• Bu konu 9 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
11 yazı görüntüleniyor - 1 ile 11 arası (toplam 11)
  • Yazar
    Yazılar
  • #667034
    Anonim

      Kardeşler biraz araştırma yaparken bu yazı ile karşılaştım,

      Hz Eyyup (a.s.) vücudunda düşen kurtcukları yerden alıp tekrar yerine koyduğu gibi bilgiler, sonradan uydurulmuş yanlış bilgilerdir. yazıyor.

      komşum bana eyyub a.s sabrını yap dediğinde eyyub a.s kurtlarını yerden alıp yerine koyuyormuş dedi, hatta bi kardeşimde ders yaparken öyle demişti şimdi bende bu konuya çalışıyorum fakat risale- i nurda neden kurtlarını alıp yere koymuyor diye içimden geçirdim şimdi komşuma bu durumu anlatayımmı yani bunlar sonradanmı uydurulmuş?

      yazıda birde diyor ki Risalede geçen kurt ifadesi, çeşitli hastalıkların kaynağı olan mikroplardır. ama neden kurt demiş üstadımız kurt değilde mikropmu?
      inanın kafam çok karıştı benim:(
      “Hz.Eyyub (a.sHz Eyyup (a.s.) vücudunda düşen kurtcukları yerden alıp tekrar yerine koyduğu gibi bilgiler, sonradan uydurulmuş yanlış bilgilerdir.
      )’e kurtlar musallat oldu,..” Peygamberlere tiksindirici hastalık bulaşmazmış. Sahih Hadisi şeriflerde bu konu hakkında Efendimiz (sav) ne buyurmuş?

      Yazar: Sorularla Risale, 22-6-2010

      İkinci Lema’ da geçen ilgili ifadeleri orijinal şekliyle buraya alıp değerlendirmeler yapmaya çalışalım.

      “Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın meşhur kıssasının hülâsası şudur ki: Pek çok yara, bere içinde epey müddet kaldığı halde, o hastalığın azîm mükâfâtını düşünerek, kemâl-i sabırla tahammül edip kalmış. Sonra, yaralarından tevellüt eden kurtlar kalbine ve diline iliştiği zaman, zikir ve marifet-i İlâhiyenin mahalleri olan kalb ve lisanına iliştikleri için, o vazife-i ubudiyete halel gelir düşüncesiyle, kendi istirahati için değil, belki ubudiyet-i İlâhiye için demiş: “Yâ Rab, zarar bana dokundu. Lisanen zikrime ve kalben ubudiyetime halel veriyor.”

      Yukarıdaki pasajda söz konusu olan cümle; “yaralarından tevellüt eden kurtlar kalbine ve diline iliştiği zaman” ifadeleridir.

      Burada geçen kurt tabirini, bizim bildiğimiz kurtcukların, vücudunun zahirinde bulundukları şeklinde anlasak, elbette ki doğru değildir. Bir kısım israiliyat rivayetlerinde ifade edildiği gibi; Hz Eyyup (a.s.) vücudunda düşen kurtcukları yerden alıp tekrar yerine koyduğu gibi bilgiler, sonradan uydurulmuş yanlış bilgilerdir.

      Risalede geçen kurt ifadesi, çeşitli hastalıkların kaynağı olan mikroplardır. Bu mikroplar ise dışarıya aksetmedikleri için herhangi bir tiksindiriciliğe sebep olmamaktadır. Kanser veya daha başka nice hastalıklara yakalanmış insanlar vardır ki, dış görünüşlerinde herhangi bir belirti görünmemektedir. İnsanlarla birlikte yaşamalarına engel teşkil etmemektedir.

      Tıpkı hadis- ı şerifte geçen acbuzzeneb ifadesi gibi. İnsanın yeniden dirilişini ifade eden Peygamberimiz (s.a.s.) “insan kuyruk sokumu üzerine yeniden dirilecektedir” demektedir.

      Kuyruk sokumunu ifade edeken de; yanmayan, dağılmayan, çürümeyen tespitini yapmaktadır. Hâlbuki vücudumuzun her bir parçası, nihayetinde çürüyüp dağılmaktadır. Öyle ise bu acbuzzenep ifadesini duğrudan doğruya bir kemik parçası olarak algılarsak yanlış algılamış oluruz. İlmin gelişmesiyle birlikte mesele tavazuh etti. Parçalanmayan, herşey rağmen yok olmayan bu şeyin; DNA şifreleri olan genetik programlar olduğu anlaşılmıştır.

      #783771
      Anonim

        BENDE BİYERDE o kurdun rızkı orada olduğu için geri koymuş diye ifadeler duymuştum kaynak hatırlamıyorum.hatta şöyle bir yazıda var.Sinek lârvalarının yara tedavisindeki faydaları, Napolyon’un ordusunda başhekim olarak çalışan Dr. Baron Larrey ile Amerikan iç savaşında görevli Dr. Joseph Jones tarafından keşfedilmiştir. Bu hekimler, savaş alanında yaralı askerlerle ilgilenirken, yaraların üzerinde bulunan sinek lârvalarının garip bir şekilde yalnızca ölü dokuları yediklerini müşahede etmiş; yaraları kurtlanmış askerlerin, yaralarında kurt olmayanlardan daha sağlıklı olduğunu ve diğerlerine nispetle bu askerlerin hayatta kalma ihtimallerinin arttığını gördüklerinde, büyük bir hayrete kapılmış ve sinek lârvalarının bunda rol alabileceğini düşünmüşlerdir…….hz. eyyübün kıssası ile alakasını bilemiyorum belki bu tarz bi kurtcuklardı.

        #783775
        Anonim

          neyse artık bende kafamı karıştırmıyıyım bende kurtları alıp yerine koyduğunu biliyorum öyle duymuştum da.

          #783778
          Anonim

            Kardeş elbetteki araştırıp aslını öğrenmek ehemmiyetli, lakin bu bilginin bizim için pek birşey değiştereceğini sanmıyorum
            siz komşularınıza ders yaparken ya da kendiniz okurken Risale-i Nur’a bağlı kalıp
            hakkında kesin bilgiye sahip olmadığınız konuları da “doğrusunu Allah cc bilir” şeklinde cevaplandırıp geçebilirsiniz
            kaldı ki bahiste anlatılmak istenen ve altı çizilmesi gereken çok daha önemli yerler vardır
            bu konuda Eyyup As’ın sabrından bahsedilirken O’nun (as) maddi hastalıklarının yanı sıra bizim manevi yaralarımızın bulunmasından
            O’nun (as) hastalığı dünyasını etkilerken bizim manevi hastalıklarımızın ahiretimizi mahvetmesinden tutunda
            insanı en küçük bir günahın bile küfre götürebileceğine dair çok ehemmiyetli mevzular yer alır yanlış hatırlamıyorsam
            rivayetlerin aslınıda elbette Allah cc bilir
            Allah cc ilminizi arttırsın, doğru yoldan ayırmasın inşaAllah

            #783781
            Anonim

              Yapıcağımız derslerde dersin ana konusundan dışarıya fazla sarkmamak lazım. Sonra dersin konusu kurtlarmıyddı yoksa Eyyub as mıydı ya da sabırmıy dı bu konuda bile net bişey vermiş olamazsınız anlattığınız kişilere. İkinci Lema akna kardeşinde yazmış olduğu gibi, Hz Eyyubun maddi hastalıklarına mukabil, bizlerin manevi hastalıklarıdır. Maddi veya manevi musibetler karşısında nasıl davranmamız gerektiğini bize ders veriyor. Manevi hastalıklarımızın o Zatın as maddi hastalıklarından çok daha ehemmiyetli olduğuna dikkat çekiyor. Zira maddi bir hastalık insanın sadece bir ömrüne zarar verebilir. Yaşadığı kadar çeker tabiri caizse. Manevi hastalıklar; yani dine gelen musibetler, günahlar vs. tevbe ile Allaha iltica edip affı istenilmezse hem bu dünyayı hem de ahireti kaybettirir, Allah muhafaza. Örnekleri bu şekilde vermek lazım.

              Maddi ve manevi hastalıkların ehemmiyeti nedir ?
              Musibetlere karşı tavrımız ne olmalı ?
              Musibetin duaya vesile oluşu…
              Küçük zannedilen günahların tevbe edilmezse insanı küfre kadar götürmesi…

              Cenâb-ı Hak buyuruyor:

              “Hayır, doğrusu onların işleyip kazandıkları (kötü) ameller sebebiyle, kalplerinin üzeri pas tutmuştur.” (Mutaffifîn, 14)

              Rasûlullah (sav) buyurdular:

              “Kul bir günah işlediği zaman kalbine siyah bir nokta vurulur. Şâyet o günâhı terk edip istiğfâra sarılarak tevbeye yönelirse, kalbi cilâlanır. Böyle yapmaz da tekrar günahlara dönerse, siyah noktalar artırılır ve neticede bütün kalbini kaplar.” (Tirmizî, Tefsîr, 83/3334)

              Sabırda ısrar etmenin önemi vs…. İkinci Lemada bu konular işlenebilir. Gözümüzden kaçanları siz biraz daha genişçe ele alailirsiniz. Selam ve dua ile.

              #783866
              Anonim

                Akna kardeşim bu akşam dersimiz çok güzel oldu elhamdülillah, senin yazdığın özet yer varya o kısım birinci nüktede de mevcut ben senin yazdıklarını not aldım konuya başlamadan konunun içeriğini özetleyip derse öyle başladık,.ALLAH CC.senden razı olsun kardeşim.

                ukba kardeşin eklemiş olduğu açıklamalı dersede çalışıp o açıklamaların birçoğundan örnekler verdim.

                Lemaat kardeş ben okurken komşum ara ara eyyub a.s’ın hayatı ile ilgili şeyler söyledi hatta kurtları alıp yerine koyuyormuş dedi, bende yukarda eklemiş olduğum yazı ile ilgili birşey demedim, ardından konuyu dağıtmamak şartı ile konuya hemen döndüm, ders bittikten sonrada sen şimdi hepsini okudunmu dedi evet dedim beşinci nükteye kadar okudum,sadece hatime kısmını okumadım, aynı komşum yine; benim yakınım okumuştu çok kalın bir kitaptı dedi,bende o kişi sana eyyub as. hayatını okumuştur dedim. komşumun biride eyyub as. sabrı anlatılırken burada başka dersler verilmiş diyince sonunda yine akna kardeşimin dedikleri ile özetledik,, derse yeni katılan bir ablamda oldu bu abla komşumun arkadaşı oluyor inş 15 günde bir gelecek, benle beraber 5 kişi idik ders okutturulurken ve anlattırılırken çok feyiz aldım. yeni gelen ablamız içinde 5 haftadır okuduğumuz dersleri özetledim, hemde bilgilerimizi tazelemiş olduk.

                elhamdülillah..

                #783868
                Anonim

                  maşaAllah kardeş, çok sevindim
                  okudukça feyziniz artar inşaAllah
                  hatta siz nurlara sarıldıkça onlarında sizi kuşattığını göreceksiniz biiznillah
                  Rabbim cc nurlardan ayırmasın, şevkinizi arttırsın, muvaffak eylesin inşaAllah

                  #735813
                  Anonim

                    @akna 230003 wrote:

                    maşaAllah kardeş, çok sevindim
                    okudukça feyziniz artar inşaAllah
                    hatta siz nurlara sarıldıkça onlarında sizi kuşattığını göreceksiniz biiznillah
                    Rabbim cc nurlardan ayırmasın, şevkinizi arttırsın, muvaffak eylesin inşaAllah

                    Amin ecmain kardeşim risale-i nurlar bana ilaç gibi geliyor. Risale-i Nur’lar benim hazinem, inş rabbim kıymetini bilen kullarından eyler bizleri.
                    Dün yeni gelen ablayı bir görseydin o kadar huşu ile dinledi ki anlatamam onun o feyzine hayran kaldım, cemaat ihlaslı feyizli olunca dersde çok güzel oluyor. Pazartesi günüde eyyub a.s köyde okuyacağız inş.geçen hafta pazartesi cemaate sordum duayımı eyyub as. sabrınımı bismillahımı okuyalım dedim eyyub as. sabrını dediler.
                    Komşularımda 15 gün sonra bismillahı istediler.

                    Komşularıma dedim ki siz geldiniz siz kazandınız. Allah’ın anıldığı yere meleklerde iştirak ediyor,biz görmüyoruz ama meleklerde iştirak ediyor inş dedim. Dersin sonunda onların derse iştirak etmesi için elimden geleni ALLAH’ın izni ile yapıyorum. Bu dersi bana yaptıran okutturan cenab-ı hak cenab-ı hak yaptırıyor herşeyi. RABBİM’e hamdü senalar olsun ki beni gaflet uykusundan uyandırdı. Manevi kardeşimin vesilesi ile bu konuma geldim onun hakkını ödeyemem ben.

                    akna kardeş ve bu forumda bana yardımcı olan herkese teşekkür ediyorum.ALLAH CC.razı olsun. Sizlerden de çok şey aldım Zuhr kardeş ihlas dersinde bana çok yardımcı oldu, sorduğum soruya o kadar güzel örnek kullanmıştı ki ANLATAMAM. Artık o örnek benimde dilimde:)

                    HEPİNİZ HAKKINIZI HELAL EDİN İNŞ.

                    #709766
                    Anonim

                      estağfirullah mübarek kardeşim
                      vesilenle bende öğreniyorum
                      Allah cc senden razı olsun, bu şevkini daim kılsın inşaAllah

                      Nurlar bana ilaç gibi geliyor demişsin ya
                      müsaadenle çok önceden dinlediğim
                      ve beni çok etkileyen bir olayı aklımda kaldığınca paylaşmak isterim:

                      Doğu illerinin birinde yaşayan bir amca varmış
                      eşi ölünce oğlunu tek başına yetiştirmek durumunda kalmış
                      kendisi her ne kadar imanlı, Allah cc korkusu olan bir insansa da
                      oğlu inançsızmış
                      babası her seferinde anlatsada bir türlü inanmıyor iman etmiyormş
                      bu devirde böyle şeyler olurmu diyormuş
                      neyse oğlan asker olmuş tayini İzmir’e çıkmış
                      kendisi gibi ehli dünya birini bulup evlenmiş
                      babası onca yolu gitmiş, oğlunu ziyaret etmeye
                      oğlu görünce çok sevinmiş buyur etmiş ama içeri girmemiş
                      “Ben Allah’a inanmayan bir insanın evine girip ekmeğini yiyip, suyunu içemem
                      ama nihayetinde evladımsın, bir sarılayım, hasret gidereyim dönücem” demiş
                      aradan yıllar geçmiş
                      amca yılda bir sefer gidiyor kapıda 10 dakika hasret giderip geri dönüyormuş

                      bir gün bu asker zatın başına bir iş gelmiş ve tevafuk bu ya
                      Allah cc hizmetten bir ağabey ile tanışmasını nasip etmiş
                      bundan sonra arasıra görüşmeye başlamışlar
                      ağabey her buluştuklarında Risale-i Nur okuyormuş ona
                      bikaç dinlemiş etmiş sonra demişki
                      “Yahu sen bana sürekli bunları okuyorsun ama ben hiçbişey anlamıyorum
                      hatta görüyorsun sen okumaya başlayınca ben uyumaya başlıyorum dinleyemiyorum bile
                      niye ısrarla okumaya devam ediyorsun?”

                      ağabey demişki “Sana bişey sorucam ama düşün öyle cevap ver bana”
                      “Çok hasta bir insan düşün, öyle bir hastalığı varki ne şu ana kadar gittiği doktorlar derman olabilmiş
                      ne kullandığı ilaçlar, ağrıdan sızıdan kıvranan bu hasta, hastalığını iyi edebilecek ir ilaç bulduğunda ilk ne yapar?” diye sormuş
                      asker düşünmüş “Herhalde rahatlar uyur” demiş
                      “İşte sen manen öyle bir hastasın ki, Risale-i Nur’lar senin ilacın, sen bu nedenle uyuyorsun, ama ruhun hissesini alıyor elhamdülillah”
                      asker şaşırmış düşünmüş taşınmış ama itiraz da edememiş
                      bundan sonra her buluştuklarında daha dikkatli dinlemeye, feyz almaya başlamış
                      bir süre sonrada teslimiyet göstermiş, Rabbim cc hidayet nasip etmiş elhamdülillah

                      sonra eşini almış karşısına “Hanım sana bişey anlatıcam, durum böyle böyle
                      ben geçte olsa bundan sonra Allah’ın rızası doğrultusunda yaşamaya çalışıcam
                      sende böyle yaparım helale harama dikkat ederim diyorsan amenna, ama yok ben istemiyorum diyorsan güzelce ayrılalım” demiş
                      eşi “Ben uzun zaman önce tanışmıştım Nur’larla, hatta namazlarımı bile gizli kılıyordum ama senden korkuma söyleyemiyordum” demiş
                      çok sevinmiş asker

                      kısa bir zaman sonra
                      bir gün kapı çalmış
                      yaşlı bir amca karşısında tesettürlü gördüğü hanıma
                      “Kusura bakma kızım yanlış geldim herhalde” demiş ve dönmüş
                      gelini “Baba dur, doğru geldin, buyur içeri gir anlatayım sana” demiş
                      durumu öğrenen adam çok mutlu olmuş, oğluyla sarılmışlar, ağlamışlar..
                      Dualarını kabul eden Rabbi’ne şükretmiş

                      hakkınızı helal edin uzun oldu biraz ama
                      her hatırlayışımda etkilenirim
                      sizlerlede paylaşmak istedim

                      #709679
                      Anonim

                        Amin ecmain.

                        Akna kardeşim ne kadar güzel değilmi o babanın sevinci oğluna sarılıp ağlaması ne kadar güzel bir duygudur. Rabbim herkese bu duyguyu yaşatsın.İnsanlar nurlara bir sarılsın nurlar herkese tiryak olacak tiryak.

                        inş herkes çevremdekiler ve komşularımın genç oğullarıda nurlarla tanışır ve nurlara sarılırlar.
                        Bana bu kıssayı anlattığın için teşekkür ederim. bende yeri geldimi bu kıssayı anlatacağım inş.
                        senin vesilen ile çok şey öğreniyorum ALLAH CC.razı olsun,

                        mübarek kardeşim iyki paylaştın çok güzel çok etkillendim.

                        #705316
                        Anonim

                          amin kardeşim ecmain inşaAllah
                          Rabbim cc hizmete layık, hizmette daim eylesin inşaAllah

                        11 yazı görüntüleniyor - 1 ile 11 arası (toplam 11)
                        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.