• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #669376
    Anonim





      Geçmiş yılları bir bir hüzün ve sürurla araladım
      Bazen içinden çıkamadım, bazen fevkalade hayıflandım, ibretim için sakladım
      Ne kadar ah-u figanım varsa, sinemde ukdeleşen sancılar her an palazlansa andım
      Her karede bir geçmiş umudu aradım, zaman zaman heyecanlandım, nasılsa ağladım

      Duman ismini koyduğumuz bir kedimiz vardı
      Ne kadar vefakârdı, günlerce kısmeti için arandı, hiçbir vakit, bizleri utandırmadı
      Ne verdiysek kanaat etti, sabırla yol almayı marifet addetti, derin sıcaklığı sarardı
      Ne zaman çağırsam, hiç zorlanmadan koşardı, neden karşılığı beklemeden aşinaydı

      En yakınlarımı düşünüyorum gülümseyerek
      Rekabeti iliklerimize kadar terennüm ederek, koşulsuz bir yarış olduğunu bilerek
      Kimi zaman hüzünlenerek, kimi vakit tebessüm ederek, kahkaha aratmayı düşünerek
      Yanan sobada patates közleyerek, muhabbetle çay içmeyi bekleyerek, heves derlerdik

      Pencere kenarından sokağı seyretmeyi isterdik
      Gelen geçenin keyfiyete iştirak ederek, manalar tanzim etmeyi isterdik, gülerdik
      Sanki uzak bir diyardan gelen ezan sesi ruhumuzu ihata ederdi, neleri hissederdik
      O an ve akan zamanda her nedense hüzünlenirdik, çok yakınımızdaydı bilemezdik

      Merak etmeyi ve fakat nizamıyla nefeslenmeyi beceremezdik
      Ne verirlerse ve hatta ne söylerlerse itibar ederdik, neden yalan söylesin ki derdik
      Aldatılmayı ve kandırılmayı hiç içimize sindiremezdik, derin bir düşünceyle seyrederdik
      Ne zaman nedenleri sual etmeyi ve tahkikin vecdiyle nefeslenmeyi akdettim, o an emindim

      Kimseyi suçlamadan, nefsi yelpazeyi tanımadan
      Akıl ve idrak nimetine vakıf olmadan, aşkın, kalbin sahibi için olacağına inanmadan
      Sevmenin bir bedelini beklemeden, ne derlere asla itibar etmeden, vuslatı ruhumda görmeden
      Kalbimi ve tevdi edilen emanet-i ihsanı sahibin rızasını ikmali için telakki ederek göçmeden

      Şerefi ve sıfatı hesabın içinde ki koltuktan bilmeden
      Mazlum ve mağdur nefesleri en yakınımda görmeden, mezarı manzara niyetiyle seyretmeden
      Ölüm için, dilenen ve bekleyen mizan kimin, nefsanî telakkilerle zulmetmek nasıl bir seçim bilmeden
      İnsan olmanın, adamlık konusunda sıkıntı duymadan, kul olabilmek için ihlâsı aşkla tanımadan göçmek

      Mustafa CİLASUN

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.