeş

                  #782789
                  Anonim

                    Saygıdeğer Abdullah kardeşim, haklısınız fakat her şeyi zamanına göre değerlendirmek durumundayız. Hz Muhammed peygamberimizin zamanında bilim fazla ilerlememişti, o çağlarda; 1400 yıl öncelerinde bilim gelişmemişti fakat şimdi bilim oldukça gelişmiş durumdadır ve insanlarımız artık sırf sünnettir diye sakalda bırakmıyor; güzelce traş olup; temizlenmeyi öngörüyor. Devir değişmektedir. Tabii ki peygamberimizin her sözü birbirinden güzeldir fakat bilimi yol etmezsek başımıza felaketler gelebilir ve bu felaketleri biz teşvik ettiğimiz için günahkar oluruz. Allah hepimizi günahkar olmaktan korur inşallah.

                    Saygılarımla

                    #782790
                    Anonim

                      @MustafaCetin 227136 wrote:

                      Saygıdeğer Abdullah kardeşim, haklısınız fakat her şeyi zamanına göre değerlendirmek durumundayız. Hz Muhammed peygamberimizin zamanında bilim fazla ilerlememişti, o çağlarda; 1400 yıl öncelerinde bilim gelişmemişti fakat şimdi bilim oldukça gelişmiş durumdadır ve insanlarımız artık sırf sünnettir diye sakalda bırakmıyor; güzelce traş olup; temizlenmeyi öngörüyor. Devir değişmektedir. Tabii ki peygamberimizin her sözü birbirinden güzeldir fakat bilimi yol etmezsek başımıza felaketler gelebilir ve bu felaketleri biz teşvik ettiğimiz için günahkar oluruz. Allah hepimizi günahkar olmaktan korur inşallah.

                      Saygılarımla

                      Değerli kardeşim MustafaCetin;

                      İlime islamiyet kadar önem veren bir öğreti daha insanlar tarafından gelişmemiştir. Öyle ki kuran-ı azimüşşanın nüzülü ikra yani oku ayeti ile olmuş ve hadistede bu derece : “İnsanlar helak oldu. Alimler müstesna. Alimler helak oldu. İlmiyle amel edenler müstesna. İlmiyle amel edenler de helak oldu. İhlas sahipleri müstesna. Onlar da büyük bir tehlike içindedirler”. böyle geçmektedir. Bütün bunların yanı sıra islamiyette sıhhat ve sağlık ise ilim kadar ön plandadır, bakıyoruz ki daha sizin dediğiniz gibi o zamanlar bilim gelişmemesine rağmen daha yeni yeni tıpın ulaşabildiği sırlar o zamanlar inkişaf olmuş bilinmiş..

                      İslamiyet gerek ilme gerek ise sıhhate bütün kaynak ve kalemleriyle sizin bahsini ettiğiniz günümüz biliminden daha çok ehemmiyet verdiğini ve elzem zaruri gördüğünü bir çok kaynakta bulabilirsiniz. Aksini iddia edemeyecek derecede burhan ve deliller ispatlarıyla mevcuttur.

                      Burada değinmek istediğim asıl mevzu ise;

                      Ruh zaman ile mukayyed değildir, zaman ile mukayyed olan cesettir. Yani bugünün hayır ve bereketini ve geleceğin neler olacağını bedenimiz ancak yaşayarak öğrenir yani zamanın geçmesi ile ama ruhumuz ruhani olduğundan maddi olmadığından zaman kavramı onda yoktur. Cismin ruhaniyet kesbetmesi ile zaman kavramı cisim içinde olmayacaktır. İşte öyle de Kainatın Efendisi ve Allahın Habibi bir yarı cemil nasıl cismi ruhaniyet kesbetmesinde o zamandan bu zamanı görmesin hiç muhalmidir? Akıl ile nasıl bağdaşır ? İşte size o asırdayken gaybte verilen haberler.. Hem böyle makbul bir zat Kainata Efendi olmuş ve Yaratıcının habibi ve hatta Habibim sen olmasaydın kainatı yaratmazdım muhabbetine layık olmuş bir zatı nasıl olurda belli bir zaman ile mukkayyed edebilir ve nasıl olurda bir kac on seneyle yaşayan bir bedenden cesetten ibaret düşünebiliriz?

                      Madem aklımız dahi düşünemiyor öyleyse bilimin bugün bildiklerini ve bileceklerini, herşeyin evvelini ve ahirini bilen ve sonsuz ilme sahib el alim zatı zülcelal nasıl olurda kendi katında makbul bir zatı böyle sıhhatsiz ibadetlerde mi iştigal ettirmiştir yoksa hem beden hem ruh için herşeyin en güzelini ve en iyisini ona öğreterek mi iştigal ettirmiştir?

                      Gelelim bilimin söylediği sekiz saate ; bilim sürekli sekiz saatlik bir uykuyu önermiyor, bilakis günlük en az sekiz saatlik bir uykunun normal bir beden için uygunluğundan bahsetmektedir. Eğer devamlı en az sekiz saatlik bir uyku bir ömür boyu devam eder ise kireçlenmeden kaynaklanan envai çeşit rahatsızlıklar ilerleyen yaşlarda vuku bulacaktır. Bunun içinde sizin biliminiz resulu zişan a.s.v efendimizin asrı saadette yaşadığı yaşantıyı tavsiye ederek molalı uykuyu tavsiye etmektedir..

                      Bütün bu hakikatler ortadayken islamı hakkıyla yaşamak doğru yaşamak ve gerçek kaynaklardan öğrenerek yaşamak gerekir. Çünkü insanın maddi ve manevi bütün cihazatı için gerekli herşey islamiyette cami olmuştur..

                      #782791
                      Anonim

                        abi dogru dio dedem 85 yasında ve gece 3’te kalkar sabah namazına kadar ..sabah namazından gns dogna kadar yatmaz oglee doru biriki saat yatar herkezden saglıklı :)kocanenemde aynı bn bıraksan oglee kadar ytrm onlardan daa hastaım 😛

                        #782792
                        Anonim

                          @Garib 227142 wrote:

                          abi dogru dio dedem 85 yasında ve gece 3’te kalkar sabah namazına kadar ..sabah namazından gns dogna kadar yatmaz oglee doru biriki saat yatar herkezden saglıklı :)kocanenemde aynı bn bıraksan oglee kadar ytrm onlardan daa hastaım 😛

                          Yeri gelmişken eksik söylediğim bir hususu tamamlayayım;

                          Kaylule uykusu da sünnet olup bir nevi geceki ibadet ile gecen sürede kalan uykusuzluğa bedeldir denilebilinir..

                          #782793
                          Anonim

                            Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
                            Gecenin bir kısmında kalk, sana aid nafile olarak onunla (Kur’an’la) namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır.
                            (İSRA SURESİ / 79)
                            bide sunu diim gece ole cok oturursa tabi saglıksız olur:( yatsıdan sonra uyumaya gyret edilecek

                            #782794
                            Anonim

                              @MustafaCetin 227136 wrote:

                              Saygıdeğer Abdullah kardeşim, haklısınız fakat her şeyi zamanına göre değerlendirmek durumundayız. Hz Muhammed peygamberimizin zamanında bilim fazla ilerlememişti, o çağlarda; 1400 yıl öncelerinde bilim gelişmemişti fakat şimdi bilim oldukça gelişmiş durumdadır ve insanlarımız artık sırf sünnettir diye sakalda bırakmıyor; güzelce traş olup; temizlenmeyi öngörüyor. Devir değişmektedir. Tabii ki peygamberimizin her sözü birbirinden güzeldir fakat bilimi yol etmezsek başımıza felaketler gelebilir ve bu felaketleri biz teşvik ettiğimiz için günahkar oluruz. Allah hepimizi günahkar olmaktan korur inşallah.

                              Saygılarımla

                              Sevgili kardesim yukaridaki aciklamalari iyice okudun ve bu kanaate vardiysan benim söyleyecek baska bir sözüm yok..

                              Rabbimin bildirdigi ilelebed vardir ve degismez kiyamete kadarda var olacaktir ne zaman ne mekan ne ilim ne bilim hic bir ibadetin hükmünü degistiremez yani…( senin degisir dediklerin beseri ilimlerdir ) oysa yukarida fazileti anlatilan bir gece ibadetidir vakti bellidir..
                              Bize bildirilen bes vakit namaza hasa diye biliyormuyuz 1400 sene evvel bildirildi o zaman ilim yoktu simdi ilim var sekli semali zamani degisebilir demeye gelirki mazallah böyle düsünmek kisiyi dinden eder..dikkatli olalim insallah…

                              #782831
                              Anonim

                                maşallah kardeşime çok güzel bir paylaşım inş…
                                gece namazı,gece duası ve gece ibadetleri çok farklı ve çok feyizlidir,bu feyizleri alanlardan olmak duasıyla…

                              14 yazı görüntüleniyor - 1 ile 14 arası (toplam 14)
                              • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.