• Bu konu 3 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Yazar
    Yazılar
  • #669016
    Anonim

      Mevlid: Doğum zamanı, doğulan yer ve zaman demektir.

      Peygamber Efendimiz’in (asm) doğduğu geceye “Mevlid Gecesi” denir. Bu gece Rebiülevvel ayının on ikinci gecesidir.

      Dünyanın her tarafındaki Müslümanlar, her sene bu geceyi, “Mevlid Kandili” olarak kutlamaktadırlar. Peygamber Efendimiz’in (asm) doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır.

      Mevlid gecesi sevinen sevap kazanır

      Resulullah dünyaya gelince, amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe, (Kardeşin Abdullah’ın oğlu oldu) diyerek kendisine müjde getirince, sevinmişti. (Ona süt vermek şartı ile, seni azat ettim) demişti. Bunun için, Ebu Leheb’in, her mevlid gecesinde, azabı biraz hafiflemektedir. Mevlid gecesi sevinen, o geceye kıymet veren müminlerin pek çok sevap kazanacağı buradan da anlaşılmaktadır.

      Hafız Muhammed bin Cezeri Şafii (ra) diyor ki:

      “Ebu Leheb rüyada görülüp, ne halde olduğu sorulduğunda, çok azap çekiyorum. Ancak, her yıl, Rebiülevvel ayının 12. geceleri, azabım hafifliyor. Resulullah dünyaya gelince, müjde veren cariyemi sevincimden azat etmiştim. Bunun için, bu gecelerde azabım hafifliyor.” dedi.
      Ebu Leheb gibi azgın bir kafirin azabı hafifleyince, O yüce Peygamberin (asm) ümmetinden olan bir mümin, O’nun (asm) doğduğu gece sevinir, malını uygun yerlere dağıtır, ziyafet verir, böylece, Peygamberi’ne (asm) olan sevgisini gösterirse, Allah-ü Teala onu cennetine sokar. (M. Nasihat)

      Mevlid gecesine hürmet göstermek kurtuluş vesilesidir

      Bu gecede O (asm) doğduğu için sevinenlerin, O’na (asm) tazim gösterenlerin affedileceği bildirilmiştir.

      İmam Celalüddîn Abdürrahman bin Abdi’l-Melik Kettânî diyor ki:

      “Mevlid günü ve gecesi, mübecceldir, mukaddestir, mükerremdir. Şerefi, kıymeti çoktur. Resulullah’ın (asm) varlığı, ona tâbi olanlar için, kurtuluş vesilesidir. Onun mevlidi için sevinmek, Cehennem azabının azalmasına sebep olur. Bu geceye hürmet etmek, sevinmek, bütün senenin bereketli olmasına sebep olur. Mevlid gününün fazileti, Cuma günü gibidir. Cuma günü, Cehennem azabının durdurulduğu, hadis-i şerifte bildirilmiştir. Bunun gibi, mevlid gününde de azap yapılmaz. Mevlid geceleri sevindiğini göstermeli, çok sadaka, hediye vermeli, davet olunan (uygun) ziyafetlere gitmelidir.

      Kaynak: http://www.sorusorcevapbul.com

      #785910
      Anonim

        Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke Ya Resulallah
        Sana binlerce salat ü selam olsun Ey Allah’ın Resulü

        Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamün aleyke Ya Habiballah
        Binlerce salat ü selam Sana ey Allah’ın Sevgilisi

        Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke ya Emine vahyillah
        Sana binlerce salat ü selam olsun ey Allah’ın vahyinin emin temsilcisi

        #785911
        Anonim

          @NİSANUR 237536 wrote:

          Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke Ya Resulallah
          Sana binlerce salat ü selam olsun Ey Allah’ın Resulü

          Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamün aleyke Ya Habiballah
          Binlerce salat ü selam Sana ey Allah’ın Sevgilisi

          Elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke ya Emine vahyillah
          Sana binlerce salat ü selam olsun ey Allah’ın vahyinin emin temsilcisi

          Sana binlerce salat ü selam olsun ey Allah’ın vahyinin emin temsilcisi

          amin amin amin

          #785915
          Anonim

            Yerdeki kumlar gökteki yıldızlar adedince salat ve selam olsun sana ey FAHRİ KAİNAT EFENDİMİZ (sav)

            doğduğu gün…Cenab-ı Hak tarafından’’Sen olmasaydın kainatı yaratmazdım’’ diye hitap edilen,sebeb-i hilkati alem olan habibin veladeti

            Ve o geceden İslamiyet ışığı şarkı garbı ışıklandırmıştı. İslamiyet güneşi o geceden ışığını vermişti. Kutlu valide meleklerin elinde süt içmişti. Ne büyük bir saadet. Sebebi hilkat-i âlemin validesi olmak. Doğumuna sebep olmak…
            Ama rabbi kendisi terbiye etmek istiyordu. Evet, onun terbiyecisi Rabbi olmalıydı. Daha çocukken acılarla yoğrulmalı. Çilelerle istidatlarını inkişaf ettirmeliydi.Kemale erdiği zaman nübüvvet görevini almıştı artık.Asıl mücadele,asıl çile işte o zaman başladı.Ve hayatında tek taviz vermeyerek,davasını vahşi bir kavime korkusuzca yaydı.İnsanlığın beşte birine ve yer yüzünün yarısına hakim olan İslam dininin temelini sarsılmaz bir şekilde attı…[FONT=comic sans ms,sans-serif]Allahım,[/FONT]
            [FONT=comic sans ms,sans-serif]Risâlet semâsının güneşi, nübüvvet burcunun ayı olan yüce Peygambere (a.s.m.), onun hidâyet yıldızları olan Al ve Ashâbına salât ve selâm eyle. Bize, erkek ve kadın mü’minlere merhamet et.[/FONT]
            [FONT=comic sans ms,sans-serif]Amin, âmin, âmin.[/FONT]

            #785917
            Anonim

              EÛZÜ BİLLAHİ MİNEŞ-ŞEYTANİR-RACÎM, BİSMİLLAHİRRAHMANİRRRAHİM

              Ya ilahel alemin
              İlk yarattığın nur efendimizin nuruydu.
              Sen onu var etmeden evvel gündüzün geceden,
              baharın da kıştan farkı yoktu.
              İyilikler, kötülüklerle iç içe;
              akıl nefse yenik,
              ruh da bedenin esiri idi.
              O güzeller güzeli
              Varlığın sırrını keşfedip akla yüksek hedefler gösterdi
              düşünceye kapılar açıp
              insanın ebedlere namzet olduğunu âlemşümul bir dille haykırdı.
              Böyle bir elçiyi insanlığa bahşetmenden
              Ve sayısız nice nimetlerinden ötürü
              sana sonsuz hamd ü senalar olsun ya rabbi!

              Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük Allâh’ım!
              Mahlûkatın adedince,
              Zatının rızası,
              Arşının ağırlığı ve kelimelerinin toplamınca
              Efendimiz Hz. Muhammed (sas) ve O;nun ehli ve ashabı üzerine salât ü selam la bir kere daha yâdederek huzûr-u İlahi’de el açıp yakarıyoruz

              Ey her şeye hayat bahşeden Allahım
              bütün insanlık, hatta bütün bir varlık âleminin bayramı sayılan
              mübarek günleri vardır.
              bir gün daha vardır ki,
              o da Allah Rasûlünün dünyayı teşrif buyurarak
              tenezzülen aramıza girip bizi şereflendirdiği kutlu zamandır.
              Bizler şimdi o anı yaşıyoruz.
              Rahmet-i Rahmanın galeyana geldiğine inandığımız
              bu kutlu zaman diliminde,
              Mevlid Kandilinin bizim için hakiki bayram olması ümidiyle,
              ümmet-i Muhammedin hal-i pürmelali açısından
              bayram hediyesine en muhtaç birer yetim olduğumuz mülahazasıyla, Şefkat Peygamberinin ruhaniyetine sığınarak,
              sen den yeniden bir kere daha diriliş istiyoruz ya rabbi

              Ey her şeye gücü yeten Allahım
              Efendimizi düşünmekle
              hayatın hiç kimseye nasip olmayan tadını
              ve varlığın bitmeyen zevkli maceralarını duyarız.
              Duyarız imanın yenilmez gücünü,
              Duyarız Müslümanlığın kahramanlık olduğunu,
              Duyarız doğruluğun paha biçilmez kıymetler ihtiva ettiğini,
              Duyarız iffet ve ismetin, meleklerinkine denk insan tabiatının bir buudu haline geldiğini.
              Nolur bu ve benzeri nice güzellikleri daha derince ve engince
              Bütün insanların ruhlarına duyur ya Rabbi!

              Ya Rabbel alemin
              Onun terbiyesi, onun üslûbu ve onun sistemiyle yetişmiş olan nesillerin
              imanları izân ufkuna erişiyor,
              muhabbetleri çağlayanlara dönüşüyor.
              efendimizi bu ölçüde duyup sevmeleri münasebetiyle
              her an daha da şahlanıyor
              ve o kutlunun arkasında bulunma sevinciyle adeta yeni bir asr-ı saadet yaşanıyor.
              Sen dünyamıza yeniden bir huzur çağı
              ve gül devri yaşat ya Rabbi!

              Ey yüceler yücesi Allahım
              Yüzümüz yok, hicap içindeyiz;
              Efendimizin senin katındaki nazının geçerliliğine de ümitlerimiz tam.
              Keşke ne seviyede olursa olsun
              efendimizden hiç uzaklaşmasaydık;
              ondan gelen ışıklardan
              ve ruhlarımıza boşalan mânâlardan
              hiç mahrum kalmasaydık..
              ve onu o inandırıcı çehresiyle
              içlerimizde hep taptaze ve dipdiri duyabilseydik!..
              sen bizleri kendi uzaklıklarını aşabilen
              hak ve hakikatleri de bütün derinlikleriyle duyabilenlerden eyle ya rabbi!

              ya ilahel alemin
              O güzeller güzeli Sevgiliyi, bir kere daha misafirimiz eyle..
              tahtını sinelerimize kur
              gönüllerimizdeki karanlıkları kov,
              bütün benliğimize ruhunun ilhamlarını duyur
              ve bize yeniden diriliş yollarını göster ya rabbi

              İnananları karanlıklardan aydınlığa çıkaran Allahım
              her gün biraz daha azgınlaşan şu zulmetleri o kutlunun ışığıyla dağıtıver
              herkesi inleten zulüm ve adaletsizlik ateşini söndürüver.
              her şekliyle kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş şu zavallı ruhların boyunlarındaki zincirleri çözüver
              sevgiye, merhamete, şefkate hasret giden sinelerimizi muhabbetle, hoşgörüyle coşturuver
              ruhlarımızı aklın aydınlığı, gönüllerimizi de mantık ve muhakeme enginliğiyle buluşturuver
              ve bizi kendi içimizdeki hicran ve hasretlerimizden kurtarıver ya Rabbi!

              Ey merhameti bol olan Allahım!
              şefkati, adaletini aşkın gönüller sultanını unuttuğumuzun
              ve saygısızlıkta bulunduğumuzun farkındayız.
              Biliyoruz ki o rahmet nebisi
              incinse de küsmedi
              Vefasızlık görsede alakayı kesmedi
              Başını yaranlar, dişini kıranlar karşısında bile ellerini açıp dua dua yalvardı. Katiyen lanette bulunmadı. Lanet ve bedduaya âmin de demedi.
              Sinesini, Ebû Cehil’leri bile ümitlendirecek ölçüde açabildiği kadar açtı
              ve her sözünü, her davranışını senin rahmetinin enginliğine bağladı.
              Sen bizleri onun o engin merhametinden istifade eden
              ve şefaatine de nâil olanlardan eyle ey Rabbi!

              Ey ihsanları sonsuz olan Allahım
              düşe-kalka olsa da hep Efendimizin izinde yürüme gayretindeyiz.
              Nolur bizi bir kere daha sevindir.
              Sevindir ki; bağının taptaze fidanlarıyla
              adını âleme tam duyuracak demdeyiz.
              Bu dünya ışığa hasret gidiyor.
              Bizler o kırık azimlerimiz ve o çatlamış ümitlerimizle,
              yolların hakkını veremesek de hep yollardayız.
              Sadece hislerimizle de olsa, aradığımız hep senin habibin;
              Nolur gönüllerimiz bir kere daha onunla dolsun,
              ufuklarımızı saran şu upuzun geceler yerlerini gündüzlere bıraksın
              ve viladeti bizim hakiki bayramımız olsun..

              Ey yapılan dualara cevap veren Allâhım
              Sana itaat edilir Sen karşılığını veririsin;
              Sana isyan edilir, sen bağışlar ve affedersin,
              Darda kalanlara icabet edersin,
              Zararı sıkıntıyı ortadan kaldırırsın
              Hastalara şifa, dertlilere deva verirsin
              Günahları bağışlar, tövbeleri kabul edersin
              Sen bizlerin dualarını kabul buyur ya Rabbi!

              Allâhım
              acizlikten, üzüntüden, tasadan, kederden,
              Korkaklıktan, kabir azâbından, cehennem ateşinden sana sığınırız.
              Bizleri kötülükten ve kötülerin şerrinden emin eyle ya Rabbi!

              Ey Yüceler Yücesi!
              bize karşı düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların kalblerini yumuşatmak murad ediyorsan,
              bize ve gönüllüler hareketine karşı onların kalblerini yumuşat
              ve sinelerini daimî bir sevgiyle doldur! Ya Rabbi!
              Ey kalbleri evirip çeviren Sultanlar Sultanı!
              Bizim kalblerimizi de, onların kalblerini de sevdiğin ve hoşnut olduğun güzelliklere çevir! Ya Rabbi!

              Allahım
              Sen bizlere bizi aşan istidat ve kabiliyetler ver
              ve lutfedeceğin bu kabiliyetleri
              senin rızan yolunda kullanmayı
              bizlere nasip eyle ya Rabbi!

              Allahım
              Sen bizlere peygamberleri donattığın sıfatları lutfet lakin biz lutfedeceğin bu sıfatları tefahur
              vesilesi yapmayalım ve hep kendimizi sıfır görelim ya Rabbi!

              Allahım
              Cümlemize vicdan genişliği lutfet
              Kalplerimize inşirah bahşet
              Bizleri kollektif şuura sahip kullarından kıl
              Ve bizleri müttakilere rehber eyle ya Rabbi!

              Ey yüceler yücesi olan Allahım
              Biz ümmeti Muhammedin dağınıklığını gider
              Bize ve ülkemize birlik ve dirlik ver
              Bütün dünyaya da huzur ve barış nasibeyle..
              Kalplerimizi birbirene ısındır ve
              Bizleri birbirimize sevdir
              Dünyanın dört bir tarafında hizmet eden kardeşlerimizi
              Bizlerle beraber ihlas-ı etemme muvaffak kıl ya Rabbi!

              Allâh’ım!
              Efendimiz Hz. Muhammed (sav)in Sen’den istediği
              her türlü hayrı Sen’den istiyor,
              yine Peygamber Efendimizin sana sığındığı
              her türlü şerden de
              sana sığınıyoruz.

              Yâ Erhamerrâhimîn ve Yâ Ekremelekremîn!
              Bizim, anne-baba ve ecdadımızın
              Bize rehberlik ve kılavuzluk yapan büyüklerimizin,
              Bir harf bile olsa kendilerinden istifade ettiğimiz hocalarımızın,
              Sevdiklerimizin, sevenlerimizin,
              Içinde neşet ettiğimiz beldedeki insanların,
              Milletimiz fertlerinin,
              Kadın-erkek inanan bütün arkadaşlarımızın,
              Dostlarımızın, kardeşlerimizin..
              Bize karşı hep civanmertçe davrananların..
              Hayır dualarında unutmayıp
              Her zaman bizi de yâd edenlerin..
              Üzerimizde hakkı bulunan kimselerin..
              Kıymetli nasihatleriyle
              Bize bekâ desenli sâlihatın yollarını gösterenlerin…
              Ve bütün ümmet-i Muhammedin
              Günahlarını bağışla! Ya Rabbi!

              Allahım!
              Duamızın sonunda Sana olan minnet ve şükran hislerimizi
              Bir kere daha tekrarlıyor,
              Resûl-ü zîşânı, âlini, ashabını
              Bir kez daha salavâtlarla anıyor
              Ve dualarımızı kabul buyurmanı istirham ediyoruz.
              Ne olur, bizlerin dualarına icabet buyur ya Rabbi!

              amin ve selamün alel murselin
              vel hamdü lillahi Rabbil-alemin

            5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.