- Bu konu 4 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
13 Şubat 2011: 21:08 #669020
Anonim
Her ölüm haberini alan insanın ağzından çıkan sözlerdir;’’Dünya boştur’’,Değmiyor işte’’,’’aniden oldu’’,’daha çok gençti’’…Ve bu sözleri söyleyen her insan kendi ölümünü de düşünür. Ama maalesef, nisyandan alınan insan olarak çabucak unuturuz bu sözlerimizi… Ölümü evvela kendimizde düşünmek lazım
Ölümden kaçış yoksa, ve kabir kapısı kapanmıyorsa,ve her an çağrılabiliyorsak,kaçış yoksa ölümden…Ölüm düşüncesinden de kaçış olmamalı…Hatta ‘’lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çokca zikrediniz’’diyorsa en sevgili,ve en sevgili olan sebeb-i hilkati âlem dahi ‘’her nefis ölümü tadacaktır’’ayetince tadıyorsa ölümü kendimize neden yakıştırmayız ölümü
Ölümü düşünmek ihlâsı kazandırır ve ihlâs rızayı ilahiyi. Rızayı ilahi ise, vaad edilenleri… En mühim davayı kazanmak ölümü düşünüp, ihlâsı kazanmakla elde ediliyorsa ölümü düşünmemek neden… Ölüm çirkin mi? Yok oluş mu? Bitiş mi ki
BAKIN ÜSTAD HZ’LERİ NE SÖYLEMİŞLER BU HUSUSTA ;
…mevt, vazife-i hayattan bir terhistir, bir paydostur, bir tebdil-i mekândır, bir tahvil-i vücuttur, hayat-ı bâkiyeye bir davettir, bir mebdedir, bir hayat-ı bâkiyenin mukaddimesidir’’(mektubat)
Evet kıymetli müslümanlar üstad hz’lerinin bu güzel ifadesinde anlatılmak istenen mesaj ne dir sizce;
ve sizin için ÖLÜM neyi ifade eder?13 Şubat 2011: 21:13 #785918Anonim
‘Ölüm’ dahi bir hayattır, Hayatın beşinci tabakasıdır.
Beşinci tabaka-i hayat: Ehl-i kuburun hayat-ı ruhanîleridir. Evet, mevt, tebdil-i mekândır, ıtlak-ı ruhtur, vazifeden terhistir; idam ve adem ve fenâ değildir. Hadsiz vakıatla ervâh-ı evliyanın temessülleri ve ehl-i keşfe tezahürleri ve sair ehl-i kuburun yakazaten ve menâmen bizlerle münasebetleri ve vakıa mutabık olarak bizlere ihbaratları gibi çok delâil, o tabaka-i hayatı tenvir ve ispat eder. Zaten beka-i ruha dair Yirmi Dokuzuncu Söz, bu tabaka-i hayatı delâil-i katiye ile ispat etmiştir.
Mektubat, S.1313 Şubat 2011: 22:16 #785919Anonim
ölüm den kaçış yoksa ;düşünmekten neden kaçınır ve korkarız ki
14 Şubat 2011: 08:01 #785922Anonim
@tebliğ 237572 wrote:
ölüm den kaçış yoksa ;düşünmekten neden kaçınır ve korkarız ki
“Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz.”
“Ölüm mâdem ki lezzetleri tahrîp edip acılaştırıyor;
öyleyse ölümü çok zikretmek insana hayâtı zehir eder; çekilmez kılar.”
İlk bakışta mantıklı gibi görünen bu düşüncenin, iyi niyetle bile söylense insanı hem yanlışa, hem de mes’ûliyete sürükleyebileceği âşikârdır.
Bedîüzzamân Hazretleri On Üçüncü Söz’de,
“Âhiretimizi ne sûretle kurtaracağız?”
diye soran gençlere
“Kabir var; hiç kimse inkâr edemez.
Herkes, ister istemez oraya girecek”
“Ve oraya üç tarzda üç yol ile” girileceğini anlatır.
“Üçüncü yol: Âhirete inanmayan ehl-i inkâr ve dalâlet için bir idâm-ı ebedî kapısı, yani hem kendisini, hem bütün sevdiklerini idâm edecek bir darağacıdır. Öyle bildiği için, cezası olarak aynını görecek.”
demekki deve kuşu gibi başımızı kuma gömmek kurtuluş değil
ahirete imanla bu korku yerini ümitle beraber kulluğa bırakacak çare iman etmekte..15 Şubat 2011: 06:33 #785965Anonim
tıklayın üzerini,okuyalım,inşaallah,faydalı olur.
15 Şubat 2011: 13:15 #785971Anonim
ölüm benim için ya ebedi vuslat ya da ebedi firaktır…..başka seçeneğim yok…üçüncü şıkkım yok…ya ebediyete gark edeceğim rabbimle ya da ebediyete gark olacağım bedbahtça…ya ebedi sürur ya ebedi ateş…bahsettiğim ateş cehennem ateşi değil yüreğimdeki ateş olacaktr…firak alırsa beni cehenneme…üzüntüm yalnızca ve yalnızca halıkımdan ayrılışıma olacaktır hem de ebedi ayrılışıma….velakin ebedi firakta yalnızca ve yalnızca duam şu olacaktır HALIKIMDAN ne olur yüreğimdeki aşkı narı sökme kalbimden…bedenim cehennem alevleri içinde olsa dahi bırakta yüreğim cehennemden kat be kat daha şiddetli acıyla kavrulsun…zira o acı cehenneme nispeten daha ziyade deryadır öte yandan bana can veren dayanma veren bir aşkı kübradır…
ey mabudum aşkı ulvim halıkım vatanım cehenemde olsa aşkım sen ol…herşeyimi al ve yak lakin aşkı kübrama dokunma…onu benden ayırma… -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.