• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son ABDULLAH tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #669759
    ABDULLAH

      1- Ya dâvâsının prensiplerinde uzlaşmacılığa teşvik veya en azından ruhsat vardır.

      cevap-Bu, müslümanın dâvâsı için kesinlikle geçerli değildir. “ALLAH, kâfirlere mü’minlerin aleyhinde asla bir yol vermez.” (4/Nisâ, 141) “İzzet (şeref, güç ve kuvvet) ALLAH’ındır, Rasülü’nün ve mü’minlerindir.” (63/Münâfikûn, .

      2-Ya tâviz verdiği bazı parçalar, insan için fazla mühim olmayan, uğrunda zahmet çekmeye değmeyen, olmasa da olabilecek cinsten hafif değerlerdir.

      cevapBu da müslümanın dâvâsı için düşünülemez. İslâm parçalanmaz bir bütündür. İslâm’ın bir esasını yok sayan, hafife alan kimse İslâm’ın dışına çıkar.

      3-Ya karşılığında daha kıymetli şeyle alır, böylece dâvâya hizmet etmiş olur.

      cevapBeşerî değer ölçüleriyle, müstekbirlerin verdiği tâvizlerin büyük, istedikleri tâvizin ise küçük görülme-sinden dolayı tâviz verilir. Şeytanın Hz. Âdem’e cennette ebedî kalma vaadi karşılığında yasak ağaçtan yeme tâvizini istemesi gibi (20/Tâhâ, 120-121).

      4-Ya korktuğu için tâviz verir.

      cevap- “Yoksa onlardan mı korkuyorsunuz? Eğer gerçek mü’minlerden iseniz ALLAH kendisinden korkmanıza daha lâyıktır.” (9/Tevbe, 13)

      5-Ya kendisine ve dâvâsına itimadı, güveni tam değildir.

      cevap- Kendi kimliği ve dâvâsının hüviyetini açıklamaktan ürken şahsiyetsiz bir zavallıdır. Şeref ve izzeti, kendi dâvâsının dışında arar. Bukalemun tiplidir. Onun için kolaylıkla tâviz verip rahatına bakar. “O münâfıklar ki, mü’minleri bırakarak kâfirleri dost ediniyorlar. İzzeti (şeref ve zaferi) onların yanında mı arıyorlar? Muhakkak ki bütün izzet kudret ALLAH’ındır.” (4/Nisâ, 139)

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.